0216 387 0 388

DENİZ İŞ KANUNU KİMLERİ KAPSAR?

Deniz iş kanunu kıdem tazminatı

 

Deniz İş Kanunu, lojistik ve turizm sektörleri kapsamında önemini giderek arttırması sebebiyle irdelenmesi büyük öneme sahip olan deniz iş hukuku dalının temel hukuki kaynağıdır. Bu bağlamda deniz taşımacılığı bünyesinde bulunan işçilerin hukuki statülerinin tayini önem arz etmektedir.

Bu makalemizde Deniz İş Kanunu kapsamındaki hukuki kurumların açıklaması yapılacak ve deniz iş hukuku hakkındaki sıkça sorulan sorular cevaplanacaktır. Konu hakkında ek sorularınızın olması halinde sayfanın en aşağısında bulunan kısımdan bizimle iletişime geçebilir, bilgi alabilirsiniz.

Deniz İş Kanunu’nun Kapsamı Nedir?

Hukukumuz bakımından asıl olan, her türlü iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi olmasıdır. Bununla birlikte birtakım özel iş ilişkilerinin karakteristik yapıları, onların farklı hukuki düzenlemelere tabi tutulmasını gerektirir. Bu hususu göz önüne alan kanun koyucu, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 4.maddesinde, deniz taşıma işlerinde İş Kanunu hükümlerinin uygulanmayacağını belirtmiş ve deniz iş hukuku kapsamında ihtiyaç duyulan hukuki düzenlemeleri 854 sayılı Deniz İş Kanunu’nu ile yapmıştır.

Bir deniz taşıma işinin, Deniz İş Kanunu’na tabi olabilmesi için şu üç şarttan birinin gerçekleşmesi gerekmektedir.

  • Deniz taşıma işi yapan işverenin Türk Bayrağı çekme hakkına sahip ve 100 ya da daha yüksek grostonluk bir gemi işletmesi
  • Deniz taşıma işi yapan işverenin, işletmekte olduğu gemilerin grostonluk toplamının 100 veya daha yüksek olması
  • İşverenin çalıştırdığı gemi adamı sayısının 5 veya daha fazla olması

Şayet bu üç koşuldan biri sağlanmaktaysa, ilgili deniz taşıma işinin iş görme borçlusu olan işçi, Deniz İş Kanunu’na tabi olacaktır. Bir başka deyişle bu işçinin her türlü iş ilişkisi Deniz İş Kanunu’na göre çözümlenecektir. Buna mukabil bu üç şarttan herhangi birisinin bulunmaması durumunda işçi ve işveren arasındaki ilişkiye Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır.

Her ne kadar deniz taşıma işleri kural olarak İş Kanunu’nun kapsamı dışında bırakılmış olsa da, kıyı, liman ve iskelelerde gemilerde yapılan yükleme ve boşaltma işleri istisnai olarak İş Kanunu kapsamında dahil edilmiştir. Bu bağlamda bir gemiye eşya yükleme veya bir gemiden eşya boşaltma işini icra eden işçi İş Kanunu’na tabi olacaktır.

Dolayısıyla işçinin deniz taşıma işi kapsamında yapmış olduğu işin mahiyeti, işverenin sahip olacağı yahut olmayacağı birtakım koşullar, o işçinin tabi olacağı kanunun tespitinde rol oynamaktadır.

Deniz İş Kanunu’nda İşveren ve İşçi Kimdir ?

Deniz İş Kanunu 2. maddesi gereği gemi sahibi yahut gemiyi kendi adına ve hesabına işleten kişiye işveren, bir iş sözleşmesine dayanarak gemide çalışmakta olan kaptan, tayfa ve diğer kimselere gemi adamı denir. Bu bağlamda Deniz İş Kanunu bağlamında iş sözleşmelerinin işçi tarafını gemi adamları teşkil etmektedir.

Gemi Adamı Kıdem Tazminatı Hangi Hallerde Alınır ?

İş sözleşmesinin sonlandığı her halde Deniz İş Kanunu’na göre işçinin kıdem tazminatı alma hakkı doğmamaktadır. Örneğin işveren bir derhal fesih sebebine dayanarak gemi adamının iş sözleşmesini feshederse, gemi adamının kıdem tazminatı alma hakkı doğmayacaktır. Aynı şekilde şayet gemi adamı, iş sözleşmesini olağan fesih yoluyla feshetmişse yine kıdem tazminatı alma hakkı doğmayacaktır.

Aşağıda belirtilen hallerde gemi adamının kıdem tazminatı alma hakkı mevcuttur;

  • İş sözleşmesinin işveren tarafından olağan fesih yoluyla feshedilmesi
  • İş sözleşmesinin gemi adamı tarafından derhal fesih yoluyla feshedilmesi
  • İş sözleşmesinin muvazzaf askerlik sebebiyle feshedilmesi
  • İş sözleşmesinin gemi adamı tarafından bağlı bulunan kurum yahut sandıklardan yahut yaşlılık, emeklilik, malullük aylığı veya toptan ödeme alma amacıyla feshedilmesi
  • İş sözleşmesinin gemi adamının ölümüyle sonlanması
  • İş sözleşmesinin geminin kayba uğraması, terk edilmesi, harp ganimeti ilan edilmesi, Türk bayrağı çekme hakkını kaybetmesi nedeniyle kendiliğinden sonlanması

Kıdem Tazminatı Nasıl Hesaplanır ?

Deniz İş Kanunu’na göre gemi adamının işe başlangıç tarihinden, iş sözleşmesinin sonlanmasına kadar geçen her bir tam yıl için gemi adamına 30 günlük ücret tutarında ödeme yapılır. Bir yıldan arta kalan süreler için de oranlama yapmak suretiyle ödeme yapılacaktır. Tazminat hesaplama sayfamızdan hak kazandığınız kıdem tazminatı miktarını öğrenebilirsiniz.

Kıdem tazminatının belirlenmesinde önemli rol oynayan husus işçinin çalışma süresidir. Bu doğrultuda işçinin çalışma süresi, aynı işverenin gemi veya gemilerinde ve hizmetinde çalıştığı ilk günden itibaren çalıştığı dönemlerin tamamı toplanarak hesaplanacaktır. Bu süre zarfında iş sözleşmesinin dönem dönem yeniden kurulmuş olması çalışma süresinin hesabında bir önem teşkil etmeyecektir.

Kıdem Tazminatının Hesabında Hangi Ücret Esas Alınır ?

Deniz İş Kanunu’na göre kıdem tazminatı hesabında, gemi adamının çalışma süresi kapsamında her bir yıl için 30 günlük ücret tutarınca ödeme yapılmaktadır. Hesap, gemi adamının son ücreti üzerinden yapılacaktır.

Bununla birlikte kimi iş ilişkilerinde, gemi adamının ücreti sabit olmayabilir. Nitekim ücret tayini, götürü şeklinde veya yüzde usulünce yapılmış olabilir. Bu gibi hallerde ilgili gemi adamına son bir yıl içinde ödenmiş olan ücret, bu sürede çalışılan günlere bölünür, ortalama ücret bulunur ve kıdem tazminatı hesabı da bulunan bu ortalama ücrete göre yapılır.

Gemi Adamının Ölümü Halinde Kıdem Tazminatı Nasıl Hesaplanır ?

Deniz İş Kanunu’na göre gemi adamının ölümü halinde kıdem tazminatı hesabında bir değişiklik bulunmaz. Bu halde hesaplanacak olan kıdem tazminatı miktarı, gemi adamının yasal mirasçılarına ödenecektir.

Gemi Adamının Günlük Çalışma Süresi Ne Kadardır ?

Deniz İş Kanunu uyarınca gemi adamının iş süresi günde 8 saat, haftada 48 saattir ve bu sürenin haftanın iş günlerine eşit olarak bölünmesi gerekmektedir. İş süresinden maksat, gemi adamının iş başında olduğu yahut vardiya tuttuğu zaman zarfıdır.

Söz konusu iş süresinin ve ayrıca gemi adamlarının yemek ve dinlenme aralarının işveren tarafından herkesçe anlaşılması mümkün bir çizelgede gösterilip, gemi adamlarının görebilecekleri bir yere asılması zorunludur.

Deniz İş Kanunu’na Göre Fazla Mesai Ücreti Nasıl Hesaplanır ?

Deniz İş Kanunu’na göre fazla mesai ücreti, yukarıda belirtilen gemi adamının iş süresinin aşılması halinde gündeme gelir. Bir başka deyişle gemi adamı gerek günde 8 saatten, gerekse de haftada 48 saatten fazla çalışmış ise fazla mesai ücretine hak kazanır.

Her bir saat yapılan fazla çalışma için ödenmesi gereken ücret, normal iş ücretine göre hesaplanacak saat başı ücret miktarının %25’inden az olamaz. Kanun koyucu fazla mesai ücreti bakımından asgari bir sınır belirlemiştir. Fazla mesai ücretinin, normal saat başı ücretinin %25’inden fazla olmasında bir sakınca yoktur.

Deniz İş Kanunu’na Göre İş Sözleşmesi Nasıl Feshedilir ?

Deniz İş Kanunu’na göre iş sözleşmelerinin feshi hususunda iki temel yöntem bulunmaktadır. Taraflar belirli şartların varlığı halinde herhangi bir süre verilmesine gerek olmayan derhal fesih yoluna başvurabilir. Bahsi geçen özel şartların bulunmaması halinde ise iş sözleşmesi ancak karşı tarafa yapılacak bildirimden belirli bir süre sonra sonlanacaktır. Bir başka deyişle olağan fesih gündeme gelecektir.

Derhal Fesih Nasıl Yapılır?

Deniz İş Kanunu’na tabi iş sözleşmelerinin derhal fesih sebepleri Deniz İş Kanunu 14. maddede düzenleme alanı bulmuştur. Bu madde kapsamına giren hallerde fesih hakkına sahip olan taraf, karşı tarafa herhangi bir süre vermek zorunda kalmaksızın doğrudan iş sözleşmesini feshedebilmektedir.

İşveren şu nedenlerden birine dayanarak iş sözleşmesine derhal son verebilir;

  • Gemi adamının bir limanda geminin hareket etmesinden önce gemiye dönmemesi yahut dönmesine rağmen hizmete girmemesi,
  • Gemi adamının tutuklanması, hapse düşmesi yahut gemide çalışmaktan men edilmesi gibi sebeplerle gemide hizmet görmesinin mümkün olmaması,
  • Gemi adamının işverene karşı, kanundan veya iş sözleşmesinden doğan çalışma şartlarına aykırı hareket etmesi,
  • Gemi adamının işverenine karşı, genel kabul görmüş denizcilik kural ve örf adetlerine yahut ahlaka aykırı harekette bulunması,

Gemi adamı şu nedenlerden birine dayanarak iş sözleşmesini derhal feshedebilir;

  • Kanun hükmü veya iş sözleşmesine göre ödenmesi gereken ücretinin, gerektiği gibi ödenmemesi,
  • İşverenin gemi adamına karşı, kanuna, iş sözleşmesine aykırı harekette bulunması
  • İşverenin gemi adamına karşı, genel kabul görmüş denizcilik kural ve örf adetlerine yahut ahlak ve adaba aykırı hareket etmesi

Hem işveren hem işveren vekili hem de gemi adamı şu iki halden birinin bulunması halinde iş sözleşmesini derhal feshedebilir;

  • Herhangi bir sebeple 30 günden fazla bir süre için geminin seferden kaldırılması,
  • Herhangi bir sebeple gemi adamının devamlı olarak gemide çalışmasına engel olan bir hastalığa yakalanmış olması yahut engelli hale gelmesi

Derhal Fesih Usulü Ne Şekildedir?

Deniz İş Kanunu’na göre derhal fesih sebeplerine dayanmak suretiyle iş sözleşmesini feshetmek isteyen işveren veya gemi adamı, karşı tarafa yapacak olduğu fesih bildirimini, fesih sebebini öğrendiği tarihten başlayıp 6 işgünü ve her halde fesih sebebi doğumundan itibaren 1 yıl içerisinde yapmalıdır. Söz konusu süreler hak düşürücü olup ilgili sürelerde kullanılmadığı takdirde fesih hakkı düşecektir.

Deniz İş Kanunu Uyarınca İş Sözleşmesinin Kendiliğinden Nasıl Sonlanır?

Gemi kaybedilir, terk edilir, harp ganimeti ilan edilir veya Türk Bayrağından ayrılırsa iş sözleşmesi kendiliğinden bozulur. Söz konusu durum sözleşmenin infisahı olarak adlandırılır ve tarafların başka bir işlem yapmasına lüzum bulunmaksızın sözleşme kendiliğinden sonlanır. Eğer gemi, Türk Bayrağını taşıma hakkını sürdürmekteyse, mülkiyetinin bir başka kişiye devredilmesi iş sözleşmesinin feshini gerektirmez.

Deniz İş Kanunu’na Göre Olağan Fesih ve İhbar Tazminatı Şartları Nelerdir?

Deniz İş Kanunu kapsamında bulunan bir iş ilişkisi doğrultusunda kurulan süresi belirsiz iş sözleşmelerinin, derhal fesih sebepleri bulunmadıkça, gemi adamının işe alınmasından itibaren 6 ay geçmedikçe feshedilmesi mümkün değildir. Belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinde, feshedecek tarafın, öncelikle durumu karşı tarafa bildirmesi gerekir. İşçinin kıdem süresine göre söz konusu bildirimden sonra iş sözleşmesinin ne zaman sonlanacağı değişkenlik gösterecektir.

Buna göre ilgili iş sözleşmesi, işi 6 aydan kısa süren bir gemi adamı için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak iki hafta sonra, işi 6 aydan 1,5 yıla kadar süren gemi adamı için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak dört hafta sonra, işi 1,5 yıldan 3 yıla kadar süren gemi adamı için bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak altı hafta sonra, işi 3 yıldan fazla sürmüş olan gemi adamı için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak sekiz hafta sonra sonlanmış olur. Söz konusu sürelerin sözleşmeyle arttırılması mümkün iken azaltılması mümkün değildir. Bir başka deyişle kanun koyucu ilgili süreleri asgari olarak tayin etmiştir.

Deniz İş Kanunu’na Göre İhbar Tazminatı Nasıl Hesaplanır ?

Deniz İş Kanunu uyarınca, şayet bir taraf, ilgili sürelere uymaksızın sözleşmeyi olağan fesih yoluyla feshederse, karşı tarafa ilgili süreye tekabül eden ücret tutarını ihbar tazminatı olarak ödemekle yükümlü olacaktır.

Eğer gemi adamının işten çıkarılma sebebi bir sendikaya üye olmak veya olmamak gibi sendikal bir nedene, şikayete başvurmasına, yahut genel bağlamda fesih hakkının kötüye kullanıldığı herhangi bir nedene dayanıyorsa, işveren kıdeme göre belirlenecek ilgili süreye tekabül eden tazminat miktarını, gemi adamına ödemekle yükümlü olur.

5/5 - (2 votes)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Popüler Konular

  • İstinaf mahkemesi nedir
    İSTİNAF MAHKEMESİ NE KADAR SÜRER?
    18 Mayıs 2020 İstinaf mahkemesi ne kadar sürer ve davalar ne kadar sürer sorularının cevabı birçok farklı kritere bağlıdır. Bu kriterler; Mahkemenin iş yoğunluğu Hakimin yargılama hızına verdiği...
  • Tapu İptal
    TAPU İPTAL DAVASI
    23 Kasım 2018   Tapu iptal davası; bir taşınmazın hukuka aykırı olarak tapuya tescili halinde tapu kaydının mahkeme aracılığıyla düzeltilmesi için açılan dava türüdür. Bir mülkün miras ya...
  • kira sözleşmesi örneği
    KİRA SÖZLEŞMESİ ÖRNEĞİ
    8 Temmuz 2021   Kira sözleşmesi örneğine çoğu kişi ihtiyaç duymuştur. Günlük hayatımızda en çok kullanılan sözleşme türlerinden birisidir. Herkes, hayatının belli bir döneminde bir kez de olsa...
  • Avukat Maaşları
    AVUKAT MAAŞLARI
    29 Eylül 2020   Avukatlık ve hukuk okumak bu ara çok popüler. Sürekli aldığımız sorular arasında “avukat maaşları ne kadar?” “hukuk okumak mantıklı mı?” soruları başı çekmeye başladı....
  • Genel Vekalet Ücreti Ne Kadar
    VEKALET ÜCRETİ HESAPLAMA NASIL YAPILIR?
    20 Ağustos 2021   Vekalet ücreti, bu yazımızda iki farklı açıdan ele alınacaktır. Bir yandan noterde çeşitli vekaletnameleri çıkarabilmek için ödediğiniz ücretleri bir yandan da avukata ödenmesi gereken...

BENZER BAŞLIKLAR

  • TEHDİT NEDİR?
    TEHDİT NEDİR?
    6 Mayıs 2019   Tehdit suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 106.maddesinde Hürriyet Karşı Suçlar başlığı altında düzenlenmiştir. Tehdit suçu, bir kişiye, o kişinin yakınlarına yahut malvarlığına büyük bir zarar...
  • PAZAR MESAİ HESAPLAMA
    PAZAR MESAİ HESAPLAMA
    6 Nisan 2021   Pazar günleri ve hafta tatilleri, işçilerin dinlendiği, sosyal hayatına vakit ayırdığı ve aynı zamanda verimini de arttırdığı zaman dilimidir. İşçilerin sürekli bir biçimde çalışması...
  • AYIPLI MAL NEDİR?
    AYIPLI MAL NEDİR?
    10 Aralık 2021   Ayıplı mal, taşınır eşya veya konut, arsa vb. taşınmaz şeyler; yazılım, ses, görüntü gibi elektronik ortamlarda kullanımı sağlanabilen gayri maddi malların tüketiciye teslimi anında...
  • KEFALET SÖZLEŞMESİ NEDİR?
    KEFALET SÖZLEŞMESİ NEDİR?
    12 Aralık 2021   Kefalet sözleşmesiyle, sözleşmenin alacaklısına teminat veren kefilin kişisel malvarlığına başvurmaya yönelik bir kişisel teminat hakkı tanınmaktadır. Böylelikle kefil, kefalet sözleşmesine taraf olarak bir alacaklı...
  • DİLEKÇE ÖRNEĞİ
    DİLEKÇE ÖRNEĞİ
    25 Haziran 2021   Dilekçe örneği bulma ihtiyacını herhangi bir işlemde hepimiz hissetmişizdir. Çünkü istisnasız hepimiz, hayatımızın hiç olmazsa en azından bir noktasında dilekçe yazma mecburiyetinde kalırız. Biz...