0216 387 0 388

Miras Avukatı

Miras avukatı, miras hukuku alanı içerisinde ortaya çıkan ihtilafların çözümünde başvurulması gereken ilk kişidir. Miras hukukunun miras kanunu adında bir kanunu bulunmamaktadır. Miras hukuku TMK içerisinde düzenlenmektedir. Miras hukuku, ölen veya gaipliğine karar verilen bir kişinin geride bırakmış olduğu mal varlığının dağıtılmasına ilişkin hukuki düzenlemeleri içermektedir. Gaiplik, bir kimseden uzun süre haber alınamaması halinde ilgililer tarafından mahkemeden kişinin ölümüne karar verilmesinin istenmesi ve mahkemenin bu yönde bir karar vermesi halidir. Bir nevi hukuki ölüm halidir denebilir. Ölen kişiden kalan miras bazen borca batık olabilmekte ve getirisinden çok götürüsü bulunabilmektedir. Miras avukatı borca batık terekenin nasıl reddedileceği konusunda da müvekkillerine yol göstermeli ve onları muhtemel zararlardan korumalıdır.

 

Miras Avukatı ve Mal Kaçırma Davası

Mal kaçırma davasının açılmasının nedeni muris muvazaasıdır. Peki muris muvazaası ne anlama gelmektedir? Muvazaa kelime anlamı olarak danışık, danışıklık anlamına gelmektedir. Muvazaa hukuki anlam olarak ise görünüşte geçerli olan ama tarafların kendi iradelerini yansıtmayan ve aralarında hükümsüz olması konusunda anlaşmaları durumudur. Muvazaanın amacı mal kaçırmadır. Miras hukukunda yapılan muvazaaya da muris muvazaası denmektedir. Muris muvazaası iki aşamalı olarak gerçekleştirilebilmektedir. İlk olarak yapılan sözleşme ile dış dünyada bir görünüş ve algı yaratılır. Bu ilk sözleşmenin altında ise muvazaanın taraflarının gerçek iradelerini yansıtan bir işlem yer almaktadır. Örnek olarak bir babanın iki çocuğundan birini diğerine göre daha çok sevmesi ve öldüğünde sevdiği çocuğuna daha fazla malı kalmasını istemesi halinde bu çocuğuna evini bedelsiz olarak vermesi ancak diğer çocuğu hak iddia edemesin diye satış gibi göstermesi verilebilir. Mal kaçırma davası ile ilgili detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Mal kaçırma davasının kazanılabilmesi için söz konusu muvazaalı işlem mutlaka ispat edilmelidir. Ancak görüldüğü üzere muris muvazaası ispatı zor ve tecrübe gerektiren bir durumdur. Miras avukatı, miras hukuku alanındaki güncel Yargıtay kararlarına ve hukuk alemindeki son gelişmelere hakim olmalı her an bilgisini taze tutmalıdır. Deneyim ve tecrübe sahibi bir miras avukatı tarafından temsil edilmek muris muvazaasının ispatı konusunda olası hak kayıplarının yaşanmasının önüne geçebilmektedir.

 

Veraset İlamı

Miras Avukatı

 

Veraset ilamı, mirasçılar tarafından çıkarılması gereken bir belgedir. Veraset ilamı sayesinde mirasçı hangi oranda hak kazandığını öğrenebilmektedir. Veraset ilamı üç şekilde çıkarılabilmektedir. İlk olarak ölenin son ikametgah adresinde bulunan sulh hukuk mahkemesinden çıkarılabilmektedir. İkinci olarak noter aracılığıyla da çıkarılması mümkündür. Son olarak ise e-devlet üzerinden 1990 yılından sonra yaşanan ölümlere ilişkin veraset ilamı sorgulaması yapılabilmektedir. Bu  konuda uzman miras avukatlarımız tarafından yazılmış makaleye buradan ulaşabilirsiniz.

 

Vasiyetname Nasıl Düzenlenir?

Vasiyetname, ölen kişinin son arzularının ve mallarının nasıl paylaştırılmasını istediğinin yer aldığı yazılı veya sözlü bir beyandır. Vasiyetname resmi makamlar huzurunda, kişinin kendi el yazısı ile veya sözlü olarak yapılabilmektedir. Ancak her bir vasiyetname şeklinin geçerli olabilmesi için belirli şartlar öngörülmüştür. Günümüzde kişiler genellikle kendi el yazıları ile vasiyetname düzenlemektedirler. Hukuk düzeninde vasiyetnamenin düzenlenmesi belirli şartlara tabi olduğundan bu şartları taşımayan vasiyetname geçerli olmamakta ve ölen kişinin son arzuları yarım kalmaktadır. Böyle bir sorunla karşılaşmamak için miras avukatı danışmanlığında düzenlenecek vasiyetname sayesinde ölen kişinin son arzuları herhangi bir aksama yaşanmadan yerine getirilebilir. Vasiyetname düzenlenmesi ile ilgili detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

 

Miras Paylaşımı Davası ve Miras Avukatı

Paylaşım, vefat eden veya gaipliğine karar verilmiş olan kişinin mal varlığı değerlerinin mirasçıları arasında paylaştırılmasıdır. Paylaşımlar genellikle gürültülü ve anlaşmazlıklarla dolu bir süreçtir. Mirasçılar arasında çıkan bu tür anlaşmazlıklar sonucunda kimi hak sahipleri hak ettikleri mal varlığı değerlerinden haksız olarak mahrum edilmektedir. Bu tür haksızlıkların yaşanmasının engellenmesinde en büyük yardımı alanında uzman bir miras avukatı yapabilir.

Vefat eden tarafından atanmış bir mirasçı belirtilmediği sürece vefat edenin tüm mal varlığı yasal mirasçılar arasında paylaştırılmaktadır. Bu kişilerin kimler olduğu ve pay oranlarının ne kadar olduğu kanun ile düzenlenmiştir.

Paylaşım davası, hak sahiplerinin tereke üzerinde mal varlıklarının nasıl paylaştırılması gerektiğine karar verememeleri durumunda söz konusu olmaktadır. Bu durumda her bir hak sahibi terekenin mahkeme tarafından paylaştırılmasını isteyebilmektedir. Miras paylaşımı davasında hakim tarafından kanunda belirlenen şartlara uygun olarak kademeli bir işlem gerçekleştirilir. Söz konusu işlemler detaylı olduğu ve teknik bilgi gerektirdiği için mal paylaşımı davasının hakimin hata yapma ihtimaline karşı uzman miras avukatı tarafından takip edilmesi hak sahiplerinin faydasınadır. Miras avukatı, paylaşım davasında her bir hak sahibinin yasal payını tespit eder, hukuki zeminde olayın doğruluğunu değerlendirilir ve hakim tarafından verilecek kararlardaki hata payını minimize etmede önemli rol oynar. Davanın vekil ile takibi hak sahibinin hem zaman hem para bakımından yararına olacaktır. Paylaşım ile ilgili detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

 

Mirasın Reddi ve Miras Avukatı

Mirasın reddi genellikle terekenin borca batık olduğu durumlarda gündeme gelmektedir. Miras hukukunda kişinin ölmesiyle birlikte bütün mal varlığı değerleri borçlar da dahil olmak üzere atanmış ve yasal hak sahiplerine kalmaktadır. Miras hukukundaki bu ilkeye külli halefiyet ilkesi denmektedir. Yasal hak sahiplerinin terekeyi kabul etmesi gibi bir durum yoktur. Yani tereke kendiliğinden ölüm haliyle birlikte geçmektedir. Yasal hak sahipleri borca batık bir terekeyi istemiyorlar ise miras avukatı aracılığıyla ya da doğrudan kişinin kendisi dava açmak zorundadır.  Davas ölümden itibaren 3 aylık süre içerisinde açılmalıdır. Bu süre hak düşürücü bir süredir. Miras avukatı vasıtasıyla açılacak dava hukuki olarak daha fazla güvence sunmakta ve hak düşürücü süreler nedeniyle hak kaybı yaşanmasının önüne geçmektedir.

Aldatıldığı, korkutulduğu veya yanıldığı için terekedeki hakkını reddeden mirasçı tekrardan bu hakkına kavuşabilir mi? Elbette bu hallerin varlığının ispatı halinde ortada sakatlanmış veya geçersiz bir irade beyanı söz konusu olacağı için iptali mümkündür. Ancak reddin iptalinde söz konusu hallerin kanıtlanabilmesi oldukça zordur. Bu durumların kanıtlanabilmesi için mutlaka deneyimli bir miras avukatından yardım alınması gerekmektedir. Daha detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Besler Hukuk Bürosu, miras avukatı olarak hizmet vermekte ve miras hukukundan kaynaklı her türlü uyuşmazlık halinde  müvekkillerine hukuki danışmanlık, dava takip ve mahkeme kararlarının icrası hizmeti sunmaktadır. İstanbul miras avukatı olarak öncelikli ilkemiz uyuşmazlıkların sulh yolu ile çözümünü sağlayarak müvekkilimizi dava masraflarından kurtarmak ve zamandan tasarruf etmelerini sağlamaktır. Davaların takibi ve kararların icrası sürecini başından sonuna kadar uzman avukatlarımız aracılığıyla takip etmekte ve her aşamada şeffaflık ilkesi doğrultusunda müvekkillerimizi bilgilendirmekteyiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

20 Soru

  • ateş hekimoglu 16 Mart 2020 00:12

    halam hic evlenmedi cocugu vs. yoktu kanserdi ve vasiyetini noter esliginde hastaneden saglik raporu vs. tum prosedure uygun sekilde yazdirdi
    vefatindan sonra mirasci olan kardeslerinden sadece birisi vasiyetine itiraz etti saglik raporunun ve vasiyetinin tekrar incelenmesini istedi ve vasiyet iptali davasi acicagini bildirdi. nasil bir surec bekliyor bizi ve vasiyet iptal edilirmi edilirse neden edilir ve sonraki surecte neler olur
    simdiden tesekkurler

    • Besler Hukuk 17 Mart 2020 14:49

      Mirasçılardan birinin saklı payı yani normalde alacağı hissenin yarısı kendisine verilmediyse davayı kazanabilir.

  • Derya OZUTEMIZ 9 Mart 2020 12:39

    Iki kardeşiz annem kendi üzerine olan evi kardeşime verebilirmi akıl sağlığı yerinde annemin

    • Besler Hukuk 9 Mart 2020 12:52

      Bağışladığı halde satış gibi gösterirse vefatından sonra muris muvazaasına dayalı tapu iptal davası açabilirsiniz.

  • Yaşar Kaya Gevşemezoğlu 9 Mart 2020 00:48

    rahmetli dedemin noter huzurunda yapmış olduğu bir vasiyet var elimizde 28.06.1991 tarihli
    dedem 17.08.1992 de vefat etti
    kalan mirası ile ilgili bir işlem yapılmadı diye biliyorum
    miras kalan tarla ev vb şeyler için bir başlasi işlem yapip üzerine geçirmişse suçmu
    bu vasiyetle işlem baslattabilirmiyiz

    • Besler Hukuk 9 Mart 2020 10:16

      Suç teşkil etmez. Başkası adına kayıtlı ise tapu iptal davası açmanız gerekir.

  • Serpil Tayfur 8 Mart 2020 09:36

    İyi günler benim babam öleli 25sene oldu ama haklarımızın yararlanamayan maddi durumumda yok silah bıcak gibi şeylerle kanınızı içerim diye tehdit ediyorlar amcalarım ın çocukları bizimde kimsemiz yok 25senedir 25milyonşarını yemedik uslaşmıyorlarda ne yaba bilirim

    • Besler Hukuk 9 Mart 2020 10:11

      Tam anlaşılmıyor ne öğrenmek istediğiniz. 02163870388 numaralı telefondan bize ulaşabilirsiniz.

  • Ali Us 6 Mart 2020 21:15

    iyi günler . dedemden 5 yıl önce satın aldığım taşınmazı dedemin çocuklarından nasıl koruyabilirim ?

    • Besler Hukuk 7 Mart 2020 16:34

      Gerçekten satın aldıysanız endişe edecek bir şey yok. Bağışlandıysa yapılan işlem etik değil yardımcı olamam.

  • Murat aslan 5 Mart 2020 09:03

    Merhaba. Dedemden kalan kiracısı olan iş yeri(dükkan) annem ve dayım ile eşit paylaşılacak. Kirası da ortak bir şekilde alınacak. Ancak dayım anneme hiçbir şekilde hisseni satamazsın devredemezsin demiş. Bu durumda annem vefat ettiğinde hissesi bana kalmayıp dayıma mı geçmiş olur? Veya annem sağlığında bana devredemez mi? Böyle bir hakkımız yok mu?

    • Besler Hukuk 5 Mart 2020 11:57

      Anneniz kendi hissesini istediği gibi devredebilir. Vefat etmesi halinde dayınıza değil çocuklarına ve varsa eşine kalır.

  • Oktay tiryaki 22 Şubat 2020 14:04

    Merhaba. Uzun yıllar süren bir miras davamız var. Hayatta olmayan birçok varis var onların da bir sürü çocuğu ve bazıları yurt dışımda ollduğu için mahkemelere de katılmıyor annem en büyük varis. Devletin verdiği avukat başka avukat ayarlayamazsınız dedi bir başka avukatsa mirasın yarısına yakınını verme şartıyla davayı alırım dedi. Yarısı 300 bin lira para eder. Tüm avukatlar böyle mi ve biz mahkememizi diğer varislerden ayırıp sonuçlandırabilir miyiz? Teşşekür ederim.

    • Besler Hukuk 22 Şubat 2020 17:03

      Her avukat emeğine istediği değeri biçebilir. Kabul etmek veya etmemek sizin tercihiniz. Diğer varislerden ayırarak davaya devam etmek mümkün değildir.

  • Poyraz Kadi 19 Şubat 2020 09:30

    Selamlar. 1933 tarihinde vefat etmis babaannemin babasinin yuklu miktarda mal varligi varmis..bunun ile alakali bir hak talebim olabilirmi?

    • Besler Hukuk 19 Şubat 2020 11:33

      Sizden önceki mirasçılara intikal yapılmamışsa ve üzerine kayıtlı mal kaldıysa hak iddia edebilirsiniz.

  • NACİ EŞER 18 Şubat 2020 16:13

    merhaba,17 yaşındaki oglum dedesinden alt soy olarak 1/3 mirascı konumunda, mıras kalan gayrımenkullerden birtanesi şu sıralar satılacak,satış sırasında iş maddi paylaşıma gelince oğlumun velisi olarak parayı ben mi alırım veya oğlıma hesap acılıp bankaya mı konur para,ayrıca kullanma hakkı olurmu veli olarak benim,teşekürler

    • Besler Hukuk 18 Şubat 2020 16:26

      Velisi olarak sizin bildireceğiniz herhangi bir hesaba ödeme yapılabilir. Ancak para çocuğunuza ait olup onun ihtiyaçları dışında kullanmanız hukuka aykırı olacaktır.

  • Ali AK 11 Şubat 2020 04:13

    1843 doğumlu büyük büyük babaannemizin annesin den bize kalan mirası bu üst soyumuz un soy adı olmadığı için alamıyoruz. miras oldukça yüklü.

    • Besler Hukuk 11 Şubat 2020 13:49

      Kadastro öncesi tapu kayıtlarına ulaşılamıyor maalesef.