0216 387 0 388

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu ve Cezası

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçunda korunmak istenen kişinin özel hayatıdır. Özel hayatının gizliliğinin korunması anayasamızın 20. maddesinde teminat altına alınmıştır. Bu maddeye göre herkes özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir, özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. Anayasamızın koruma altına aldığı özel hayatın gizliliğini ihlal eden kişiler ise Türk Ceza Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca cezalandırılır.  Sosyal medya üzerinden işlenen suçlar hakkında detaylı bilgiye “Sosyal Medyada İşlenen Suçlar” makalesinden ulaşabilirsiniz.

 

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunun Özellikleri

Bu suçta korunan hukuki değer kişinin mahrem olmasını istediği yaşam alanıdır. Suçun faili herkes olabilmektedir. Fail herkes olabileceği gibi mağdur da herhangi bir kişi olabilmektedir. Özel hayatın gizliliği suçu serbest hareketli bir suçtur. Yani kanunda suçun işleniş şekline ilişkin bir sınırlama getirilmemiştir. Bu sebeple suç herhangi bir hareketle işlenebilmektedir. Özel hayatın gizliliği suçu, kişinin başkalarının duymasını, görmesini veya bilmesini istemediği şeylerin saptanmasını veya kaydedilmesini cezalandırır.

 

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunun Cezası

  • Türk Ceza Kanunu madde 134/1’e göre kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
  • Türk Ceza Kanunu madde 134/2’ye göre kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden, dağıtan kimse 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de yine 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Görüntü ve seslerin kasıt sonucunda ifşa edilmelidir, kanun koyucu suçun taksirli halini düzenlememiştir.
  • Failin hem kişiye ait özel ses ve görüntüleri kayıt altına alması hem de bu kayıtları ifşa etmesi durumunda fail her iki maddeden de cezalandırılması gerekmektedir.

 

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunun Nitelikli Halleri

  • Söz konusu suçun kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle.;
  • Belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Kişiyi bir soruşturma sebebiyle takip eden polisin, kişinin özel hayatına ilişkin bilgileri sosyal medya aracılığıyla paylaşması.

 

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunda Şikayet, Uzlaşma ve Zamanaşımı Süresi

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunda Şikayet, Uzlaşma ve Zamanaşımı Süresi

Suçun cezalandırılması mağdurun şikayetine bağlıdır. Şikayet süresi, fiilin işlendiğinin ve failin mağdur tarafından öğrenilmesinden itibaren 6 aydır. Ayrıca uzlaştırma prosedürüne tabi bir suç olması sebebiyle öncelikli olarak uygulanmalıdır.

 

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması, Adli Para Cezası veya Cezanın Ertelenmesi

Yargılamanın sonucunda faile hapis cezası verilmemesini olanak sağlayan bu üç seçeneğe de şartlarının sağlanması halinde hakim tarafından karar verilebilmektedir.

 

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu ile İlgili Yargıtay Kararları

“Sanığın mağdureyle sevişirken onun rızasıyla çektiği görüntüleri, sonradan rızası dışında alıkoymaya devam etmesi ve yine yağma suçunu işlerken.: “Ben geçimimi senin gibi orospulardan sağlıyorum” demek suretiyle, özel hayatın gizliliğini ihlal ve hakaret suçlarını işlediği. Ele geçen telefon görüntüleri, mağdurenin aşamalardaki anlatımı ve sanığın yakalanma biçimiyle sübuta erdiği gözetilmeden, dosya içeriğiyle uyumlu olmayan gerekçeyle yazılı biçimde beraat kararı verilmesi. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçunda kullanılan ve içinde görüntüler bulunan telefonun zor alımı yerine sanığa iadesine karar verilmesi, bozmayı gerektirmiş, … ” Yargıtay 6. Ceza Dairesi Esas No: 2013/30189 Karar No: 2016/2019

“… isimli derginin Temmuz 2005 sayısının ön kapağında, bilgisi ve izni olmadan yayınlandığı olayda, özel hayat kavramının; kişinin sadece gözlerden uzakta, başkalarıyla paylaşmadığı, kapalı kapılar ardında. dört duvar arasındaki yaşantısı ve mahremiyetinden ibaret değil, herkesin bilmediği veya bilmemesi gereken, istenildiğinde başka kişilere açıklanabilen. tamamen kişiye özel hayat olayları ve bilgilerin tamamını içermesi karşısında, kamuya açık alanda bulunulduğunda dahi, “kalabalığın içinde dikkat çekmezlik, tanınmazlık, bilinmezlik”. prensibinin geçerli olduğu ve kamuya açık alana çıkan her kişinin, bu alandaki her görüntü veya sesinin kaydedilip, sürekli ve izinsiz olarak elde bulundurulmasına rıza gösterdiğinin kabulünün

mümkün bulunmadığı nazara alınmadan; plajda mayolu olmakla, bir dergi kapağında mayolu fotoğrafın yayınlanmasının aynı kapsamda değerlendirilemeyeceği ve olayda kamu yararı da bulunmadığı gözetilmeden. “plajın kamuya açık alan olup, gizli alan olmadığı” şeklindeki, özel hayatı salt mekana indirgeyen ve yasal olmayan gerekçe ile sanıkların beraatlerine karar verilmesi kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup… isteme uygun olarak (BOZULMASINA)… karar verildi.” Yargıtay 12. Ceza Dairesi Esas No: 2011/7345 Karar No: 2012/8936

.

“Haber içeriğinin görünür gerçeğe uygun ve güncel olduğu, verilişinde de toplumsal ilgi bulunduğu kabul edilebilir ise de, daha önce kamuoyu tarafından bilinmeyen ve cami imamı olarak görev yapan mağdurun. eşinden ayrılıp ikinci kez evlendiğine ve yaklaşık 12-13 yıl önce bir silahla yaralama olayına karışıp. bu nedenle cezaevinde bulunduğu esnada psikolojik tedavi gördüğüne ilişkin açıklamaların, mağdurun farklı basın ve yayın organlarınca haberinin yapılmasına ve toplumun dikkatini çekmesine neden olan kazı olayı ile fikri bağlantısının bulunmamasından dolayı haber verme hakkı sınırları içerisinde hareket edildiği ve hukuka uygun çerçevenin dışına çıkılmadığı kabul edilemeyeceği gibi, mağdurun geçirdiği adli soruşturmanın ve soruşturma sırasındaki davranışlarının, aradan geçen uzun zaman dilimine nazaran, özel hayatı kapsamında yer aldığı

gözetildiğinde, içeriğini öğrendiği mağdura ait kişisel verileri ve mağdurun özel yaşam alanındaki olayları, kamu yararı bulunmadığı halde ifşa eden sanık hakkında TCK’nın 134/1-1. maddesinde tanımlanan özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan. mahkumiyet kararı verilmesine dair yerel mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.” Yargıtay 12. Ceza Dairesi Esas No: 2015/4183 Karar No: 2015/18747

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir