0216 387 0 388

Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu ve Cezası

Cumhurbaşkanına hakaret suçu, Türk Ceza Kanunu madde 125’te tanımlanan hakaret suçunda ayrı olarak düzenlenmiştir. Kanunun devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar başlığı altında 299. maddede cumhurbaşkanına hakaret suçu düzenlenmiştir.

Kanun gerekçesinde, cumhurbaşkanının devleti temsil etmesi ve anayasada kendisine verilen görev ve yetkileri sebebiyle hakaret suçundan ayrı bir suç olması gerektiği belirtilmiştir. Ancak hakaret suçu kanunumuzda zaten düzenlenmiş olmasına rağmen kanunumuzda maalesef cumhurbaşkanına hakaret suçu ayrıca düzenlenmiştir. Mevcut düzenleme, özellikle ülkemizin yeni geçmiş olduğu partili cumhurbaşkanlığı sisteminde cumhurbaşkanın devleti temsil etmesinin yanında siyasi aktörlüğünün ağır bastığı düşünüldüğünde insanların siyasal eleştiri haklarını kısıtlayıcı niteliktedir. Hakaret suçu ile ilgili detaylı bilgiye “Hakaret Suçu” makalesinden ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu Unsurları

Suç, doğrudan mevcut cumhurbaşkanına karşı işlenmektedir. Herhangi bir eski cumhurbaşkanına veya cumhurbaşkanı adayına hakaret edilmesi halinde söz konusu madde kapsamında değerlendirme yapılamaz. Cumhurbaşkanlığı görevi, ant içme ile başlamaktadır.

Cumhurbaşkanına hakaret suçunun faili herkes olabilmektedir.

Suçun manevi unsuru kasttır. Suçun oluşması için failin kastı şarttır. Suç, serbest hareketlidir. Herhangi bir yazılı veya sözlü ifade ile herhangi bir araç (sosyal medya, televizyon, gazete vs.) aracılığıyla söz konusu suç işlenebilmektedir. Fiilin suç teşkil etmesi  için siyasi bir saik ile hareket edilmesine gerek yoktur ancak kişinin sıfatı fail tarafından bilinmelidir. Fiilin, yüzüne karşı veya cumhurbaşkanının yokluğunda gerçekleştirilmesi arasında hiçbir fark bulunmamaktadır.

 

Cumhurbaşkanına Hakaret Suçunun Cezası ve Görevli Mahkeme

Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Hakaret teşkil eden fiilin alenen gerçekleştirmesi halinde verilecek olan ceza altıda bir oranında artılır. Burada bahsedilen aleniyete örnek olarak tv programında, internet sitelerinde veya toplum içerisinde bağırarak hakaret etmek örnek gösterilebilir. Bu suç sebebiyle kovuşturma yapılması adalet bakanının iznine bağlıdır.

Bu suç sebebiyle yapılacak olan yargılamalarda görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir.

 

Cumhurbaşkanına Hakaret Suçunda Uzlaşma, Şikayet ve Zamanaşımı

 Cumhurbaşkanına Hakaret Suçunda Uzlaşma, Şikayet ve Zamanaşımı

Söz konusu suç uzlaşma prosedürüne tabi değildir.

Suç hakkında soruşturma yapılabilmesi için şikayet şartı bulunmamaktadır. Savcılık tarafından resen veya şikayet üzerine soruşturma başlatılabilir.

Suç nedeniyle açılacak dava ile ilgili zamanaşımı süresi sekiz yıldır.

 

Cumhurbaşkanına Hakaret Suçunda Cezanın Ertelenmesi, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ve Adli Para Cezası

Bu suç sebebiyle yapılacak olan yargılamalarda şartların sağlanması halinde hapis cezasının ertelenmesine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına veya adli para cezasına karar verilebilir.

Ülkemizde yapılan bazı yargılamalarda maalesef ifade hürriyeti kapsamında değerlendirilmesi gereken fiiller cumhurbaşkanına hakaret suçu olarak değerlendirilmektedir. Söz konusu suç sebebiyle yapılacak yargılamalarda alanında uzman bir avukat tarafından temsil edilmeniz faydanıza olacaktır.

 

Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu ile İlgili Yargıtay Kararları

“5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 299. maddesinin 3. fıkrasındaki, “bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır” hükmüne göre sanık hakkında kovuşturma yapılması Adalet Bakanının iznine tabi olduğu hususu dikkate alınmaksızın yargılamaya devamla sanığın mahkumiyetine karar verilmesi, kanuna aykırı, sanığın temyizi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 20.12.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.” Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2018/1216 E., 2018/5297 K.

 

“TCK’nın 299. maddesinde düzenlenen suç, Cumhurbaşkanına karşı hakaret eyleminde bulunulmasıyla oluşacağından, eylemin Cumhurbaşkanlığı görevinde bulunan kişiye karşı işlenmiş olması gerekir. Bu nedenle Cumhurbaşkanlığı görevi sona erdikten sonra bu görevle ilgili olarak hakaret edilse dahi, TCK’nın 299. maddesi uygulanamayıp, TCK’nın 125, 130. maddelerindeki hakaret suçlarını oluşturacaktır.” Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2016/16471 E., 2017/987 K.

.

“Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Oluş ve dosya kapsamına göre, kendisine ait facebook hesabı üzerinden “tutuklu polislerin tamamı tahliye olduğuna göre demek ki neymiş bu devleti sülük misali emenler paralelciler dediğiniz insanlar değil paralı ellermiş ALLAH’IN İZNİYLE GELİYORLAR KORKMA TİTRE…” şeklinde yazılar paylaşan sanığın eyleminin Cumhurbaşkanına yönelik olmaması karşısında hakaret suçunu oluşturmamakla birlikte FETÖ/PDY terör örgütünün propagandası suçunu oluşturup oluşturmayacağının tespiti bakımından, sanık hakkında anılan örgüt nedeniyle açılmış bir dava olup olmadığının araştırılması, halen derdest bir dosya bulunması halinde dosyaların birleştirilmesi, açılmış bir dava bulunmaması halinde dava açılmasına tevessül edilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,

2-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ”26.04.2015 ve 03.05.2015” yerine ”26.04.2015″, katılanın ise ” Recep Tayyip Erdoğan” yerine ”TC …” olarak gösterilmesi, bozmayı gerektirmiş olup, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 26.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.” Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2016/3871 E., 2017/4964 K.

.

“Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Cumhurbaşkanına hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Kaçak akaryakıt taşımakta iken yakalanan sanığın, kolluk görevlilerine kızarak ve kaçakçılıkla mücadele görevi bulunan kamu görevlilerini kastederek Cumhurbaşkanının da kaçakçılık yapanlara izin verdiği yönündeki tehevvüren söylediği sözlerin demokratik toplumun temel esaslarından hoşgörü kapsamında değerlendirilebilecek ağır eleştiri niteliğinde kaldığının kabulünde zorunluluk bulunduğundan unsurları itibariyle oluşmayan müsnet suçtan beraati yerine yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,

2-Kamu görevlisine hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Sanık hakkında aynı olayda kolluk görevlilerine karşı işlediği hakaret suçu yönünden İskenderun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.05.2015 gün ve 2014/443 esas, 2015/266 karar sayılı kararı ile mahkumiyet hükmü kurulduğunun anlaşılması karşısında; Başbakana karşı hakaret suçunun diğer kamu görevlilerine karşı hakaret suçuyla TCK’nın 43/2. maddesi uyarınca zincirleme şekilde işlenip işlenmediği tartışılmadan ayrı mahkumiyet kararı verilmesi,

b-Kabul ve uygulamaya göre de; Seçenek yaptırım olan adli para cezalarının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı Kanunla değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi uyarınca infaz aşamasında resen uygulama yapılabileceği nazara alındığında hüküm fıkrasında TCK’nın 52/4. maddesi gereğince ihtarat yapılamayacağının gözetilmemesi, kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 27.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.” Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2016/7494 E., 2017/3518 K.

.

“1-Oluş ve dosya kapsamına göre, sanığın facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde kendisine ait hesap üzerinden Cumhurbaşkanı hakkında “…onbir yıldır hep çaldım yine çalarım”, “rüşvetimi alır yaşarım”, “evde istiflemişim bir kaç milyar dolar onları sıfırlayacak .. gibi bir oğlum var”, “ulusum korkma pensilvanyadaki canavar, çalsa da bir bildiği vardır diyen seçmenim var” şeklindeki herkese açık olarak yazılar paylaştığı anlaşılmakla, sanığın eyleminin TCK’nın 299/1-2 maddesindeki şekli ile Cumhurbaşkanına hakaret suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yüklenen suçtan mahkumiyeti yerine yazılı gerekçe ile beraatine hükmolunması,
2-Kabul ve uygulamaya göre ise; CMK’nın 232/6 uyarınca hüküm fıkrasında, CMK’nın 223. maddesine göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin açıkça gösterilmesi gerekirken, hüküm fıkrasında uygulanan kanun maddesi gösterilmeksizin “atılı suçun unsurları oluşmadığından atılı suçtan beraatine” yazılması, bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 01.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.” Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2016/6212 E., 2017/953 K.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir