0216 387 0 388

Tehdit Suçu Nedir? Tehdit Suçunun Cezası

Tehdit suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 106.maddesinde Hürriyet Karşı Suçlar başlığı altında düzenlenmiştir. Tehdit suçu, bir kişiye, o kişinin yakınlarına yahut malvarlığına büyük bir zarar verileceğine ilişkin bildirimde bulunulmasıdır. Bildirimin yapılış şeklinin herhangi bir önemi bulunmamaktadır. Bu bildirim yazıyla, sözle veya davranışla gerçekleştirilebilir. Ceza hukuku ile ilgili daha fazla makaleye “Ceza Hukuku” sayfasından ulaşabilirsiniz.

 

Tehdit Suçu Unsurları ve Hukuki Niteliği

Fail tarafından mağdura haksız ve hukuka aykırı bir zarar verileceğine ilişkin bildirim yapılmalıdır. Bu bildirim geleceğe yönelik olmalıdır. Tehdit ancak kast ile işlenebilen bir suçtur ancak olası kast ile de işlenmesi mümkündür. Gelecekte uğratılacağı iddia edilen zarar gerçekleştirilebilir olmalıdır aksi halde tehdit edilen kişi üzerinde herhangi bir etkisi olmayacağından tehdit suçu oluşmamaktadır. Verilecek olan zararın, tehdit eden fail tarafından gerçekleştirilebileceği bildirilebileceği gibi üçüncü kişi tarafından gerçekleştirileceği bildirilmesi halinde de tehdit suçu oluşmaktadır. Her bir olayda tehdit suçunun oluşup oluşmadığı olayın kendi içerisindeki dinamiklere göre değerlendirilmelidir.

Tehdit suçu tehlike suçu niteliğindedir. Tehdidin içeriğinin gerçekleşip gerçekleşmemesinin herhangi bir önemi bulunmamaktadır. Suçun mağduru ancak gerçek kişi olabilmektedir.

 

Tehdit Şuçu Cezası

Tehdit Şuçu Cezası

Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası verilir.

Tehdidin; silahla, kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle, birden fazla kişi tarafından birlikte, var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak, işlenmesi halinde, faile iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.

Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ceza verilir.

 

Tehdit Suçunda Şikayet ve Zamanaşımı Süresi

Tehdit suçunun basit şekli olan malvarlığına yönelik tehdit şikayete tabidir ancak tehdit suçunun diğer halleri şikayete tabi değildir. Şikayet süresi ise 6 aydır. Dava zamanaşımı süresi ise 8 yıldır.

 

Tehdit Suçunda Uzlaşma, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması, Cezanın Ertelenmesi ve Adli Para Cezası

Tehdit suçunun basit şekli uzlaştırma prosedürüne tabidir. Tehdit suçu sebebiyle yapılan yargılama sonucunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir. Ayrıca şartların sağlanması halinde cezanın ertelenmesine veya adli para cezasına çevrilmesine de karar verilebilir.

Tehdit suçunda mağdur veya fail yani her iki taraf bakımından da yapılan yargılamalar sonucunda önemli sonuçlar doğmaktadır. Bu bakımdan alanında uzman bir avukat tarafında her iki tarafın da temsil edilmesi gerekmektedir.

 

Tehdit Suçu ile İlgili Yargıtay Kararları

“Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanıkla mağdurun komşu olup aralarında belirlenemeyen bir nedenden ötürü anlaşmazlığın bulunduğu, olay günü mağdurun evinin önünde park ettiği otomobiline binip çalıştırdığı sırada sanığın, tek katlı olan evinin balkonuna çıkarak 25 metre mesafeden mağdurun bulunduğu yöne doğru ancak mağduru doğrudan hedef almaksızın ve mağdurun otomobilinin alt ve yere yakın bölgelerine isabet sağlayacak şekilde birden fazla ateş edip yaptığı atışlar sonucu otomobilin sol ön tekerlek ve sol ön tampon bölgelerinin isabet alıp maddi zararın oluştuğu olayda;

Tek eylemle biri başkasının malına zarar verme diğeri tehdit suçunun unsurları oluşup, TCK.nın 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren silahla tehdit suçundan TCK.nın 106/2-a maddesi uyarınca sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi yerine, suçun niteliğinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kasten yaralama suçuna teşebbüsten hüküm kurulması; bozmayı gerektirmiş olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 09.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.” Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2012/1891 E., 2013/7594 K.

.

“İnceleme konusu somut olayda; iddianamede, sanığın duruşmanın bitiminde müştekilere parmağını sallayarak onlara hitaben “az kaldı, göstereceğim, ben bu adaletten korkmuyorum, cezaevinden çıkacağım gösteririm” şeklinde sözler söyleyerek tehdit ettiği belirtilerek TCK’nın 106/1-2.cümlesinin uygulanması istemiyle kamu davası açıldığı, mahkemece de eylem iddianamede açıklandığı şekilde kabul edildiği halde suçun nitelendirilmesinde hataya düşülerek sanığın TCK’nın 106/1-1. cümlesi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Oluşa uygun kabule göre, sanığın katılanlara söylediği iddia ve kabul edilen “Az kaldı, göstereceğim, ben bu adaletten korkmuyorum, cezaevinden çıkacağım gösteririm” biçimindeki sözler mağdurların hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirmeyi bildirme niteliğinde olmayıp, maddede sayılan hangi hukuksal değere yönelik olduğu açıkça belli olmadığından ikinci cümle kapsamındaki sair tehdit suçunu oluşturmaktadır.
Bu itibarla, eylemin nitelendirilmesinde hataya düşülerek fazla ceza verilmesi hem de kabul ile uygun düşmeyecek şekilde hüküm kurularak çelişki oluşturulması hukuka aykırıdır.” Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2017/17859 E., 2017/17953 K.

.

“Kavga ve tartışma sırasında, haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin (gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilmesi ve önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulünün mümkün olmaması karşısında, mahkemece “sanığın sarf ettiği, tehdit içerir sözlerin bu tartışma ve kavga sırasında söylendiği, tartışma ve kavga sırasında söylenen tehdit içerir sözlerin de tehditin ciddi ve korkutucu olma özelliklerini taşımayacağı” şeklindeki kanuni olmayan ve yetersiz gerekçeyle beraat kararı verilmesi, Kanuna aykırı ve katılanlar … ve … vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.” Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2014/5133 E., 2016/11397 K.

.

“Dosya kapsamı, kanun yararına bozma istemi ve tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar facebook, twitter, ınstagram isimli sosyal paylaşım siteleri ile ilgili olarak yapılan istinabe taleplerini ABD adIî makamlarının cevaplamadığı, bu nedenle şüphelinin fiziki kimliğine ulaşılamadığı, ilgili sitenin bağlı olduğu internet servis sağlayıcılarının ve yer sağlayıcılarının yurtdışı kaynaklı olduğu ve yabancı ülke şirket ve sunucularının kullanılması nedeniyle elektronik delil elde etme imkânının da mevcut olmadığı, bilişim suçlarının yapısı gereği İnternet ortamında elde edilebilecek delillerin yokluğu ve şüpheli ya da şüphelilerin teşhis edilememesi halinde başka türlü delil elde etme olanağının bulunmadığı, bu aşamada soruşturmanın devamı halinde yeni delillere ulaşmanın teknik ve hukukî açıdan mümkün olmadığı, müştekinin şikâyetine konu edindiği

olay ile ilgili olarak şüpheli ya da şüphelilere ulaşılmasına imkân veren hiçbir delil de sunmadığı gerekçeleriyle şikayetçinin iddiaların soyut nitelikte kaldığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar karar verilmiş ise de, şüphelinin facebook adlı sosyal paylaşım sitesindeki profil bilgilerinin ve diğer hususların araştırılarak şüphelinin kimlik bilgilerinin tespit edilmeye çalışılması, ABD adlî makamlarıyla istinabe yapılması ve sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken, eksik soruşturma neticesinde kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ve bu nedenle itirazın reddine dair mercii Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 09/09/2017 tarihli ve 2017/3424 Değişik İş sayılı kararında isabet bulunmadığı anlaşılmıştır.” Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2018/819 E., 2018/4172 K.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 Soru

  • ahmet yaman 1 Kasım 2019 07:32

    bazen sinirli ağzımızdan tehdit çıkabiliyor ama bunu bir kere sinir halinde söylemek sonucta eylem geçirmemek suç sayılmaz herhalde

    • Besler Hukuk 1 Kasım 2019 10:33

      Tehdit kapsamına giren bir davranışta bulunmanız başlı başına suç oluşturur. Yapacağınızı ileri sürdüğünüz eylemi yapıp yapmamanız önem arz etmemektedir.