Skip to content

Ceza Hukuku

HAKARET SUÇU

Hakaret suçu, Şerefe Karşı Suçlar başlığı altında Türk Ceza Kanunu’nda 125 ve 131. maddeler arasında düzenlenmiştir. Hakaret suçunun tanımı, bir kişiye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmek veya sövmek suretiyle kişinin onur, şeref ve saygınlığına saldırmak olarak yapılabilir.

Hakaret Suçu ve Özellikleri

Söz konusu suç ile korunmak istenen mağdurun şerefidir. Hakaret niteliği taşıyan eylemin yapılması ile birlikte suç gerçeklemiş olur; suç tehlike suçu olarak nitelendirilir. Suçun gerçekleşmesi için mağdurun rencide olması şartı aranmamaktadır bu konuda zaten objektif bir değerlendirme yapılması da mümkün değildir. Hakaret suçunun faili yalnızca gerçek kişiler olabilirken mağduru ise gerçek veya tüzel kişiler olabilir. Suçun mağdurunun ölmüş bir kişi olması halinde Türk Ceza Kanunu’nun 130.maddesinde düzenlenen Kişinin Hatırasına Hakaret suçu oluşur.

Hakaret Suçunda Fiil

Hakaret suçunu meydana getirecek fiillerin kanunda tek tek sayılması mümkün değildir. Suçun tanımından yola çıkarsak, mağdurun şeref ve saygınlığını rencide eden, sövme niteliği taşıyan veya rencide edecek bir somut olgu veya fiil isnat etmek suretiyle gerçekleştirilen her türlü eylem hakaret suçunu oluşturabilir.

Bir kişinin gerçek bir özelliğinden bahsedilerek de hakaret suçu işlenebilir. Örneğin gözleri görmeyen birine “Kör işte ne olacak” gibi rencide edici söylemlerde bulunulması halinde de söz konusu suç oluşur.

Yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde yapılan yazılı veya sözlü başvuru, iddia ve savunmalar kapsamında, kişilerle ilgili olarak somut isnatlarda bulunulması halinde hakaret suçu sebebiyle ceza verilmez. Ancak isnat ve değerlendirmelerin gerçek ve somut vakıalara dayanması ve uyuşmazlıkla bağlantılı olması gerekmektedir.

Toplum nezdinde meşhur kişiler örneğin siyasetçiler, futbolcular, sanatçılar gibi kişilere yöneltilen eleştiriler ve diğer söylemler normal kişilere göre daha ağır olabilir. Ağır eleştiri kapsamında nitelendirilebilecek söylemler hakaret suçunu oluşturmaz. Ayrıca kaba ve nezaketsiz davranışlar ile beddua niteliği taşıyan söylemler de hakaret niteliği taşımamaktadır.

Kişinin siyasi ideolojisine, dini inancına veya felsefi düşüncelerine yönelik rencide edici söylemler de hakaret suçu kapsamındadır.

Hakaret Suçunun Mağdurun Yokluğunda İşlenmesi

Hakaret mağdurun yüzüne karşı işlenebilir yada çeşitli iletişim araçları ile hakaret suçu işlenebilir. İletişim araçları ile işlenen hakaret suçunda mağdurun hakareti öğrenmesi yeterlidir, bu şekilde gerçekleştirilen hakaretler yüze karşı gerçekleştirilmiş hakaret gibidir.

Mağdurun yokluğunda, fail tarafından edilen hakaretin suç oluşturabilmesi için en az 3 kişinin hakareti öğrenmesi gerekmektedir. Burada kast etmiş olduğumuz 3 kişi fail dışındadır ve hepsinin aynı anda öğrenmesine veya aynı yerde bulunmasına hakaret suçunun oluşması açısından gerek yoktur.

Hakaret Suçunun Cezası

Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Hakaretin, mağduru muhatap alacak şekilde sesli, yazılı veya görüntülü bir iletişim aracıyla işlenmesi halinde de aynı ceza ile cezalandırılır.

Hakaret suçunun, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı, dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı, kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlere yönelik işlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamayacak şekilde hüküm verilir. Hakaret suçu ile birlikte tehdit de gerçekleşirse tehdit suçu için de ayrıca ceza verilir.

Hakaret suçunun aleni bir şekilde örneğin cami avlusunda bağırarak işlenmesi halinde verilecek olan ceza altıda bir oranında artırılır.

Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
Bu suçun, kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi halinde, kişiye ceza verilmez.

Hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi halinde, olayın mahiyetine göre, taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.

Ölen kişinin hatırasına en az üç kişinin tanıklık edeceği şekilde hakaret eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Ceza, hakaretin alenen işlenmesi halinde, altıda biri oranında artırılır. Ölen kişinin kısmen veya tamamen ceset veya kemiklerini alan veya ceset veya kemikler hakkında rencide edici fiillerde bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Hakaret suçu sebebiyle yapılacak yargılamalar sonucunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir. Mağdurun uğramış olduğu bir maddi zarar var ise fail tarafından bu zararın karşılanması koşulu ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir. Bu kararın verilebilmesi için mağdurun uğramış olduğu manevi zararın karşılanması şartı bulunmamaktadır.

Hakaret Suçunda Şikayet ve Zamanaşımı Süresi

Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakaret suçu hariç, hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikayetine bağlıdır. Şikayet süresi ise mağdurun hakareti öğrendiği tarihten itibaren 6 aydır. Bu süre içerisinde mağdur tarafından şikayette bulunulmaması halinde bu suç sebebiyle soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Mağdur, şikayet etmeden önce ölürse, veya suç ölmüş olan kişinin hatırasına karşı işlenmiş ise; ölenin ikinci dereceye kadar üstsoy ve altsoyu, eş veya kardeşleri tarafından şikayette bulunulabilir.

Hakaret suçu ile ilgili yapılacak olan yargılamalarda alanında uzman bir avukat tarafından temsil edilmeniz faydanıza olacaktır.

Hakaret Suçu ile İlgili Yargıtay Kararları

“Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.

Olay günü sanığın, müştekiye söylediği kabul edilen “terbiyesizlik yapma, pislik yapma erkeksen gel yüzüme söyle” şeklindeki sözü, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu ve dolayısıyla hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık … müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünde, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, ….oy birliğiyle karar verildi.” Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2017/8129 E., 2018/14490 K.

“TCK’nın 125/1. maddesi uyarınca, gıyapta hakaret suçunun en az üç kişi ile ihtilat edilerek işlenmesi gerekmekte olup, Mahkemece sanık …’ın müştekiler hakkında iddianamede belirtilen hakaret içerikli sözleri, tanık olarak dinlenilen … ve …’ın yanında söylediği kabul edilmiş ise de, katılan …’nın ”sanık iddianamede belirtilen hakaretleri eşimin yanında ve tanıklar … ve …’ın yanında yapmış” şeklinde, tanık …’ın ”iddianamede geçen hakaret sözlerini gerek benim yanımda gerekse diğer çalışanların yanında sürekli kullanıyor” şeklindeki beyanları karşısında, işletmede çalışan görevlilerin beyanlarına başvurularak, eylemde ihtilat unsurunun oluşup oluşmadığı araştırılıp, gerekçede tartışılmaksızın eksik inceleme ve yeterli olmayan gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,….

Kanuna aykırı, sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görülmekle tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, ……oy birliğiyle karar verildi.” Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2016/4005 E., 2018/2719 K.

RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK

Resmi Belgede Sahtecilik Suçu

Resmi belgede sahtecilik suçu, Türk Ceza Kanunu 204. maddede Kamu Güvenine Karşı Suçlar başlığı altında düzenlenmiştir. Bir resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmi belgeyi kullanan kişi resmi belgede sahtecilik suçunu işlemiş olur. Yani söz konusu suç seçimlik hareketli suçtur.

Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Şartları

Söz konusu suç, yazılı olan delil niteliği taşıyan bir resmi belgede sahtecilik yapılması halinde oluşabilir. Resmi belgenin düzenleyeni yani sahte belge üzerinde bu belgenin hangi kişi veya kurum tarafından düzenlendiği belli olmalıdır. Düzenlenen sahte belgenin gerçeği bir kamu görevlisi tarafından düzenleniyor olmalıdır.

Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Nasıl İşlenir, Nitelikli Halleri ve Cezaları

  • Bir resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmi belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi bir belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren, gerçeğe aykırı olarak belge düzenleyen veya sahte resmi belgeyi kullanan kamu görevlisi üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Resmi belgenin, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge niteliğinde olması halinde, verilecek ceza yarısı oranında artırılır.
  • Gerçek bir resmi belgeyi bozan, yok eden veya gizleyen kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun kamu görevlisi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
  • Bir resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan beyanda bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
  • Sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur.
  • Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde, verilecek ceza, yarısı oranında indirilir.

Failin ayrıca başka bir suç işlemesi halinde örneğin rüşvet alması halinde bu suçtan da ayrıca cezalandırılacaktır.

Resmi Belge Hükmünde Olmayan Belgelerde Sahtecilik Suçu

Özel belgede sahtecilik suçunun konusunun, emre veya hamile yazılı kambiyo senedi, emtiayı temsil eden belge, hisse senedi, tahvil veya vasiyetname olması halinde, resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

Sağlık Mensuplarının Gerçeğe Aykırı Belge Düzenlemesi

Gerçeğe aykırı belge düzenleyen tabip, dişçi, eczacı veya diğer sağlık mensubu, üç ila bir yıl arası hapis cezası ile cezalandırılır. Düzenlenen belgenin haksız bir menfaat sağlaması ya da kamunun veya kişilerin zararına bir sonuç doğurması halinde göre cezaya hükmolunur.

Resmi Belgede Sahtecilik Suçunda Mağdur, Şikayet ve Zamanaşımı Süresi

Söz konusu suçun mağduru devlettir. Suç bir başkasının aleyhine işlenmiş ise mağdur sıfatıyla değil ancak suçtan zarar gören sıfatıyla şikayetçi olup yargılamaya katılabilirler. Resmi belgede sahtecilik suçu şikayete tabi bir suç değildir. Suçun basit halinin dava zamanaşımı süresi ise 8 yıldır.

Resmi Belgede Sahtecilik Suçunda Görevli Mahkeme

Bu suç kapsamında yapılacak yargılamalarda görevli mahkeme asliye ceza mahkemesi, failin kamu görevlisi olması durumunda görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir.

Resmi Belgede Sahtecilik Suçu ile İlgili Yargıtay Kararları

“sanıkların, Erzurum 1.Asliye Hukuk Mahkemesindeki davanın davalısı konumunda olmaları nedeniyle duruşmaya katılmasalar dahi, davacı tarafın katılımı ile yargılamanın devam edeceği. Dolayısıyla davalı tarafın duruşmaya katılmamasının kendileri bakımından sonuca etkili olmadığı; diğer yandan yetki belgesinin kullanılmasının icra takip işlemleri yönünden değerlendirildiğinde de, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 26. maddesine göre verilecek muvafakatname ile stajyer avukatların dahi icra takip işlemlerini yapma yetkisinin bulunduğu. Sanık Cengizhan’ın da yetki belgesi verildiği tarih itibariyle bu statüye sahip olduğunun ve dolayısıyla suça konu yetki belgelerinin kullanılması ile elde edilebilecek olan hukuki sonuçların elde edilmesi mümkün olduğunun anlaşılması karşısında;

bu haliyle yapılan sahteciliğin “faydasız sahtecilik” olarak nitelenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, yasaya aykırı, katılan vekili, sanık Y.. Y.. müdafii ve sanık C.. Ö..’in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 04.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.” Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2013/6124 E., 2014/1687 K.

“…maddi gerçeğe ulaşmak amacıyla senet üzerindeki imzaların şirket çalışanları tarafından sanığın talimatı doğrultusunda atılmış olup olmadığı yönünden araştırma yapılarak; suçun sanığı olabilecekleri hususu da hatırlatılarak beyanlarının alınması. İmza ve yazı örnekleri celbedilerek senet üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması. Ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi.
2-Sanık ile katılan arasında ticari ilişki olduğu sabit olduğundan kişinin eyleminin “gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla sahtecilik” suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmemesi.

Yasaya aykırı, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, 05.11.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.” Yargıtay 21. Ceza Dairesi 2015/4058 E., 2015/4759 K.

TEHDİT NEDİR?

Tehdit suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 106.maddesinde Hürriyet Karşı Suçlar başlığı altında düzenlenmiştir. Tehdit suçu, bir kişiye, o kişinin yakınlarına yahut malvarlığına büyük bir zarar verileceğine ilişkin bildirimde bulunulmasıdır. Bildirimin yapılış şeklinin herhangi bir önemi bulunmamaktadır. Bu bildirim yazıyla, sözle veya davranışla gerçekleştirilebilir.

Tehdit Suçu Unsurları ve Hukuki Niteliği

Fail tarafından mağdura haksız ve hukuka aykırı bir zarar verileceğine ilişkin bildirim yapılmalıdır. Bu bildirim geleceğe yönelik olmalıdır. Tehdit ancak kast ile işlenebilen bir suçtur ancak olası kast ile de işlenmesi mümkündür. Gelecekte uğratılacağı iddia edilen zarar gerçekleştirilebilir olmalıdır aksi halde tehdit edilen kişi üzerinde herhangi bir etkisi olmayacağından suç oluşmamaktadır. Verilecek olan zararın, fail tarafından gerçekleştirilebileceği bildirilebileceği gibi üçüncü kişi tarafından gerçekleştirileceği bildirilmesi halinde de tehdit suçu oluşmaktadır. Her bir olayda tehdit suçunun oluşup oluşmadığı olayın kendi içerisindeki dinamiklere göre değerlendirilmelidir.

Tehdit suçu tehlike suçu niteliğindedir. Tehdidin içeriğinin gerçekleşip gerçekleşmemesinin herhangi bir önemi bulunmamaktadır. Suçun mağduru ancak gerçek kişi olabilmektedir.

Tehdit Suçu Cezası

Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası verilir.

Tehdidin; silahla, kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle, birden fazla kişi tarafından birlikte, var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak, işlenmesi halinde, faile iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.

Tehditle birlikte kasten öldürme, kasten yaralama, hakaret suçu veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ceza verilir.

Tehdit Suçunda Şikayet ve Zamanaşımı Süresi

Tehdit suçunun basit şekli olan malvarlığına yönelik olan hali şikayete tabidir ancak tehdit suçunun diğer halleri şikayete tabi değildir. Şikayet süresi ise 6 aydır. Dava zamanaşımı süresi ise 8 yıldır.

Tehdit Suçunda Uzlaşma, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması, Cezanın Ertelenmesi ve Adli Para Cezası

Tehdit suçunun basit şekli uzlaştırma prosedürüne tabidir. Yargılama sonucunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir. Ayrıca şartların sağlanması halinde cezanın ertelenmesine veya adli para cezasına çevrilmesine de karar verilebilir.

Mağdur veya fail yani her iki taraf bakımından da yapılan yargılamalar sonucunda önemli sonuçlar doğmaktadır. Bu bakımdan alanında uzman bir avukat tarafında her iki tarafın da temsil edilmesi gerekmektedir.

Tehdit Suçu ile İlgili Yargıtay Kararları

“Dosya kapsamı, kanun yararına bozma istemi ve tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar facebook, twitter, ınstagram isimli sosyal paylaşım siteleri ile ilgili olarak yapılan istinabe taleplerini ABD adIî makamlarının cevaplamadığı, bu nedenle şüphelinin fiziki kimliğine ulaşılamadığı, ilgili sitenin bağlı olduğu internet servis sağlayıcılarının ve yer sağlayıcılarının yurtdışı kaynaklı olduğu ve yabancı ülke şirket ve sunucularının kullanılması nedeniyle elektronik delil elde etme imkânının da mevcut olmadığı, bilişim suçlarının yapısı gereği İnternet ortamında elde edilebilecek delillerin yokluğu ve şüpheli ya da şüphelilerin teşhis edilememesi halinde başka türlü delil elde etme olanağının bulunmadığı, bu aşamada soruşturmanın devamı halinde yeni delillere ulaşmanın teknik ve hukukî açıdan mümkün olmadığı, müştekinin şikâyetine konu edindiği

olay ile ilgili olarak şüpheli ya da şüphelilere ulaşılmasına imkân veren hiçbir delil de sunmadığı gerekçeleriyle şikayetçinin iddiaların soyut nitelikte kaldığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar karar verilmiş ise de, şüphelinin facebook adlı sosyal paylaşım sitesindeki profil bilgilerinin ve diğer hususların araştırılarak şüphelinin kimlik bilgilerinin tespit edilmeye çalışılması, ABD adlî makamlarıyla istinabe yapılması ve sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken, eksik soruşturma neticesinde kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ve bu nedenle itirazın reddine dair mercii Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 09/09/2017 tarihli ve 2017/3424 Değişik İş sayılı kararında isabet bulunmadığı anlaşılmıştır.” Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2018/819 E., 2018/4172 K.

CUMHURBAŞKANINA HAKARET SUÇU

Cumhurbaşkanına hakaret suçu, Türk Ceza Kanunu madde 125’te tanımlanan hakaret suçunda ayrı olarak düzenlenmiştir. Kanunun devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar başlığı altında 299. maddede cumhurbaşkanına hakaret suçu düzenlenmiştir.

Kanun gerekçesinde, cumhurbaşkanının devleti temsil etmesi ve anayasada kendisine verilen görev ve yetkileri sebebiyle hakaret suçundan ayrı bir suç olması gerektiği belirtilmiştir. Ancak hakaret suçu kanunumuzda zaten düzenlenmiş olmasına rağmen kanunumuzda maalesef cumhurbaşkanına hakaret suçu ayrıca düzenlenmiştir. Mevcut düzenleme, özellikle ülkemizin yeni geçmiş olduğu partili cumhurbaşkanlığı sisteminde cumhurbaşkanın devleti temsil etmesinin yanında siyasi aktörlüğünün ağır bastığı düşünüldüğünde insanların siyasal eleştiri haklarını kısıtlayıcı niteliktedir. Hakaret suçu ile ilgili detaylı bilgiye bu konudaki makalemizden ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu Unsurları

Suç, doğrudan mevcut cumhurbaşkanına karşı işlenmektedir. Herhangi bir eski cumhurbaşkanına veya cumhurbaşkanı adayına hakaret edilmesi halinde söz konusu madde kapsamında değerlendirme yapılamaz. Cumhurbaşkanlığı görevi, ant içme ile başlamaktadır.

Cumhurbaşkanına hakaret suçunun faili herkes olabilmektedir.

Suçun manevi unsuru kasttır. Suçun oluşması için failin kastı şarttır. Suç, serbest hareketlidir. Herhangi bir yazılı veya sözlü ifade ile herhangi bir araç (sosyal medya, televizyon, gazete vs.) aracılığıyla söz konusu suç işlenebilmektedir. Fiilin suç teşkil etmesi  için siyasi bir saik ile hareket edilmesine gerek yoktur ancak kişinin sıfatı fail tarafından bilinmelidir. Fiilin, yüzüne karşı veya cumhurbaşkanının yokluğunda gerçekleştirilmesi arasında hiçbir fark bulunmamaktadır.

Cumhurbaşkanına Hakaret Suçunun Cezası ve Görevli Mahkeme

Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Hakaret teşkil eden fiilin alenen gerçekleştirmesi halinde verilecek olan ceza altıda bir oranında artılır. Burada bahsedilen aleniyete örnek olarak tv programında, internet sitelerinde veya toplum içerisinde bağırarak hakaret etmek örnek gösterilebilir. Bu suç sebebiyle kovuşturma yapılması adalet bakanının iznine bağlıdır. Bu suç sebebiyle yapılacak olan yargılamalarda görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir.

Cumhurbaşkanına Hakaret Suçunda Uzlaşma, Şikayet ve Zamanaşımı

Söz konusu suç uzlaşma prosedürüne tabi değildir. Suç hakkında soruşturma yapılabilmesi için şikayet şartı bulunmamaktadır. Savcılık tarafından resen veya şikayet üzerine soruşturma başlatılabilir. Suç nedeniyle açılacak dava ile ilgili zamanaşımı süresi sekiz yıldır.

Cumhurbaşkanına Hakaret Suçunda Cezanın Ertelenmesi, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ve Adli Para Cezası

Bu suç sebebiyle yapılacak olan yargılamalarda şartların sağlanması halinde hapis cezasının ertelenmesine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına veya adli para cezasına karar verilebilir.

Ülkemizde yapılan bazı yargılamalarda maalesef ifade hürriyeti kapsamında değerlendirilmesi gereken fiiller cumhurbaşkanına hakaret suçu olarak değerlendirilmektedir. Söz konusu suç sebebiyle yapılacak yargılamalarda alanında uzman bir avukat tarafından temsil edilmeniz faydanıza olacaktır.

Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu ile İlgili Yargıtay Kararları

“5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 299. maddesinin 3. fıkrasındaki, “bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır” hükmüne göre sanık hakkında kovuşturma yapılması Adalet Bakanının iznine tabi olduğu hususu dikkate alınmaksızın yargılamaya devamla sanığın mahkumiyetine karar verilmesi, kanuna aykırı, sanığın temyizi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 20.12.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.” Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2018/1216 E., 2018/5297 K.

“TCK’nın 299. maddesinde düzenlenen suç, Cumhurbaşkanına karşı hakaret eyleminde bulunulmasıyla oluşacağından, eylemin Cumhurbaşkanlığı görevinde bulunan kişiye karşı işlenmiş olması gerekir. Bu nedenle Cumhurbaşkanlığı görevi sona erdikten sonra bu görevle ilgili olarak hakaret edilse dahi, TCK’nın 299. maddesi uygulanamayıp, TCK’nın 125, 130. maddelerindeki hakaret suçlarını oluşturacaktır.” Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2016/16471 E., 2017/987 K.

Oluş ve dosya kapsamına göre, kendisine ait facebook hesabı üzerinden “tutuklu polislerin tamamı tahliye olduğuna göre demek ki neymiş bu devleti sülük misali emenler paralelciler dediğiniz insanlar değil paralı ellermiş ALLAH’IN İZNİYLE GELİYORLAR KORKMA TİTRE…” şeklinde yazılar paylaşan sanığın eyleminin Cumhurbaşkanına yönelik olmaması karşısında hakaret suçunu oluşturmamakla birlikte FETÖ/PDY terör örgütünün propagandası suçunu oluşturup oluşturmayacağının tespiti bakımından, sanık hakkında anılan örgüt nedeniyle açılmış bir dava olup olmadığının araştırılması, halen derdest bir dosya bulunması halinde dosyaların birleştirilmesi, açılmış bir dava bulunmaması halinde dava açılmasına tevessül edilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,

2-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ”26.04.2015 ve 03.05.2015” yerine ”26.04.2015″, katılanın ise ” Recep Tayyip Erdoğan” yerine ”TC …” olarak gösterilmesi, bozmayı gerektirmiş olup, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 26.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.” Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2016/3871 E., 2017/4964 K.

KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN KILMA

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu diğer adıyla hürriyeti tahdit suçu, kişilerin özgürlüklerini kısıtlayanları cezalandırır. Söz konusu suç, Türk Ceza Kanunu’nun Hürriyete Karşı İşlenen Suçlar başlığı altında 109.madde kapsamında düzenlenmiştir.

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunun Unsurları

Kişilerin özgürlüğüne müdahale etmek bu düzenleme ile suç olarak kabul edilmiştir.

  • Söz konusu suç seçimlik hareketlidir. Kişinin bir yere gitmesine engel olmak veya bir yerde kalmasına engel olmak üzere iki şekilde bu suç işlenebilmektedir.
  • Faili suçu işleyen herkes olabilir.
  • Mağdur, hareket yeteneğine sahip herkes olabilmektedir.
  • Suç, kasten işlenebilmektedir.
  • Suçun meydana gelebilmesi için hareketin engellenmesi belirli bir süreye tabi tutulmamakla birlikte engelleme bir süre devam etmelidir.

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Cezası

  • Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya  kalmaya zorlayan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Fail, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Bu suçun silahla,  birden fazla kişi tarafından birlikte,  kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,  kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,  üstsoy, altsoy veya eşe karşı,  çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenmesi halinde yukarıda belirttiğimiz olan cezalar bir kat artırılır.
  • Mağdurun ekonomik olarak önemli bir kayba uğraması halinde verilecek olan hapis cezasından ayrı olarak bin güne kadar adlî para cezası verilir.
  • Söz konusu suç, cinsel amaçla işlenmesi halinde verilecek cezalar yarı oranında artırılır.
  • Bu suçu işlemek amacıyla veya suçun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi halinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen cezalar haricinde kasten yaralama suçundan da ceza verilir.

Ayrıca tehdit suçunun işlenmesi halinde, fail bu suçtan dolayı da ayrıca cezalandırılır.

Hürriyeti Tahdit Suçunda Şikayet, Zamanaşımı, Uzlaşma ve Görevli Mahkeme

Söz konusu suç, soruşturulması şikayete tabi suçlardan değildir. Dolayısıyla savcılık tarafından resen veya şikayet üzerine soruşturma başlatılabilir. Suçun temel şekli için dava zamanaşımı süresi 8 yıl, nitelikli halleri için dava zamanaşımı süresi ise 15 yıldır. Bu süreler içerisinde mağdur tarafından şikayette bulunulabilir.

Hürriyeti tahdit suçu uzlaşma prosedürüne tabi değildir. Bu suçla ilgili görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir.

Hürriyeti Tahdit Suçunda Etkin Pişmanlık, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ve Adli Para Cezasına Çevirme

Failin söz konusu suç sonucunda alacağı cezada etkin pişmanlık kapsamında indirim yapılabilmesi için hürriyetini kısıtladığı kişiye herhangi bir zararı dokunmaksızın güvenli bir yere bırakması gerekmektedir. Faile verilecek olan ceza etkin pişmanlık kapsamında 2/3 oranında indirilir.

Faile verilecek olan ceza 2 yıl ve altında olması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmektedir. Suçun basit halinde cezanın alt sınırdan verilmesi halinde, cezanın adli para cezasına çevrilmesi mümkündür. Bu suç ile ilgili yapılacak yargılamalarda alanında uzman bir avukat tarafından temsil edilmesi faydanıza olacaktır.

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu ile İlgili Yargıtay Kararları

“Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Oluş ve kabule göre; mağdur …’ın yanında mağdur olarak geçen … bulunduğu halde kullandığı araç ile olay günü gece saat 23: 00 sıralarında … Köyünden … Köyüne doğru gitmekte iken yol kenarında ateş yakıp içki içmekte olan sanıklardan … tarafından durdurulduğu, sanık … ile mağdur … arasında birkaç ay önceye dayanan husumet bulunduğu, bu sebeple …’in araç sürücüsü …’ın yanına gelerek “benim mahallemde gezemezsiniz, buradan gidin” dedikten sonra …’ı araçtan indirip tekme ve tokat vurmaya başladığı, bu sırada …’ın araçtan inip sanıkları ikna etmeye çalıştığı, bir ara …’ın …’den kurtularak aracına bindiği olayda kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık … ile müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.” Yargıtay 14. Ceza Dairesi 2014/3407 E., 2016/3067 K.

YASA DIŞI BAHİS CEZASI

Günümüzde teknolojinin ilerlemeye başlamasıyla birlikte artan suçlardan biri de yasadışı bahis oynama suçudur. Resmi kuruluş olan Spor Toto Teşkilat Başkanlığı’nın lisans verdiği internet sitelerinde, sokak bayilerinde yasal olarak bahis oynanabilmektedir. Bunlar dışında kalan türlü yollardan bahis oynamak, yasa dışı bahis oynama olarak değerlendirilir.

Yasadışı Bahis Cezası Ne Kadardır?

  • Yasadışı yollarla bahis oynatma veya bahis oynatılmasına yer veya imkan sağlama halinde 3 ile 5 yıl arasında hapis cezası ve ayrıca on bin güne kadar adli para cezası verilir. Suçun işlendiği yer bir iş yeri ise 3 ay süre ile mühürlenecektir. Eğer bu işyeri ruhsatlı ise 5 gün içerisinde ruhsatı iptal edilecektir.
  • Günümüzde farklı yollarla yurtdışındaki internet siteleri üzerinden bahis oynatılmaktadır. Bu durumda kişi 4 ile 6 yıl arasında hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Yasadışı bahis ile alakalı suçlardan biri de bahis parasına aracılık etmektir. Bu aracılık bahis parasının bahis oynatan kişiye ulaştırılması veya bahisten kazanılan paranın bahis oynayan kişiye ulaştırılması şeklinde olabilir. Yasadışı bahis parasına aracılık eden kişiler 3 yıldan 5 yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
  • Yasadışı bahise kişileri teşvik etmek amacıyla özellikle internet sitelerinde reklam yapılmaktadır. Bu şekilde veya benzer şekillerde yasadışı bahis reklamı yapılarak yasa dışı bahise teşvik edilmesi halinde kişi 1 ile 3 yıl arasında hapis cezası ve üç bin güne kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Yasadışı Bahis Oynama Suçu ve Cezası

Söz konusu suç, özellikle yasa dışı bahis sitelerinde bahis oynanarak işlenir. Bu şekilde yasa dışı bahis oynama suçunu işleyen kişiler için adli olarak herhangi bir ceza öngörülmemiştir. Yani yasadışı bahis oynayan kişi herhangi bir hapis cezası veya adli para cezası almamaktadır. Bu da yasadışı bahis oynatma, aracılık etmek gibi suçlara nazaran daha hafif bir ceza öngörülmüştür. Yasadışı bahis oynayan kişiye 5.000 ile 20.000 TL arasında idari para cezası verilmektedir.  Ceza idari nitelikte olduğu için illerde vali ilçelerde kaymakam tarafından verilmektedir. İdari para cezasının miktarı konusundaki takdir yetkisi mülki amirlere aittir. Bu suçla beraber farklı suçların örneğin bilişim suçunun işlenmesi halinde bu suçtan da ayrıca ceza verilir.

Yasadışı Bahis Oynama Cezasına İtiraz

Yasadışı bahis oynandığının tespit edilmesi halinde verilecek olan idari para cezasına itirazlar sulh ceza hakimliğine yapılacaktır.

Yasadışı Bahis Soruşturması Sebebiyle Uygulanan Ekonomik Yaptırımlar

Yasadışı bahis oynatmak, aracılık etmek ve reklamını yapmak suçları sebebiyle adli yaptırımlar olması sebebiyle savcılık tarafından ceza soruşturması yürütülmektedir. Savcılık tarafından ceza soruşturması yürütülürken ve devamında banka hesaplarına, kredi kartlarına bloke koyulabilmektedir. Ayrıca gerekli görülmesi halinde yurtdışına çıkış yasağı da koyulabilmektedir.

Yasadışı Bahis Oynama Suçunun Memuriyete Etkisi

7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun’un ilgili hükümleri gereğince kanunun verdiği yetkiye dayalı olmaksızın spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis veya şans oyunlarını oynamak disiplinsizliğini işleyen Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü personelleri 20 ay uzun süreli kıdem durdurma cezası ile cezalandırılırlar. Ancak yasadışı bahis oynatmaktan ceza alınması durumunda ise meslekten ihraç cezası ile cezalandırılır.

Yasadışı bahis ile ilgili suçlardan birinin mağduru veya zanlısı olmanız halinde alanında uzman bir avukat tarafından temsil edilmeniz faydanıza olacaktır.

Yasadışı Bahis Suçları ile İlgili Yargıtay Kararları

“Yapılan aramada bilgisayar, kupon yazıcısı, oynanmış kuponlar, not kağıtları ve bültenler ele geçtiği, bilgisayarda yapılan incelemede www.sanslibet.net ve www.superbwin.net isimli sitelere binlerce defa bağlantı yapıldığı ve kupon yatırma ve yazdırma işlemlerinin yapıldığının tespit edildiği, suça sürüklenen çocuğun aşamalarda alınan savunmalarında arkadaşlarına bahis oynattığını kabul ettiği, gerek suç tarihindeki düzenlemede gerekse 6495 sayılı Kanunun 3. maddesi ile yapılan değişiklikten sonraki hali ile 7258 sayılı Kanunun 5. maddesinde tanımlanan suçun unsurları arasında menfaat temin edilmesinin bulunmadığı anlaşılmakla, yasadışı bahis oynattığı sübut bulan suça sürüklenen çocuğun müsnet suçtan cezalandırılması yerine yerinde görülmeyen gerekçe ile beraatine karar verilmesi, kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 27/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.” Yargıtay 19. Ceza Dairesi 2015/34596 E., 2017/10121 K.

ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİ İHLAL

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçunda korunmak istenen kişinin özel hayatıdır. Özel hayatının gizliliğinin korunması anayasamızın 20. maddesinde teminat altına alınmıştır. Bu maddeye göre herkes özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir, özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. Anayasamızın koruma altına aldığı özel hayatın gizliliğini ihlal eden kişiler ise Türk Ceza Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca cezalandırılır.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunun Özellikleri

Bu suçta korunan hukuki değer kişinin mahrem olmasını istediği yaşam alanıdır. Suçun faili herkes olabilmektedir. Fail herkes olabileceği gibi mağdur da herhangi bir kişi olabilmektedir. Özel hayatın gizliliği suçu serbest hareketli bir suçtur. Yani kanunda suçun işleniş şekline ilişkin bir sınırlama getirilmemiştir. Bu sebeple suç herhangi bir hareketle işlenebilmektedir. Özel hayatın gizliliği suçu, kişinin başkalarının duymasını, görmesini veya bilmesini istemediği şeylerin saptanmasını veya kaydedilmesini cezalandırır.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunun Cezası

  • Türk Ceza Kanunu madde 134/1’e göre kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
  • Türk Ceza Kanunu madde 134/2’ye göre kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden, dağıtan kimse 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de yine 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Görüntü ve seslerin kasıt sonucunda ifşa edilmelidir, kanun koyucu suçun taksirli halini düzenlememiştir.
  • Failin hem kişiye ait özel ses ve görüntüleri kayıt altına alması hem de bu kayıtları ifşa etmesi durumunda fail her iki maddeden de cezalandırılması gerekmektedir.

Fail aynı zamanda bilişim suçu da işlediyse, bu suçtan da ayrıca cezalandırılır.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunun Nitelikli Halleri

  • Söz konusu suçun kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle.;
  • Belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Kişiyi bir soruşturma sebebiyle takip eden polisin, kişinin özel hayatına ilişkin bilgileri sosyal medya aracılığıyla paylaşması.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunda Şikayet, Uzlaşma ve Zamanaşımı Süresi

Suçun cezalandırılması mağdurun şikayetine bağlıdır. Şikayet süresi, fiilin işlendiğinin ve failin mağdur tarafından öğrenilmesinden itibaren 6 aydır. Ayrıca uzlaştırma prosedürüne tabi bir suç olması sebebiyle öncelikli olarak uygulanmalıdır.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması, Adli Para Cezası veya Cezanın Ertelenmesi

Yargılamanın sonucunda faile hapis cezası verilmemesini olanak sağlayan bu üç seçeneğe de şartlarının sağlanması halinde hakim tarafından karar verilebilmektedir.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu ile İlgili Yargıtay Kararları

“Sanığın mağdureyle sevişirken onun rızasıyla çektiği görüntüleri, sonradan rızası dışında alıkoymaya devam etmesi ve yine yağma suçunu işlerken.: “Ben geçimimi senin gibi orospulardan sağlıyorum” demek suretiyle, özel hayatın gizliliğini ihlal ve hakaret suçlarını işlediği. Ele geçen telefon görüntüleri, mağdurenin aşamalardaki anlatımı ve sanığın yakalanma biçimiyle sübuta erdiği gözetilmeden, dosya içeriğiyle uyumlu olmayan gerekçeyle yazılı biçimde beraat kararı verilmesi. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçunda kullanılan ve içinde görüntüler bulunan telefonun zor alımı yerine sanığa iadesine karar verilmesi, bozmayı gerektirmiş, … ” Yargıtay 6. Ceza Dairesi Esas No: 2013/30189 Karar No: 2016/2019

“… isimli derginin Temmuz 2005 sayısının ön kapağında, bilgisi ve izni olmadan yayınlandığı olayda, özel hayat kavramının; kişinin sadece gözlerden uzakta, başkalarıyla paylaşmadığı, kapalı kapılar ardında. dört duvar arasındaki yaşantısı ve mahremiyetinden ibaret değil, herkesin bilmediği veya bilmemesi gereken, istenildiğinde başka kişilere açıklanabilen. tamamen kişiye özel hayat olayları ve bilgilerin tamamını içermesi karşısında, kamuya açık alanda bulunulduğunda dahi, “kalabalığın içinde dikkat çekmezlik, tanınmazlık, bilinmezlik”. prensibinin geçerli olduğu ve kamuya açık alana çıkan her kişinin, bu alandaki her görüntü veya sesinin kaydedilip, sürekli ve izinsiz olarak elde bulundurulmasına rıza gösterdiğinin kabulünün

mümkün bulunmadığı nazara alınmadan; plajda mayolu olmakla, bir dergi kapağında mayolu fotoğrafın yayınlanmasının aynı kapsamda değerlendirilemeyeceği ve olayda kamu yararı da bulunmadığı gözetilmeden. “plajın kamuya açık alan olup, gizli alan olmadığı” şeklindeki, özel hayatı salt mekana indirgeyen ve yasal olmayan gerekçe ile sanıkların beraatlerine karar verilmesi kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup… isteme uygun olarak (BOZULMASINA)… karar verildi.” Yargıtay 12. Ceza Dairesi Esas No: 2011/7345 Karar No: 2012/8936

ŞANTAJ CEZASI

Şantaj cezası ağır olan bir suçtur. Tehdit suçunun özel bir şeklidir ve Türk Ceza Kanunu’nda ayrı bir suç tipi olarak tanımlanmıştır. Şantaj suçu kanunumuzda iki ayrı işleniş biçimi ile ele alınmıştır:

  • Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlamak
  • Kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunmaktır.

Şantaj Cezası ve Görevli Mahkeme

Şantaj suçunun her iki halinde de faile verilecek olan ceza aynıdır. Şantaj cezası bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Bu suç nedeniyle yapılacak olan yargılamalar da asliye ceza mahkemeleri görevlidir.

Şantaj Suçunda Şikayet ve Zamanaşımı Süresi

Bu suç hakkında soruşturma açılması  şikayet şartına bağlı değildir. Dolayısıyla suçun işlendiğine ilişkin bilgi adli makamlara ulaştığı anda soruşturma resen başlatılır. Dava zaman aşımı süresi ise 8 yıldır. Bu süre içerisinde dava açılmalıdır.

Şantaj Suçunda Uzlaşma, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması, Erteleme ve Adli Para Cezasına Çevirme

Şantaj suçu nedeniyle verilecek olan ceza hakim tarafından adli para cezasına çevrilebilir veya ertelenebilmektedir. Bu suç tipi uzlaşma prosedürüne tabidir. Mahkeme tarafından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı da verilebilir.

Tehdit ve Şantaj Suçu Arasındaki Farklar

Şantaj suçunda failin amacı haksız çıkar sağlamaktır, tehdit suçunda ise böyle bir amaç yoktur. Şantaj suçunda mağdur üzerinden haksız çıkar sağlamak amacıyla bir şeyi yapmaya veya yapmamaya yönelik tehditte bulunulur. Tehdit suçunda ise mağdurun mal varlığına, bedenine, cinsel dokunulmazlığına yönelik tehditte bulunulmaktadır.

Şantaj suçu, ağır sonuçları olan ve mağdur bakımından da büyük maddi ve manevi zararlara yol açan bir suçtur. Bu sebeple her iki tarafın da uzman bir avukat tarafından temsil edilmesi gerekmektedir. Tehdit suçu hakkında detaylı bilgiye tehdit nedir konulu makalemizden ulaşabilirsiniz.

Şantaj Suçu ile İlgili Yargıtay Kararları

“Sanığın, kendini “Murat” olarak tanıtıp yakınanlardan 50.000 dolar para almak amacıyla değişik zamanlarda mağdurların ev, iş ve cep telefonlarını arayarak “parayı vermedikleri takdirde çocuklarına zarar vereceğini, elinde bulunan uygunsuz fotoğrafları yakınlarına göndereceğini ve ayaklarına sıkacağı” biçiminde tehditlerde bulunduğunun ve yakınan Kemal’in cep telefonuna kayıtlı “bugün ölmek için güzel bir gün”, “ben ölmeden önce güldürürüm”, “senin için vur emri verildi”, “50 bin dolar” biçimindeki sanığın kabullendiği ses kayıtlarından anlaşılması karşısında; eyleminin bir bütün halinde yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden kanıtların takdir ve değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde uygulama yapılması, bozmayı gerektirmiş..” (Yargıtay 6. Ceza Dairesi Esas No: 2009/11754 Karar No: 2010/7967)

“Dosya kapsamına göre, mağdure, eşi ve sanığın aynı kurumda ça­lıştıkları, mağdureyle eşi arasında boşanma davası açıldığı dönemde, sanık ile mağdurenin arkadaşlık yaptıkları bu süreçte mağdurenin çıplak vaziyetteki görüntü ve fotoğraflarını elde eden sanığın, boşanmaktan vazgeçip, resmi nikahlı eşiyle beraber yaşamaya devam eden mağdureye, işyerinden ayrılmaz ve A… ilini terk etmezse, görüntü ve fotoğraflarını içerir kayıtlardan oluş­turduğu CD’yi çalıştıkları kurumun genel müdürlüğüne göndereceğini belirtip, “A…’yı terk edin gidin, sizi burada yaşatmam” şeklinde sözler söylemesi şeklinde gelişen olayda, sanığın kendisine veya başkasına yarar sağlamaya yönelik hareket ettiğine dair delil bulunmaması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 107/2. maddesinde tanımlanan şantaj suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, eylemin bu haliyle genel kast ile işlenebilen ve 5237 sayılı TCK’nın 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek, yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle, sanık hakkında yazılı şekilde şantaj suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,….bozmayı gerektirmiş.” (Yargıtay 12. Ceza Dairesi Esas No: 2012/17703 Karar No: 2012/18222)

HABERLEŞMENİN GİZLİLİĞİNİ İHLAL

Haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu, iki veya daha fazla kişinin, başkalarının bilmeyeceği inancıyla belli iletişim kanallarıyla (internet, telefon, mektup vb.) gerçekleştirdiği haberleşmenin dinlenmesi, okunması, kaydedilmesi ve ifşa edilmesiyle şeklinde oluşur. Bu suç tipi, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı işlenen suçlardandır.

Haberleşmenin Gizliliğini İhlal Suçunun Şartları

Her suç gibi haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunun oluşması için de bazı şartlar gereklidir.

  • İki ya da daha fazla kişinin belli iletişim kanallarıyla gerçekleştirilen bir haberleşme olmalıdır. Örneğin telefon ile konuşulması da elektronik posta ile haberleşme bu iletişim kanallarına örnektir. Yüz yüze konuşmanın kayda alınması, ifşa edilmesi bu suça değil kişiler arasındaki konuşmanın dinlenmesi ve kayda alınması suçunu oluşturur.
  • Haberleşme kamuya açık olmamalıdır. Örneğin herkese açık sosyal medya hesabı üzerinden yayınlanan mesajın paylaşılması bu suçu oluşturmaz.
  • Bu suçun oluşması için haberleşme içerisinde illa sır niteliği taşıyan bir unsur olmasına gerek yoktur. Her türlü haberleşme, haberleşmenin gizliliğini ihlal suçuna konu olabilir.

Haberleşmenin Gizliliğini İhlal Suçunun Nitelikleri

Bu suçun faili haberleşmenin tarafı olmayan diğer kişi veya kişiler olabilirler. Suçun mağduru ise haberleşmeyi gerçekleştiren kişi kişi veya kişilerdir.

Haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu seçimli hareketli bir suçtur yani farklı fiiller sonucunda işlenebilir.

  • Gizlilik okunarak, dinlenerek gibi şekillerde
  • Haberleşmenin kayda alınmasıyla
  • Haberleşmede paylaşılan resim, bilgi, video gibi içeriklerin ifşa edilmesiyle
  • Haberleşmenin taraflarından birinin diğerinin rızası olmadan haberleşmeyi paylaşması, ifşa etmesiyle de haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu oluşur.

Haberleşmenin Gizliliğini İhlal Suçunun Cezası

  • Suçun temel şeklini iki veya daha fazla kişi arasındaki gizli haberleşmenin üçüncü kişi tarafından okunması veya dinlenmesi şeklinde oluşturur. Fail, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Örnek olarak telefonda yapılan bir konuşmanın herhangi bir uygulama veya araç marifetiyle dinlenmesi verilebilir.
  • İki veya daha fazla kişi arasındaki kamuya açık olmayan haberleşmenin üçüncü bir kişi tarafından herhangi bir şekilde kayıt altına alınması halinde haberleşmenin kayıda alınmak suretiyle gizliliğin ihlal edilmesi suçu oluşur. Bu sebeple faile 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası verilir. Kayıdın hangi yolla alındığı, kullanılıp kullanılmaması veya kullanmaya elverişsiz olup olmaması bu suçun oluşması açısından bir önem arz etmemektedir.
  • İki veya daha fazla kişi arasındaki haberleşmenin bu kişilerden biri tarafından diğerlerinin rızası olmadan ifşa edilmesi, içeriklerin paylaşılması halinde bir yıl  ile üç yıl arasında cezaya hükmolunur. İçeriklerin basın yoluyla ifşa edilmesi halinde de aynı cezaya hükmolunur.

Bilişim suçunun da bu suçlar birlikte işlenmesi halinde ayrıca ceza verilecektir.

Haberleşmenin Gizliliğini İhlal Suçunun Cezasını Ağırlaştırıcı Nedenler

Haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu, kamu görevlisi tarafından, kendisine verilen yetkiyi kötüye kullanarak veya bir meslek veya sanatın sağlamış olduğu kolaylıklardan faydalanmak suretiyle işlenirse verilecek olan ceza yarı oranında artırılır.

Şikayet, Zamanaşımı, Uzlaştırma, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ve Adli Para Cezası

Bu suç şikayete tabi bir suçtur yani failin ceza alması için şikayet şartı aranmaktadır. Şikayet, fail ve fiil öğrenildikten itibaren 6 aylık süre içerisinde edilmelidir. Dava zaman aşımı süresi suçun işlendiği tarihten itibaren 8 yıldır. Suç uzlaştırma prosedürüne tabidir. Yargılamanın her aşamasında öncelikli olarak uzlaştırma prosedürü uygulanıp uygulanmadığı gözetilmelidir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması genel şartları sağlanmakta ise bu suç bakımından da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmektedir. Söz konusu suçun yaptırımları arasında adli para cezası sayılmamıştır. Dolayısıyla bu suç sebebiyle fail hakkında adli para cezasına hükmedilemez.

Sonuç olarak haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu kişinin mahrem hayatına karşı işlenen, çok ciddi sonuçlar doğurabilecek bir suçtur. Fiil sebebiyle mağdur büyük zararlara uğrayabilir, fail ise ağır bir hapis cezası ile karşı karşıya kalabilir. Her iki tarafın da uzman bir avukat tarafından temsil edilmesi çok önemlidir.

Haberleşmenin Gizliliğini İhlal Suçu ile İlgili Yargıtay Kararları

“Dosya kapsamına göre, sanığın, emri altında çalışan kardeşine disiplin cezası vermesi nedeniyle kendisini telefonla arayarak hakaret ve tehdit eden katılanla olan konuşmasını kayda aldığı ve telefonun hoparlörünü açarak odasında bulunanlara dinlettiği, sonrasında konuşmaya ilişkin seslerin bulunduğu CD’yi Cumhuriyet Başsavcılığına vererek şikayetçi olduğu olayda; sanığın başka şekilde ispatlanması mümkün olmayan bir hal içerisinde iken kendisine yönelik hakaret ve tehdit içeren görüşmeyi kayda aldığı, sanığın eyleminin hukuka aykırı olduğunu kabul etmek mümkün olmadığı gibi, esasen bu halde, hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle hareket ettiğinden de söz edilemeyeceği, sanığın, katılanı tehdit ettiği iddiasının başkaca bir delille desteklenmediği anlaşılmakla,  yapılan yargılama sonunda, sanığa yüklenen kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçu ile haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunun kanuni unsurlarının gerçekleşmediği, sanığa yüklenen tehdit suçunun ise, sanık tarafından

işlendiğinin sabit olmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle beraata ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 09.06.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.”     (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/30383 E., 2014/14161 K.)

“Oluşa ve dosya kapsamına göre; katılanın erkek arkadaşı ile yapmış olduğu içeriği özel mesajlarını ele geçiren sanığın, bu mesajları katılana göndermek yerine yetkisiz üçüncü kişi olan tanık …’ya göndermesi nedeniyle sanık hakkında TCK’nın 132/2. madde ve fıkrasında düzenlenen haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyete hükmedilmesi gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan beraate karar verilmesi, kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA karar verilmiştir.” (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2018/4806 E.  ,  2018/10736 K.) 

MALA ZARAR VERME SUÇU NEDİR?

Mala zarar verme suçu Türk Ceza Kanunu’nda başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkmak, tahrip etmek, yok etmek, bozmak, kullanılmaz hale getirmek veya kirletmek olarak tanımlanmıştır. Başkasına ait bir hayvanı öldürmek, eşyayı kullanılamayacak hale getirmek veya değerinin azalmasına sebep olacak davranışlar da bulunmak da mala zarar verme suçu kapsamında değerlendirilmektedir.

Mala Zarar Verme Suçu Şartları

Mala zarar verme suçunda korunan hukuki değer, mülkiyet hakkıdır. Suçun konusu menkul ve gayrimenkul her türlü mal olabilir. Mağdurun telefonu, tarlası ya da arabası örnek verilebilir. Mağdurun tarlasındaki ürünü, telefon kulaklığı gibi malın yan ürünlerine verilen zarar da bu suç kapsamındadır.

Mala zarar verme suçunun oluşması için fiili gerçekleştirmede kast bulunmalıdır. Yani başkasına ait mala taksirle zarar verilmesi halinde mala zarar verme suçunu oluşturmaz. Fiil bilerek ve isteyerek gerçekleştirilmelidir. Zarar verilen şey başkasına ait bir mal veya hayvan olmalıdır. Kişinin kendisine ait bir mala zarar vermesi halinde söz konusu suç oluşmaz.

Bu suç, seçimlik hareketlerle işlenir. Yani birden çok hareket seçenek olarak gösterilmiştir. Bunlardan birinin yapılması halinde suç meydana gelir.

Mala Zarar Verme Suçu İşlenme Şekilleri

Mala zarar verme suçunun işlenme şekilleri kanunda yer alan tanım içerisinde tek tek sayılmıştır. Bu tanıma göre mala zarar verme suçu şu şekillerde işlenir:

  • Yıkmak
  • Tahrip etmek
  • Yok etmek
  • Bozmak
  • Kullanılamaz hale getirmek
  • Kirletmek
  • Sahipli hayvana zarar vermek veya öldürmek

Basit Mala Zarar Verme Suçunun Cezası

Mala zarar verme suçunun basit şekilde işlenmesi halinde mağdurun şikayeti üzerine faile 4 aydan 3 yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası verilir. Aynı zamanda yağma suçunun işlenmesi halinde fail ayrıca cezalandırılır.

Mala Zarar Verme Suçunun Nitelikli Halleri ve Cezası

  • Kamu kurum ve kuruluşlarına ait, kamu hizmetine tahsis edilmiş veya kamu yararlanmasına ayrılmış her türlü mala,
  • Doğal afetlere karşı kullanılması amacıyla ayrılmış her türlü mala,
  • Devlet orman statüsündeki yerler hariç olmak üzere, her türlü dikili ağaç, fidan veya bağ çubuğuna,
  • Grev veya lokavt hallerinde işçi veya işverenlerin yada sendikalarının veya konfederasyonlarının sahibi olduğu veya kullanıma tahsis edilen her türlü tesis veya eşyaya
  • Siyasi partilerin, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının ve üst kuruluşlarının sahibi olduğu tesis veya eşyaya,
  • Kamu görevi sona ermiş olsa bile kamu görevlisinden öç almak maksadıyla malına zarar verilmesi halinde;

bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.

Malı Zarar Verme Suçunun Cezasını Ağırlaştırıcı Sebepler

Mala zarar verme suçunun, yakarak, yanıcı veya patlayıcı madde kullanılarak ya da daha vahim sonuçlara maruz bırakmak suretiyle işlenmesi halinde verilecek olan ceza bir kat oranında artırılır. Suç sonucunda kamu hizmetinde, haberleşmede veya ulaşımda aksama olması halinde verilecek olan ceza arttırılır.

Mala Zarar Verme Suçunun Hırsızlık Suçuyla İşlenmesi

Bu iki suçta konu aynıdır, korunan hukuki değer de aynıdır. İki suçun da aynı mala işlendiği durumlarda fail, hırsızlık suçundan yargılanır. Ancak suçlar farklı mallara karşı işleniyorsa, fail her iki suçtan yargılanacaktır.

Mala Zarar Verme Suçunda Ceza İndirimi ve Şahsi Cezasızlık Halleri

Mala zarar verme suçunun cezası bazı durumlarda yarıya indirilerek verilir. Ayrılık kararı verilmiş olan eşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamayan kardeşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamakta olan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derecede kayın hısımlarının zararına olarak işlenirse bu suç sonucunda verilecek olan ceza, yarısı oranında indirilir.

Eşlerden birinin, üst soy veya alt soyun veya bu derece kayın hısımlarından birinin, evlat edinen veya evlatlığın, aynı konutta yaşanan kardeşlerden birinin zararına işlenmesi halinde fail akraba hakkında ceza verilmez.

Mala Zarar Verme Suçunda Uzlaştırma, Etkin Pişmanlık ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması, Adli Para Cezası

Mala zarar verme suçunun temel hali uzlaştırma prosedürüne tabidir. Bu sebeple öncelikli olarak uzlaştırma yoluna gidilmektedir. Söz konusu suçu işleyen kişi kovuşturma başlamasından önce pişmanlık göstererek mağdurun zararını karşılaması halinde verilecek olan cezanın üçte ikisine kadar indirim yapılır.

Faile 2 yıldan az hapis cezası verilmiş ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Suç kapsamında adli para cezasına hükmedilmesi de mümkündür. Bu durumda ayrıca hapis cezası verilmez.

Mala Zarar Verme Suçunda Şikayet ve Zamanaşımı

Mala zarar verme suçunun temel şeklinin takibi şikayet şartına bağlanmıştır. Fail ve zararın öğrenilmesinden itibaren mağdur tarafından 6 (altı) ay içerisinde şikayette bulunulma hakkına sahiptir. Mala zarar verme suçu hakkında uygulanan zamanaşımı süresi 8 (sekiz) yıldır.

Mala Zarar Verme Suçuna İlişkin Yargıtay Kararları

 TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’ nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre sanığın farklı katılan X ’e yönelik işlediği mala zarar verme suçundan uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması nedenleriyle kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan KABULÜ ile mala zarar verme suçundan sanık A hakkında Zara Asliye Ceza Mahkemesinin 25/11/2019 tarihli ve 2019/92 esas, 2019/195 sayılı sayılı kararı ile verilen hükümlerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA..”(Yargıtay 13. Ceza Dairesi  2020/10563 E.  2020/11582 K.)

Mala zarar verme suçu çok rastlanılan bir suç tipidir. Bu suçun yargılaması sırasında hak kaybına uğramamak için uzman bir avukata danışmak yararınıza olacaktır. Konu ile alakalı sorularınızı formun altından bize iletebilirsiniz.

KASTEN YARALAMA

Kasten adam yaralama suçu, başkasının vücuduna acı vererek, sağlığının yada algısının bozulmasına neden olmaktır. Eylemin kasıtlı olarak yani sonucunu bilerek ve isteyerek gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Türk Ceza Kanunu kapsamında kişiye karşı işlenen suçlardan sayılmıştır. Kasten adam yaralama suçunda korunmak istenen hukuki değer kişinin vücut bütünlüğüdür. Kasten adam yaralamanın cezası 1 yıldan 3 yıla kadar hapistir. Ancak aşağıda belirtilen hallerin varlığı halinde ceza artırılacak veya azaltılacaktır. Kasten yaralama ile ilgili sorularınızı sayfanın en altından, diğer hukuki sorularınızı ise avukata sor sayfamızdan sorabilirsiniz.

Basit Adam Yaralamanın Cezası Nedir?

Yaralanan tarafta oluşan zarar basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek yaralanmalar cezası düzeyinde ise basit adam yaralama suçu oluşur. Darptan alınan cezalar bu kapsamdadır. Basit tıbbi müdahale olarak, ağrı kesici verilmesi, krem sürülmesi gibi müdahaleler örnek olarak gösterilebilir. Bu suç karşılığında ceza verilmesi için şikayet gereklidir. Yani şikayet olmaması halinde herhangi bir ceza alınmaz. Mağdurun şikayet etmesi halinde dört aydan bir yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası verilir. Birine tokat veya yumruk atmak basit yaralama suçunu oluşturur. Kasten adam yaralamanın cezası, basit tıbbi müdahale ile zarar giderilemezse bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Örneğin, mağdurun dişlerinin kırılması basit tıbbi müdahale ile giderilemez. Kavga esnasında hakaret suçu ya da tehdit suçu işlenmişse bu fiiller ayrıca cezalandırılır.

Silahla Kasten Adam Yaralamanın Cezası Nedir?

Kasten adam yaralama suçunun aşağıda sayacağımız nitelikli hallerle işlenmesi halinde, verilecek olan ceza şikayet aranmaksızın yarı oranında arttırılır. Örneğin 1 yıl 6 ay hapis cezası alacak bir kişi adam bıçaklamanın cezasını aldığında 2 yıl 3 ay olacak şekilde arttırılır.

  • Beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı
  • Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle
  • Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanmak suretiyle
  • Üst soya, alt soya, kardeş veya eşe karşı basit yaralama
  • Silahla kasten yaralama halinde kasten adam yaralamanın cezası nitelikli halden verilir.

Adam Yaralama Suçunun Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Hali

Adam yaralamanın cezasının mağdurun vücudunda bırakmış olduğu etkiye göre iki tür ağırlaşma hali bulunmaktadır.

  • Mağdurun konuşmasında sürekli zorluğa
  • Yüzünde sabit ize
  • Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma
  • Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına
  • Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına sebep olunması halinde verilen cezalar bir kat oranında attırılır.

Basit yaralama sonucunda bu durumlar ortaya çıkmışsa verilecek olan ceza 3 yıldan, yukarıda saydığımız nitelikli halleri barındırıyorsa verilecek olan ceza 5 yıldan az olamaz.

  • Mağdurun yüzünde sürekli değişiklik
  • Konuşma yada çocuk yapma yeteneklerini kaybolmasına sebep olması
  • Duyularının veya organlarından birini işlevinin yitirmesine
  • İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine
  • Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine sebep olunmuşsa verilecek olan ceza iki kat oranında arttırılır.

Basit yaralama sonucunda bu durumlar ortaya çıkmışsa verilecek olan ceza 5 yıldan, yukarıda saydığımız nitelikli halleri barındırıyorsa verilecek olan ceza 8 yıldan az olamaz.

Kemik Kırığı Cezası Ne Kadar?

Adam yaralamanın cezası mağdurun vücudunda kemik kırılması veya kemik çıkığı olması durumunda, kırık veya çıkığın vücuda vermiş olduğu zarara göre yarısına kadar arttırılır. Örneğin 1 yıl 4 ay ceza alan birisi, kırık olması durumunda cezası 2 yıla kadar arttırılabilir.

Adam Yaralama Suçu Neticesinde Ölüm Meydana Gelmesi

Kasten adam yaralama sonucunda yaralanan kişi verilen zarar sonucunda ölebilir. Bu durumda, kasten adam vurma suçunun ağırlaştırılmış hali ortaya çıkmaktadır. Bu suçu işleyen kişi 8 yıldan 12 yıla kadar cezalandırılır, eğer söz konusu suç yukarıda saydığımız nitelikli hallerden birini de içeriyorsa 12 yıldan 16 yıla kadar ceza verilir.

Kasten Adam Yaralama Suçunun İhmalle İşlenmesi

Kasten yaralama suçu, bazen failin bir ihmali neticesinde meydana gelebilir. Söz konusu suçun ihmalle işlenmesi halinde adam yaralamanın cezası üçte ikisine kadar indirilebilir.

Kasten Yaralama Suçunda Meşru Müdafaa

Mağdurun, faile veya failin yakınlarına karşı gerçekleştirmiş olduğu bir saldırı sonucunda, failin mağdura saldırıyla orantılı şekilde kendini savunmak üzere karşılık vermesine meşru müdafaa denir. Nefsi müdafaa olarak da adlandırılan meşru müdafaa şartlarının gerçekleşmiş olması halinde kasten adam yaralama suçundan faile ceza verilmez.

Adam Yaralamanın Cezası ve Haksız Tahrik İndirimi

Mağdurdan kaynaklanan bir fiil neticesinde failde meydana gelen elem, üzüntü ve öfke neticesinde kasten adam yaralama suçu işlenmesi halinde haksız tahrik indirimi uygulanır. Haksız tahrik bulunması halinde, tahrik derecesine göre adam yaralamanın cezası 1/4 ile 3/4 arasında bir oranda indirilir.

Hapis Cezasının Para Cezasına Çevrilmesi, Ertelenmesi ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Verilecek olan cezanın bir yıl veya altında olması halinde söz konusu hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir. Adli para cezası tek başına uygulanabilen bir yaptırımdır. Bu sebeple ayrıca bir hapis cezası verilmez. Yalnızca ödenmemesi halinde hapis cezası ile karşılaşılır.

Failin daha önce kasten işlemiş olduğu bir suçtan 3 ay veya daha fazla hapis cezası almamış olması ve verilecek olan cezanın 2 yıl veya daha altında olması halinde mahkeme tarafından takdir edilmesi halinde hapis cezasının en az 1 en fazla 3 yıl süreyle ertelenmesine karar verilebilir.

Suç sonucunda verilecek olan hapis cezasının 2 yıl veya daha altında olması, daha önce kasten işlemiş olduğu bir suçun bulunmaması ve mağdurun maddi zararlarının karşılanması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.

Adam Yaralama Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme

Bu suç bakımından görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir, yetkili mahkeme ise suçun işlendiği yer mahkemesidir. Örneğin, suçun Kartal’da işlenmesi halinde yargılama İstanbul Anadolu Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapılır. Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmesi halinde ise görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir.

Kasten Yaralama Suçunda Şikayet ve Zamanaşımı

Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek yaralanmalar için soruşturma yapılabilmesi şikayete bağlıdır. Şikayet süresi 6 aydır. Mağdur 6 ay içinde şikayette bulunmazsa şikayet hakkını kaybetmiş olur.

Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek yaralamalar bahsettiğimiz gibi şikayete tabidir. Bu yaralanmalar dışındaki tüm yaralamalar için en az 8 yıllık zaman aşımı süresi bulunmaktadır. Savcılık tarafından bu süre içerisinde resen soruşturma açılabileceği gibi herkes tarafından suç duyurusunda bulunulması mümkündür.

Kasten Adam Yaralama Suçunda Uzlaştırma

Basit kasten yaralama suçu uzlaştırmaya tabi suçlardandır. Yani soruşturma veya kovuşturma aşaması fark etmeksizin öncelikle uzlaştırma prosedürü uygulanmalı daha sonra yargılama aşamalarına devam edilmelidir.

Kasten adam yaralama suçu, çok ciddi cezası olan ve işlenme şekline, sebebine ve daha birçok etkene göre verilecek olan cezanın değişkenlik gösterdiği bir suçtur. Bu etkenlerin tamamının iyi bir şekilde belirlenerek yargılama esnasında etkili bir savunma yapılmalıdır. Bu sebeple yargılama sonucunda adil bir karar verilmesi için hem savunma hem de iddianın ceza hukuku alanında uzman bir avukat tarafından temsil edilmek gerekmektir.

SOSYAL MEDYA SUÇLARI

Sosyal medya suçları son zamanlarda bir hayli artış gösterdi. Bundan çok değil çeyrek asır önce hayatımızda yer almayan internet ve onun getirdiği dönüşüm sonucunda insan ilişkilerinde yeni bir boyut kazandıran sosyal medya mecralarında karşılaştığınız sosyal medya suçları hakkında sıkça sorulan sorulara bu makalemizde cevap vermeye çalıştık. Sosyal medya suçları arasında en yaygınlardan biri olan hakaret suçu hakkında bilgiye bu konudaki makalemizden ulaşabilirsiniz.

Sosyal medya küfür cezası ne kadardır?

Hakaret suçunun cezası üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır. Hakaret suçu eğer haksız fiile tepki olarak işlenmişse örneğin WhatsApp üzerinden sizi tanıdığını ve özel fotoğraflarının elinde bulunduğunu söyleyerek sizden maddi çıkar elde etmeye çalışan birine karşı yine bu platformdan yazılan küfür, hakaret içerikli mesajlar Türk Ceza Kanunu m.129 uyarınca verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi ceza da verilmeyebilir. Aynı zamanda hakaret suçu gibi suçlar karşılıklı olarak işlenirse olayın durumuna göre iki tarafa da veya tek tarafa ceza verilebilir veya her iki tarafa da ceza verilmeyebilir.

Dini içerikli gönderimin altına ağza alınmayacak küfürler edilerek mensup olduğum dine hakaretler edildi. Bu durumda ne yapabilirim?  

Dine hakaret veya mensup olunan dine ilişkin kutsal sayılan bir varlığa hakaret edilmesi hakaret suçu kapsamında kabul edilmemiştir. Ancak bu durum Türk Ceza Kanunu m.216’da

-Halkın sosyal sınıf, ırk, dün, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

– Halkın bir kesimini, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılayan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

-Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılayan kişi, fiilin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Eğer hakaret, küfür içeren mesaj Instagram, Facebook, Twitter üzerinden gönderilmişse bu kişiden şikayetçi olunabilmesi için bu durumun kanıtlanması gereklidir. Bunun içinde mesajın olduğu ekranın görüntüsünün kaydedilip çıktısının alınması gereklidir. Bu durumlarda bilişim suçlarına bakan savcılar tarafından soruşturmalar yapılacaktır.

Birisi iznim olmadan gizlice çektiği görüntülerimi Twitter, Instagram, Facebook gibi sitelerde yayınlamış. Ne yapmam gerekir?

Eğer paylaşılan bu görüntüler kişinin özel hayatına ilişkin bir görüntülerse Türk Ceza Kanunu m.134’te yer alan Kişilerin Özel Hayatının Gizliliğinin İhlal eden kişiye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur denmektedir. Ayrıca özel hayatın gizliliğinin ihlali görüntü ve seslerin kayda alınması yoluyla ihlal edilirse verilecek ceza bir kat arttırılır. Bu durumda bu suçun nitelikli halidir yani daha fazla ceza verilmesi durumudur.

Tarafıma YouTube yorumlar kısmında hakaret, küfür içerikli mesajları atan kişinin 18 yaşından küçük olduğunu öğrendim. Bu durumda ne yapılabilir?

Yaş küçüklüğü dikkate alınarak çocukların cezai ehliyeti üç gruba ayrılmıştır.

  • On iki Yaşından Küçük Çocukların Cezai Ehliyeti: Bu yaşın altındaki çocukların kati surette cezai ehliyeti ve sorumluluğu yoktur. Kusur yeteneğinden yoksun kabul edilen bu çocuklar için ceza davası açılamaz.
  • On İki İle On Beş Yaş Aralığındaki Çocukların Cezai Ehliyeti: On iki ile on beş yaş grubunda olup da işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmeyen çocukların da cezai sorumluluğu yoktur.

Ayrıca 12-15 yaş grubunda olup da işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını kontrol becerisi gelişmiş çocukların cezai sorumluluğu vardır. Eğer 12-15 yaş aralığında olan bu çocuk yaptığı eylemlerin sonuçlarını anlayacak olgunlukta ise erginler gibi cezalandırılmaz. Cezai ehliyeti bulunan çocuklar için ceza indirimleri mevcuttur. Bunların ayrıntılarına TCK m. 31/2’den bakabilirsiniz.

  • On Beş İle On Sekiz Yaş Aralığındaki Çocukların Cezai Ehliyeti: Bu yaş grubundaki çocukların cezai ehliyeti tamdır fakat yaş küçüklüğünden dolayı birtakım ceza indirimleri söz konusudur. Bunların ayrıntılarına TCK m.31/3’ten bakabilirsiniz.

Görüldüğü üzere eğer size karşı suç işleyen çocuğun bulunduğu yaş grubu tespiti edilirse yukarıdaki kanuni sınırlar dahilinde hakkınızı arayabilirsiniz.

Sosyal Medyada İşlenen Suçlar İçerisindeki Hakaret, küfür ettim. Fakat hakaret ettiğim kişinin kim olduğunu açık açık ifade etmekten sakındım. Yine de suçlu olur muyum?

Bu konuya ilişkin TCK m.126’da ‘ Hakaret suçunun işlenmesinde mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat, üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile, eğer niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğu anlaşılıyorsa bir durum varsa, hem ismi belirtilmiş ve hem de hakaret açıklanmış sayılır.’ denmektedir. Bu duruma ilişkin Twitter’ dan atılan tweetlerde siyasetçilere yönelik yapılan ağır hakaretler, sinkaflı küfürlerden dolayı bir çok kullanıcıya tazminat davaları açılmakta hatta hapis cezasına hüküm verilmektedir.

Aklınıza takılan diğer sorularınızın cevapları için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

SOSYAL MEDYADAN TEHDİTİN CEZASI

Bu makalemizde son zamanlarda çokça soru aldığımız. sanal dünyanın görünmez olduğuna inanan kişilerce işlenen hakaret ve tehdit suçlarını inceledik. Bu tip suçları işleyenler tespit edildiğinde tabiri caizse süt dökmüş kediye dönmekte el pençe af dilemektedir. Unutmayalım ki internette yapılan her şeyin kayıtları tutulmakta ve istenildiğinde hepsine ulaşılabilme imkanı vardır.

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte sanal dünya diye tabir edilen mecralarda, insanlar gerçek hayatta karşılaşıp sohbet etme edebilme, direkt iletişime geçebilme imkanı olmayan herkesi tek bir çatı altına toplamakta ve bir kamuoyu oluşturabilme yetisine sahiptir. Günlük hayatta kimse durup dururken yanınıza gelip burnun çok kötü veya Hobbitlere benziyorsun diyemez. Fakat insanlar ekranların karşısında yürek yemiş gibi akıllarından geçen her şeyi pervasızca hiçbir yaptırıma tabi olmadığını düşünerek söylemeye ya da tehdit savurmaya devam ediyor. Artık birçok insan da kanıksamış olacak ki bu suçlara karşılık hiçbir şey yapmamakta veyahut hukuki haklarını kullansa da bir sonuç alamayacağını düşünmektedir. Oysa ki kanunlarımızda hakaret ve tehdit suçunun bir yaptırımı vardır ve sosyal medya yoluyla bu suçların işlenmesi yaptırım sonucunu değiştirmemektedir. Sosyal medyada işlenen diğer suçlar ile ilgili detaylı bilgiye Sosyal Medya Suçları makalesinden ulaşabilirsiniz.

Sosyal Medyada İşlenen Hakaret ve Tehdit Suçu

Hakaret suçu Türk Ceza Kanunun da ‘Şerefe karşı suçlar’ arasında yer almaktadır. Türk Ceza Kanunu m.125/1’de hakaret ‘Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat edilmesi veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldırılmasıdır.’ denilmektedir. Ayrıca kanunun devamında 125/2’de ‘Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.’ denilerek sesli, görüntülü, yazılı olarak gönderilen iletilerde hakaret suçunun kapsamları arasında sayılmıştır. Ayrıca kanunun devamında 125/4’de ‘Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.’ denmektedir yani hakaretin aleni işlenmesi cezayı arttıran hallerdendir.

Kanun maddesinde yer alan onur, şeref ve saygınlığın rencide edilmesinden kasıt mağdur kişiyi başkalarının önünde küçük düşürmektir. Yani mağdurun gerçekten onur, saygınlık ve şerefini küçük düşürücü fiilin ülkenin örf ve geleneklerine göre belirlenmesidir. Kişinin kendisine sarf edilen söze karşı aşırı hassasiyet göstermesi de bu suçun oluştuğu anlamına gelmez. Örneğin Yargıtay daha önce vermiş olduğu kararlarda toplum önünde tanınan siyasetçi, iş insanı, sporcu, sanatçı gibi kişilerin eleştirilerde daha toleranslı olması gerektiği yönünde kararlar vermiştir.

E-posta, görüntülü konuşma (Facetime gibi), anlık mesajlaşma (SMS, WhatsApp gibi) yollarla yapılan hakaretlerde kanun kapsamında yer almaktadır.

Sosyal Medyadan Tehditin Cezası

Tehdit suçu Türk Ceza Kanun m.106’da düzenlenmektedir ve altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ayrıca tehdit eğer vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelikse suç resen soruşturulacaktır. Resen soruşturmada kolluk kuvvetleri görevli olarak gerekli araştırmaları yapacaktır. Örneğin ergin olmayanlara karşı internet üzerinden yapılan tehditler sonucu maddi çıkar elde edilmesi. Eğer kişiye tehditte maddi zarar verileceği söyleniyorsa (örneğin ‘senin evini başına yıkacağım’) bu durumda suç sadece şikayet durumunda soruşturulur.

Kişiler çoğunlukla internet yoluyla yapılan hakaret ve tehdit suçlarında ispatın çok zor olduğunu düşünmektedir. Aynı zamanda yapılan yorumların, gönderilen mesajların anında silinmesiyle ortada delil kalmadığını düşünmektedirler. Oysa EGM suç konusu paylaşımların hangi bilgisayardan gönderildiğini tespit edilmektedir. Bu işlemde profesyonel polisler titizlikle çalışmakta ve neticeye ulaşmaktadırlar.

Sizde sosyal medyadan hakaret, tehdit gibi suçlarla karşı karşıyaysanız uzman bir avukattan yardım almanızı tavsiye ederim.

Releated Posts