0216 387 0 388

Vasiyetname Nasıl Düzenlenir?

İnsanlar, öldükten sonra mirasının paylaştırılmasının ve çeşitli isteklerinin kendi iradesine bağlı olarak gerçekleştirilmesini isteyebilir. Medeni kanunumuza göre kişi belirli kurallar çerçevesinde düzenlemiş olduğu vasiyetname ile belirli sınırlar dahilinde mirasını paylaştırabilir, ölümüne bağlı tasarruflar tayin edebilir. Miras avukatı hizmetimiz hakkında detaylı bilgiye “Miras Avukatı” sayfasından ulaşabilirsiniz.

Vasiyetname Düzenleme Şartları

Vasiyetçi olacak kişi kişi ayırt etme gücüne sahip ve on beş yaşını doldurmuş olmalıdır. Mirasını paylaştırmak üzere hazırlayan kişi mirasçılarından saklı pay sahibi olanların saklı paylarının sınırını ihlal etmemek şartıyla tasarrufta bulunabilir. Örneğin üç çocuğu olan bir baba vasiyetname ile çocuklarından yalnızca bir tanesine tüm mirasını bırakamaz. Diğer çocuklarının saklı payı gözetilmelidir.

Vasiyetname vekil veya yasal temsilci tarafından düzenlenemez, bizzat kişinin kendisi tarafından düzenlenmesi gerekmektedir. Kendini bir şekilde ifade edebilen engelli insanlar tarafından da vasiyetname düzenlenebilir.

Her kağıda yazılı şey veya söylenen söz vasiyetname niteliği taşımamaktadır ve hukuki sonuç doğurmamaktadır. Medeni kanunumuzda vasiyetname düzenleme şekilleri sayılmıştır. Buna göre vasiyetname çeşitleri şu şekildedir:

 

Resmi Vasiyetname

Resmi memur tarafından iki tane tanıdığın da katılması şeklinde düzenlenir. Resmi memur olarak nitelendirilen kişiler, noterler, konsoloslar, sulh hakimi veya kendisine kanunla bu konuda yetki verilmiş memurlardır.

Miras bırakan yazılı veya sözlü olarak isteklerini resmi memura bildirir. Resmi memur bu istekleri içeren belgeyi hazırlar, daha sonra vasiyetçi tarafından hazırlanan okunur ve imzalanır. Resmi memur tarafından da tarih yazılarak imzalanır. İmzalanan vasiyetnameyi okuduğunu vasiyetçi tanıklara bildirir, tanıklar da vasiyetnamenin kendi huzurlarında yapıldığını ve vasiyetçinin ehil olduğunu belirterek imzalar. Vasiyetname bu şekilde düzenlenmiş olur. İmzalar, vasiyetnamenin okunması ve tarih geçerlilik için şarttır.

Vasiyetçinin okuma yazma bilmemesi durumunda ise isteklerini sözlü olarak resmi memura iletir ve resmi memur bu isteklere göre vasiyetnameyi düzenler. Düzenlenen vasiyetname resmi memur tarafından iki tanığın da huzurunda vasiyetçiye okunur. Tanıklar tarafından vasiyetin okunduğu ve vasiyetçinin iradesiyle örtüştüğü beyan edilerek hem resmi memur hem de tanıklar tarafından imzalar atılır.

Resmi vasiyetnameyi düzenleyen resmi memur tarafından vasiyetnamenin aslı muhafaza altına alınır.

 

El Yazılı Vasiyetname

El Yazılı Vasiyetname

Vasiyetini el yazısı ile düzenlemek isteyen kişi vasiyetinin tamamını kendi el yazısı ile yazmalıdır. Bilgisayara, daktilo gibi aletler ile yazılan yazılar el yazılı vasiyetname niteliğini taşımamaktadır. El yazısı ile yazıldıktan sonra vasiyetçi tarafından imza ve tarih atılmalıdır. Tarih, gün, ay ve yıl olarak belirtilmelidir. Parmak izi veya kaşe imza yerine sayılmamaktadır. El yazısı ile imza atılmalıdır.

El yazılı vasiyetnamenin yazıldığı şey, dil, yazı tipi için herhangi bir şart bulunmamaktadır. Okunaklı olması daha sonra geçersiz sayılmaması açısından önem arz etmektedir. Düzenlendikten sonra eklemeler de belirtmiş olduğumuz şartlara uygun olarak yapılabilmektedir.

Muhafazası için herhangi bir şart bulunmamaktadır, kişi istediği şekilde saklayabilir.

 

Sözlü Vasiyetname

Olağan yöntemler el yazılı ve resmi şekilde düzenlemedir ancak bu ikisinin düzenlememesi durumunda yani olağanüstü durumlarda sözlü olarak düzenlenebilmektedir. Bu şekilde hazırlanması çok sıkı şartlara bağlanmıştır. Öncelikle iki şart, vasiyetin yapıldığı anda olağanüstü durumun varlığı söz konusu olması ve diğer yöntemlerle düzenlenmesi imkanının bulunmamasıdır.

Sözlü vasiyetname, vasiyetçi tarafından iki tanığa anlatılır ve vasiyeti belgelendirmeleri istenir. Tanıklar bu isteği kabul ederlerse bu aşamadan sonra iki yöntem vardır. Birincisi, tanıklar vasiyeti yazıya döker, tarih ve yer de yazılarak tanıklar tarafından imza atılır. Tanıklar tarafından oluşturulan bu belge sulh veya asliye hukuk mahkemesine götürülerek durum ve vasiyetnamenin düzenlediği koşullar anlatılır. İkinci yöntem ise tanıklar tarafından dinlenen istekler gecikmeksizin sözlü olarak hakime iletilir ve hakim tarafından tutanak tutularak istekler belgelenmiş olur.

Hakim tarafından onaylanmaya karşılaşılabilecek durumlar için istisnalar getirilmiştir. Sağlık kuruluşlarında böyle bir durum gerçekleşmesi durumunda o kuruluşun en yetkili kişisi hakim yerine geçebilmektedir, savaş gibi durumlarda sözlü düzenleme ihtiyacı olabileceği için teğmen veya daha üst rütbeli askeri personeller hakim yerine geçebilmektedir son olarak ülke sınırlarımız dışında seyreden bir ulaşım aracında örneğin gemide böyle bir durumla karşılaşılması halinde o araçtan sorumlu kişi hakim yerine geçebilir.

Olağanüstü durum ortadan kalktıktan itibaren 1 ay içerisinde vasiyetçi yaşamaya devam ettiyse sözlü vasiyetname kendiliğinden geriye dönük olarak hükümsüz hale gelmektedir.

Vasiyetname düzenlenirken şekil şartlarına aykırı veya kanunu emredici hükümlerine aykırı işlemler yapmamak için uzman bir avukatla birlikte işlemleri gerçekleştirmeniz faydanıza olacaktır.

 

Vasiyetnamenin Düzenlenmesine İlişkin Yargıtay Kararları

“Somut olayda, mütevaffanın bilinen tüm mirasçılarına, ve vasiyet alacaklılarına vasiyetname ekli duruşma gününü bildirir tebligatın yapılmadığı anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 596/2.maddesi uyarınca bilinen tüm mirasçılar ve diğer ilgililer usulüne uygun çağrılmadan, vasiyetnamenin açılıp okunması doğru değildir. Mahkemece, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü…” (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Esas No: 2014/19530  Karar No: 2014/16709)

“Somut olayda; mirasbırakanın okur yazar olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda vasiyetçinin, düzenlenen vasiyetnamenin son arzularına uygun olduğunu beyan etmesi yeterli değildir. Tanıkların da, vasiyetçinin kendi önlerinde beyanda bulunduğunu ve onu tasarrufa ehil gördüklerini ifade edip, bu sözlerin yazılması ile de yetinilmeyip vasiyetnamenin kendi yanlarında resmi memur tarafından vasiyetçiye okunduğunu ve onun vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini beyan ettiğini de belirtmeleri ve bu beyanlarının altını imzalamaları gerekmektedir.” (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Esas No: 2015/4647  Karar No: 2016/2487)

.

“TMK.nun 514.(MK.nun 461.) maddesine göre, mirasbırakan tasarruf özgürlüğü sınırları içinde malvarlığının tamamında veya bir kısmında vasiyetname ile tasarrufta bulunabilir. Vasiyet genellikle ivasız bir tasarruftur.Vasiyet alacaklısı, miras bırakanın külli halefi olmayıp, cüz’i halefi olduğu için vasiyet olunan mal üzerinde doğrudan hak kazanması mümkün değildir. Vasiyet alacaklısının alacak hakkının hukuki sebebi olan vasiyet her ne kadar mirasbırakanın sağlığında yapılıyorsa da, bu bir ölüme bağlı tasarruf olduğundan, vasiyet alacağı ancak mirasbırakanın ölümü ile doğar. Vasiyet alacaklısı, kendisine vasiyet edilen şey üzerindeki mülkiyet hakkını ancak bu malın vasiyetin yerine getirilmesi (tenfizi) yoluyla kendisi adına tescili sonucunda kazanır.

Vasiyetnamenin tenfizi davasında davanın kabulüne karar verilebilmesi için vasiyetname konusunun terekeye dahil olduğunun belirlenmesi gerekir ve dava sonucunda verilecek hüküm infazda karışıklık yaratmayacak açıklıkta olmalıdır. Elbirliği mülkiyeti paylı mülkiyete dönüştürülmeden verilecek tenfiz kararının infazı mümkün bulunmamaktadır. Bu halde, davacıya elbirliği mülkiyeti paylı mülkiyete dönüştürmesi için yetki ve süre verilmeli ve oluşacak sonuç dairesinde karar verilmelidir.” (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Esas No: 2015/1587  Karar No: 2015/20903)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 Soru

  • Salahattin Düzenlioğlu 26 Ağustos 2020 16:29

    İlk eşimden(Sağ) bir kızım var ve onun 2 çocuğu var.Benim 2.eşimden 2 çocuğum var.Bana babamdan kalan 1 daire ve 1 dükkan var.İlk eşim ve kızım ben ölür ölmez daire ve dükkanın satışını isteyeceklerini biliyorum.Bunu nasıl önleyebilirim satmadan.Vasiyetname de öldükten sonra 10 yıl daire ve dükkan satılamaz kimse kimseden hak talep edemez gibi yada 2.eşimden olan çocuklarım 10 yıl içinde bir ev vaad ederlerse vasiyetnamede olabilirmi.Bilgileriniz için teşekkürler.

    • Besler Hukuk 27 Ağustos 2020 12:28

      Mirasçıların satış yetkisini vasiyetname ile kısıtlamak mümkün değildir.