0216 387 0 388

GAİPLİK KARARI NEDİR?

Gaiplik Nedir

 

Gaiplik, günlük hayatta da bazen duyduğumuz bir kavramdır. Peki nedir bu gaiplik denen şey? Bir kimsenin ortadan uzun süreli veya ölüm tehlikesi içinde kaybolması sebebiyle, kişinin yaşayıp yaşamadığına dair elde bir veri de yoksa, belirli sürelerin dolması ile birlikte ilgililer tarafından mahkemeye başvurulur. Bu başvuruya müteakiben yargılama aşaması görülecek ve koşulların sağlanması halinde mahkeme tarafından kişi hakkında gaiplik kararına hükmedilecektir. Gaipliği kısaca bu şekilde anlatabiliriz. Buna ilişkin usul ve esaslar Türk Medeni Kanununun 32 ile 35. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Bu yazımızda gaiplik kararı hakkında sizlere geniş ölçüde bir bilgi vermeye çalışacağız. Yazımızın sonunda bu konuda mahkemeye istemde bulunabilmek adına yazılabilecek bir dilekçe örneğine yer vereceğiz. Dilerseniz bu dilekçe örneğini Pdf ve Word formatında indirebilirsiniz. Konu hakkındaki soru ve görüşlerinizi sayfanın en altındaki formu doldurarak bizlere iletebilirsiniz.

Gaiplik Nedir?

Gaip, sözlük anlamı ile; göz önünde bulunmayan, nerede olduğu bilinmeyen kişi manasına gelir. Tabi bu kelime hukukta teknik bir terim olarak kullanılmaktadır. Hukuksal açıdan; mahkemenin gaiplik yönünde bir hüküm tesis etmesi ile kişi gaip sıfatına haiz olacaktır. Bu hükmün verilmesiyle birlikte, işbu karar, gaip kişi hakkında birçok hukuki sonuç doğuracaktır. Kişi hakkında gaiplik kararı verilmesinin en büyük etkisi, bu kararın kişiliğin son bulmasına sebebiyet vermesidir. Bu karar sadece gerçek kişiler hakkında verilebilir. Dolayısıyla tüzel kişilerin gaipliği söz konusu olamaz.

Gaipliğin şartlarını kısaca şu şekilde sıralayabiliriz: 1) Türk Medeni Kanununun öngördüğü hallerden birisinin mevut olması gerekir. Bu haller de kişinin ölüm tehlikesi içinde kaybolması veya kişiden uzun zamandan beri haber alınamamasıdır. 2) Kanunun öngördüğü hallerin ortaya çıkmasından itibaren belirli bir sürenin geçmiş olması gerekmektedir. 3) Kişinin ölümünün kuvvetle muhtemel bir olasılık olarak görülmesi gerekir. 4) Kanuna göre ilgili sayılan kişilerin bu kararın verilmesi yönünde talepte bulunması gerekir. 5) Mahkemenin, gaipliğe karar verdiği yönünde bir hüküm oluşturması gerekir.

Gaiplik Kararı Hangi Hallerde Alınabilir?

Bu kararın alınabilmesi için kişinin ya ölüm tehlikesi içerisinde kaybolmuş olması ya da kendisinden uzun süredir haber alınamıyor olması gerekir. Her tehlikeli olay içerisinde kaybolma, kişinin gaipliği için yeterli değildir. Kaybolma, büyük bir ölüm tehlikesi içerisinde gerçekleşmelidir. Kaybolan kimsenin ölümü sonucunu doğurabilecek tehlikelerin neler olduğu kanunda belirtilmemiştir. Bu sebeple hakim, her bir somut olaya göre ölüm tehlikesinin mevcut olup olmadığını takdir edecektir. Ölüm tehlikesi içinde kaybolmaya örnek olarak; savaşa katılma ve tehlikeli alanda kaybolma, denizde geminin batması sonucunda kaybolma, uçak kazasında kaybolma, deprem esnasında kaybolma ve yangın esnasında kaybolma durumları gösterilebilir.

Bir diğer hal ise kişiden uzun süredir haber alınamaması durumudur. Bu durumda, genelde kişi bulunması gereken yerde değildir. Ayrıca nerde olduğu bilinmediği gibi kendisinden de uzun süredir haber alınamamaktadır. Bu durumda özel bir tehlike durumu aranmamaktadır. Yalnızca kişinin yaşayıp yaşamadığı durumu kuşkulu hale gelmiştir. Burada da yine her bir somut olaya özgü değerlendirme hakim tarafından ayrıca yapılacaktır. Örneğin, mektup yazma alışkanlığı olmayan bir işçinin Almanya’ya çalışmak üzere gitmesi ve kendisinden uzun zamandan beri haber alınamaması gaiplik nedeni değildir. Buna karşılık, Almanya’ya yüksek lisans yapmaya giden ve düzenli olarak ailesiyle telefondan görüntülü konuşan bir öğrenciden uzun süredir haber alınamaması durumu, gaiplik nedeni teşkil edecektir.

Kişiden uzun süredir haber alınamaması durumu, belirli sebeplerle açıklanabiliyorsa; o kişi hakkında gaiplik kararı verilemez. Örneğin eşiyle tartışan bir kadın, bulunduğu şehri terk etmiş ve kendisinden uzun süredir haber alınamıyor olabilir. Burada haber alınamama durumu, kişinin kendi isteği ile gerçekleşmektedir. Kendisiyle iletişim kurulmamasını istemiş, bu sebeple şehri terk etmiştir. Dolayısıyla, bu örnekte de olduğu gibi sadece kişiden haber alınamamasına dayanarak gaiplik kararı verilemez.

Gaiplik Süresi Ne Kadardır?

Gaiplik kararı verilebilmesi için gerekli bir diğer şart, belli bir sürenin geçmiş olmasıdır. Kanun koyucu, bu süreyi gaiplik nedenine göre değişiklik gösterecek şekilde belirlemiştir. Bunun nedeni de ölüm tehlikesi içinde kaybolma ile uzun süredir haber alınamama durumlarında oluşan kaybolanın ölmüş olma ihtimalinin farklılık arz etmesidir. Bu yüzden, ölüm tehlikesi içinde kaybolma için öngörülen süre diğer duruma göre öngörülen süreden daha kısa tutulmuştur. Bu süreler, Türk Medeni Kanununun 33. maddesinde belirtilmektedir.

Öncelikle, ölüm tehlikesi içinde kaybolma hâlinde geçmesi gereken süreye bakacak olursak bu süre; en az bir yıl şeklinde ifade edilmiştir. Bu bir yıllık süre asgari olarak çizilmiştir. Dolayısıyla, gaibin geri döneceğinden ümitli olanlar daha uzun süre bekleyebilirler. Zira, bir yıllık süre dolduktan sonra ne kadar süre geçerse geçsin, ilgililer, diledikleri zaman kişinin gaipliği için mahkemeye başvurabilirler. Bunun için herhangi bir hak düşürücü süre söz konusu değildir. Bir yıllık sürenin hesabı, tehlikeyi yaratan olayın gerçekleşmesinden veya tehlikeli olayın sona ermesinden itibaren yapılır. Örneğin bir uçağın düşmesi söz konusuysa; bu durumda süre kaza tarihinden itibaren işleyecektir. Bunun yanında, sel gibi gerçekleşip sonlanması belli bir zaman sürecek olan olaylar söz konusuysa; bu durumda süre sel felaketinin bitiminden itibaren işleyecektir.

Uzun süre kişiden haber alınamaması durumunda, gaiplik kararı talebinde bulunulabilmesi için geçmesi gereken süre ise; en az beş yıldır. Yani kişiden en son haber alınan tarihin üzerinden en az beş yıl süre geçmiş olmalıdır. Ancak bu durumda gaiplik kararı verilebilecektir. Haberin kişiden bizzat alınmış olmasına gerek yoktur. Haber başka kişiler veya kurumlardan da alınmış olabilir. Bu durumda süre bizzat en son haber alınan tarihten değil, başka yerden alınan son haber tarihinden itibaren işleyecektir.

Gaiplik Kararını Hangi Mahkeme Verir?

Bir kişinin gaipliğine karar verilebilmesi için aranan bir diğer şart, ilgililerin mahkemeye talepte bulunmasıdır. Mahkemenin kendiliğinden harekete geçmesi mümkün değildir. Bahsi geçen ilgililer; hakları ölüme bağlı olan kişilerdir. Yani kaybolan hakkında gaiplik kararı verilmesi halinde birtakım haklara haiz olacak veya mevcut yükümlülüklerinden kurtulacak kişilerdir. Örnek olarak; kaybolanın eşi, atanmış ve kanuni mirasçıları, bir taşınmazı üzerinde intifa hakkına sahip olan biri bu kişilerdendir. Ayrıca vasiyetname alacaklıları, gaip ile birlikte mirasçı olanlar ve gaip yüzünden mirasa katılamayan kişiler de hakları ölüme bağlı kimselerdendir.

Bahsi geçen ilgililerin yetkili ve görevli mahkemeye başvurmaları gerekmektedir. Sonrasında bu çekişmesiz yargı işine yönelik kapsamlı araştırma mahkeme tarafından kendiliğinden yapılacaktır. Şartlar oluşmuşsa; yetkili ve görevli mahkeme, kaybolan hakkında gaiplik kararına hükmedecektir. Gaiplik durumu, bu karardan sonra sonuçlarını doğurmaya başlayacaktır.

Gaiplik Kararı Görevli Mahkeme ve Yetkili Mahkeme Neresidir?

Türk Medeni Kanununda, gaiplik kararını verecek görevli mahkemenin hangisi olduğu düzenlenmemiştir. Bu sebeple Hukuk Muhakemeleri Kanunu genel hükümlerine başvurmak gerekmektedir. Bu kanunda; aksine bir düzenleme bulunmaması halinde, tüm çekişmesiz yargı işleri Sulh Hukuk Mahkemelerinde görülecektir denmektedir. Gaiplik kararı verilmesi de bir çekişmesiz yargı işidir. Ayrıca bu konuda genel hükmün aksine bir düzenleme  de yapılmamıştır. Dolayısıyla bu konuda görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir.

Yetki konusunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu; aksine bir düzenleme olmadığı sürece tüm çekişmesiz yargı işlerinde, talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesi yetkilidir demiştir. Türk Medeni Kanunu ise 32. maddesinde bu konuya ilişin özel yetki kuralı öngörmüştür. Buna göre gaiplik kararı için yetkili mahkeme; kişinin Türkiye’deki son yerleşim yeridir. Eğer Türkiye’de daha önce hiç yerleşmemişse; nüfus sicilinde kayıtlı olduğu yer mahkemesi yetkilidir. Böyle bir kayıt da yoksa; annesinin veya babasının bulunduğu yer mahkemesi yetkili olacaktır. Velev ki anne ve baba da Türkiye’de oturmuyorsa; artık bu sorun son çare olarak Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanuna göre çözülecektir. Bu kanunun 41. maddesinde; kişi Türkiye’de sakin değilse Türkiye’deki son yerleşim yeri mahkemesinde, o da bulunmadığı takdirde Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde görülür; denmek suretiyle yetki konusuna son nokta konmuştur.

Gaiplik Kararı İlan Süresi Ne Kadardır?

Şartların varlığı ile ilgililerin yetkili ve görevli mahkemeye talepte bulunmuş olması, kişi hakkında gaiplik kararı verilebilmesi için yeterli değildir. Bu kararın verilmesinden önce mahkeme tarafından ilan yapılması gerekmektedir. Bu noktada hakkında gaiplik kararı verilecek kişi ağır hak kayıplarına uğrayacağı için ilgililer ile arasında menfaat dengesi gözetilmekte ve ilan yapılarak kendisinden haber alınmaya çalışılmaktadır. Bu sebeple ilan ile birlikte kişinin ortaya çıkarılması sağlanmaya çalışılır.

Hakim, kişinin ortaya çıkması için veya bilgisi olanların mahkemeye başvurarak bildirimde bulunması için belirli bir süre öngörerek en az iki defa ilan yapar. Belirlenecek süre hakimin takdirindedir. Fakat iki ilan arasındaki sürenin en az 6 ay olması gerekmektedir. Hakim dilerse bu süreyi uzatabilecektir ama kısaltması mümkün değildir. Bu sebeple diyebiliriz ki kişi ölüm tehlikesi içerisinde kaybolduysa hakkında gaiplik kararı çıkabilmesi için; durumun meydana gelmesinden itibaren minimum 1,5 sene geçmiş olması gerekmektedir. Kişiden uzun süredir haber alınamaması durumunda ise bu süre minimum 5,5 senedir. Belirtmekte fayda var ki; hakim gerek görürse ikiden fazla ilan yapabilecektir. Bu ilan, Resmi Gazetede, ulusal gazetelerde ve yerel gazetelerde yapılabilecektir. Bu husus da duruma uygun olarak hakimin takdirindedir.

Yapılan ilana müteakip olarak mahkeme, kişi hakkında ya gaiplik kararına hükmedecek ya da talebi düşürecektir. Hakkında gaiplik kararı isteminde bulunulan kişi ilan süresi içerisinde ortaya çıkar veya kendisinden haber alınırsa talep düşecektir. Aynı şekilde kişinin ölmüş olduğu tespit edilirse de talep düşecektir. Buna karşın, bu hallerden hiçbiri meydana gelmezse; kişi hakkında gaiplik kararı verilecektir.

Gaiplik Kararı Kaç Yıl Hükmünü Sürdürür?

Gaiplik kararına müteakiben gaip kişi hakkında ölüme bağlı haklar, kişinin öldüğü ispatlanmışçasına aynen doğar. Bu karar; kişinin öldüğünü tespit etmemekte, öldüğüne dair adi bir karine oluşturmaktadır. Burada ispat yükü yer değiştiriyor diyebiliriz. Kişinin ölmediğini ortaya koyabilecek biri her zaman çıkabilir ve bu karineyi çürütebilir. O zamana kadar gaiplik kararı aynen hükmünü devam ettirecektir.

Bunun yanında gaiplik kararı geriye etkili olarak sonuç doğurmaktadır. Bu duruma bağlı sonuçlar, kişinin ölüm tehlikesi içinde kaybolduğu veya kişiden en son haber alınan zamandan itibaren etkisini doğuracaktır. Kişilik mahkemenin kesin kararı ile sona erecektir. Bununla birlikte mahkeme, işbu gaiplik kararını ilgili nüfus müdürlüğüne on gün içerisinde bildirmeli ve bu hususu ölüm kütüğüne işletmelidir. Bu işlem yalnızca açıklayıcı mahiyettedir.

Gaiplik kararı, hükmünü yitiresiye kadar sonuçlarını doğurmaya devam eder. Bu hükmün yitimi, gaibin ortaya çıkması veya ölümünün tespiti ile olabilir. Bu husus kendiliğinden sonuç doğurmaz. Bu yönde mahkemeye başvurulmalıdır. Mahkemenin bu yönde vereceği karara bağlı olarak gaiplik kararının hükmü ortadan kalkacaktır. Bunun dışında gaiplik hükmünü sonlandıracak bir durum mevcut değildir.

Gaiplik Kararı Miras Hukuku Yönünden Sonuçları Nelerdir?

Gaiplik kararı da ölüme bağlı sonuçlar doğurduğu için aynen bu kişi hakkında da miras açılacaktır. Ancak Medeni Kanun, gaiplik durumuna özgü birtakım farklı uygulamalar düzenlemiştir. Burada Türk Medeni Kanununun 584. maddesinde düzenlenen güvence karşılığı teslim ve 585. maddesinde düzenlenen geri verme hükümleri önem arz edecektir. Şunu da belirtmekte fayda var ki gaip kişinin mirasçı konumunda olması durumunda da uygulama açısından bu kavramlar esas alınacaktır. Bu konuda uzman bir miras avukatı desteği almanız faydalı olacaktır.

Güvence karşılığı teslim yapılmasının amacı, hakkında gaiplik kararı verilen kişinin resmen ölmemiş olması ve bir gün ortaya çıkma ihtimali bulunmasıdır. Bu durumda miras paylaşımı hükümsüz olacağı için paylaşılan malların muris ilan edilen kişiye iadesi için bir fon oluşturulması amaçlanmaktadır. Gaip kişinin gerçekten ölmüş olduğunun tespiti de burada önem arz etmektedir. Çünkü buna göre miras hakkı doğum tarihi değişecek ve başka hak sahipleri ortaya çıkabilecektir. Bu nedenle güvence karşılığı teslim son derece önemli bir kurumdur.

Güvencenin türü ve miktarı ise kanunda belirtilmemiştir. Bu konuda hakime takdir yetkisi tanınmıştır. Bununla birlikte hakimin gaibin haklarını koruyacak yeterli ölçüde bir güvence miktarına hükmetmesi gerekmektedir. Gösterilecek güvence, belirli bir süre için geçerli olacaktır. Kanun bunun için, tarafların menfaat dengesini gözeterek, azami ve asgari süreler öngörmüştür. Ölüm tehlikesi içinde kaybolma durumunda beş yıl, uzun zamandan beri haber alınamama durumunda on beş yıl belirlenmiştir. Bununla birlikte bu süre, en çok gaibin yüz yaşına varmasına kadar bir miktar olarak belirlenir.

Belirlenen sürenin dolmasıyla birlikte güvence sona erecektir. Bununla birlikte geri verme yükümlülüğü her daim devam etmektedir. Zira, gaibin veya üstün hak sahiplerinin sonradan ortaya çıkması halinde, gaibin mirasını alan kimseler, almış oldukları miras paylarını gaibe veya üstün hak sahiplerine geri vermek zorundadırlar. Farklı olarak güvence süresinin son bulmasıyla birlikte mirasçılar kendilerine intikal eden eşyalar üzerinde sınırsız bir tasarruf hakkına sahip olacaklardır.

Ölüm Karinesi ve Gaiplik Farkları Nelerdir?

Ölüm karinesi, ölüme ilişkin adi bir kanuni karinedir. Kesin bir ölüm tehlikesi içinde kaybolan ve cesedine ulaşılamayan kişi hakkında bu karinenin oluşması söz konusu olacaktır. İlk bakışta gaiplik ile çok benzer bir kurum gibi durmaktadır. Fakat bu iki kurum usul, esas ve sonuçları bakımından oldukça farklıdırlar. Bu farkları kısaca şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Ölüm karinesinde kişinin durumuna kesin olarak öldü gözüyle bakılmaktadır. Fakat gaiplik için kuvvetle muhtemel ölmüş olma ihtimalinin varlığı aranmaktadır.
  • Ölüm karinesinden bahsedilebilmesi için herhangi bir sürenin geçmiş olması şartı aranmaz. Fakat gaiplikte bu yönde karar verilebilmesi için belli süre şartları aranmaktadır.
  • Ölüm karinesinde her ilgili, tespit davası açarak mahkemenin vereceği karara göre bu hususu nüfus kaydına işletebilir. Bununla birlikte o yerin mülki amirine ilgililerce başvurularak kişinin nüfus kütüğüne ölüm karinesi dolayısıyla ölüm kaydı düşürtülebilir. Gaiplikte ise talepte bulunma hakkı yalnızca hakları ölüme bağlı kimselere tanınmıştır. Yani ölüm karinesi için talepte bulunabilecekler daha geniş bir kitledir.
  • Ölüm karinesi, açılacak bir tespit davası veya başvurulacak mülki amir kararıyla ortaya konulabilmektedir. Buna karşın, gaiplik kararı ancak mahkeme tarafından verilebilir.
  • Bir kişinin nüfus kütüğüne ölüm karinesi dolayısıyla ölüm kaydı işlenmesi ile birlikte evlilik birliği kendiliğinden son bulacaktır. Gaiplik kararında ise böyle bir durum söz konusu değildir. Ancak eşin bu yönde istemde bulunması ile birlikte mahkemenin bu yönde vereceği bir karar neticesinde evlilik birliği son bulacaktır.
  • Ölüm karinesi durumunda, bu hususun nüfus kütüğüne işlenmesine müteakip miras açılacak ve mal paylaşımı kişi ölmüşçesine gerçekleştirilecektir.  Gaiplikte ise durum farklıdır. Orada da miras açılacaktır. Fakat farklı olarak güvence karşılığı teslim ve geri verme hükümleri devreye girecektir.
  • Ölüm karinesi durumunda sonradan ortaya çıkan kişi, paylaşılan mallarını mirasçılarından sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak geri isteyebilecektir. Gaiplik durumunda paylaşılan malların ortaya çıkan kişi tarafından geri istenmesi ise mirasçılara istihkak davası yöneltilmesi ile mümkün olacaktır.
Gaiplik Davası Dilekçe Örneği

Öncelikle şunu belirtmek isteriz ki bu dilekçe örneği sizlerde bir fikir oluşturması amacıyla verilmektedir. Her somut olay kendi içerisinde ayrıca değerlendirileceği için her bir olaya yönelik hazırlanacak dava dilekçesi de buna göre şekillenecektir. Bu konuda dava açmayı düşünüyorsanız, avukat desteği almanız gerekmektedir. Aksi takdirde ciddi hak kayıplarına uğrayabileceğinizi belirtmek isteriz. Verdiğimiz dilekçe örneğini Word veya Pdf formatında cihazlarınıza indirebilirsiniz. İşte sizler için hazırladığımız dilekçe örneği:

SİLOPİ ( ) SULH HUKUK MAHKEMESİNE

DAVACILAR    :

VEKİLİ              :

DAVALI             :  Hasımsız

KONU                 :  Gaiplik kararı verilmesine yönelik dava dilekçemizin arzından ibarettir.

AÇIKLAMALAR           :

1 – Müvekkillerimin babası olan E….. A….. çobanlık yapmaktadır. Küçükbaş sürüsünü, Şırnak ili sınırları içerisinde bulunan Cudi Dağı’ndaki arazilere düzenli olarak her gün otlatmaya çıkarmaktadır.

2 – 20/03/2013 tarihinde vatandaş, yine bu amaçla, koyunlarıyla birlikte Cudi Dağı eteklerine çıkmıştır. Akşam olmasına rağmen köye geri dönmemiştir. Yalnızca sürüden birkaç koyun evin yolunu bularak dönmüşlerdir. Bunun üzerine jandarmaya haber verilmiştir. Jandarmanın yaklaşık 1 hafta boyunca yürüttüğü arama çalışmalarına rağmen vatandaşın ne ölüsü ne de dirisi bulunamamıştır.

3 – Bu tarihten sonra müvekkillerimin babasından hiçbir haber alınamamıştır. Müvekkillerimin babasının kaybolduğu tarihten bu yana 5 seneden fazla bir zaman geçmiştir. Bu sebeple huzurdaki davayı açma zaruretimiz hasıl olmuştur.

HUKUKİ SEBEPLER     :  HMK, TMK ve sair yasal mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER       :  Silopi Jandarma Komutanlığı 21.03.2013 ve 26.03.2013 tarihli tutanakları, bilirkişi, keşif, tanık ve her türlü yasal delil.

NETİCE VE İSTEM             :  Arz ve izah edilen nedenlerle kendisinden 5 seneyi aşkın bir süredir haber alınamayan müvekkillerimin babası E….. A…… (T.C. Kimlik No: 3*********4) hakkında gaiplik kararı verilmesini ve kesinleşen gaiplik kararının nüfusa tescil edilmesine yönelik karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim.     25.06.2020

Davacılar Vekili                                                                                                                                                                  İMZA

Dilekçe örneğini Word formatında indirmek için tıklayın: Gaiplik Dava Dilekçe Örneği – Word

Dilekçe örneğini PDF formatında indirmek için tıklayın: Gaiplik Dava Dilekçe Örneği – PDF

Gaiplik konusunda elimizden geldiğince sizleri bilgilendirmeye çalıştık. Konu hakkındaki sorularınızı aşağıdaki formu doldurarak bizlere iletebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler Konular

  • İstinaf mahkemesi nedir
    İSTİNAF MAHKEMESİ NE KADAR SÜRER?
    18 Mayıs 2020 İstinaf mahkemesi ne kadar sürer ve davalar ne kadar sürer sorularının cevabı birçok farklı kritere bağlıdır. Bu kriterler; Mahkemenin iş yoğunluğu Hakimin yargılama hızına verdiği...
  • Avukat Maaşları
    AVUKAT MAAŞLARI
    29 Eylül 2020   Avukatlık ve hukuk okumak bu ara çok popüler. Sürekli aldığımız sorular arasında “avukat maaşları ne kadar?” “hukuk okumak mantıklı mı?” soruları başı çekmeye başladı....
  • Tapu İptal
    TAPU İPTAL DAVASI
    23 Kasım 2018   Tapu iptal davası; bir taşınmazın hukuka aykırı olarak tapuya tescili halinde tapu kaydının mahkeme aracılığıyla düzeltilmesi için açılan dava türüdür. Bir mülkün miras ya...
  • Yıllık İzin
    İSTİFA EDEN İŞÇİNİN HAKLARI
    12 Kasım 2018   İstifa eden işçinin hakları sanılanın aksine oldukça fazladır. İş yerinde yaşadığı olumsuzluklar veya daha iyi bir iş bulması nedeniyle her gün bir çok işçi...
  • İŞ KAZASI TAZMİNAT DAVASI - TAZMİNAT HESAPLAMA
    İŞ KAZASI TAZMİNAT HESAPLAMA
    6 Aralık 2019   İş kazası tazminat davası, iş kazası geçiren işçinin hakları arasında en önemli olandır. İş kazası tazminat hesaplama bakımından dikkat edilmesi gereken husus; işçinin kaza...

BENZER BAŞLIKLAR

  • ÖZEL SEKTÖRDE ÜCRETSİZ İZİN HAKKI
    ÖZEL SEKTÖRDE ÜCRETSİZ İZİN HAKKI
    1 Nisan 2020   Özel sektörde ücretsiz izin hakkı koronavirüs salgını döneminde iş hayatında tekrar gündeme geldi. Koronavirüsün en çok etkilediği kesimlerin başında işçiler geliyor. Ekonominin daralması iş...
  • İŞE İADE DAVASI
    İŞE İADE DAVASI
    14 Şubat 2020   İşe iade davası çoğu işçinin geçimini sağladığı ücretinin güvencesidir. Normal şartlarda işveren tarafından işçinin sözleşmesi, haklı veya haksız olarak sonlandırılabilir. Her somut olayın özelliğine...
  • AYRIMCILIK TAZMİNATI
    AYRIMCILIK TAZMİNATI
    31 Ağustos 2020   İş hayatında az bilinen konulardan biri ayrımcılık tazminatıdır. İşverenin çalışanlarına eşit davranması gerektiği toplumumuzda kabul edilmektedir ancak bu durumun kaynağının kanunlar değil örf ve...
  • İŞ KAZASI TUTANAĞI
    İŞ KAZASI TUTANAĞI
    10 Aralık 2019   İş kazasının meydana gelmesi sonucu işverenin bazı yükümlülükleri ortaya çıkmaktadır. İşveren tarafından meydana gelen SGK’ya üç iş günü içerisinde bildirilmeli ve iş kazasına ilişkin...
  • FAZLA MESAİ ÜCRETİ NE KADAR?
    FAZLA MESAİ ÜCRETİ NE KADAR?
    12 Mart 2021   Fazla mesai ya da İş Kanunu’nun düzenlediği kapsamda fazla çalışma haftalık 45 saati aşan çalışmalardır. İş Kanunu’na göre üç tür fazla çalışma vardır. İlki...