0216 387 0 388

YOKSULLUK NAFAKASI (SÜRESİZ NAFAKA)

Yoksulluk nafakası ya da halk arasında bilinen adıyla süresiz nafaka boşanma davası sonucu eşlerden birinin yoksulluğa düşecek olması halinde hakim tarafından ödenmesine hükmedilen bir nafaka türüdür.

 

Yoksulluk Nafakası Şartları

 

Kanun koyucu yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için olayda belli şartların mevcut olmasını aramıştır. Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde yoksulluk nafakası ve bu nafakanın şartları izah edilmiştir.

İlk olarak evliliğin boşanma yolu ile ya da butlanına karar verilerek sonlandırılmış olması gerekmektedir. Evliliğin şekil şartlarına aykırı olarak kurulması halinde butlanına karar verilir. Bu durumda ortada geçerli bir evlilik olduğundan söz edilemez. Ancak kanun koyucu evliliğin iptali halinde de boşanmaya dair nafaka hükümlerinin uygulanacağını düzenlemiştir. Boşanma ve boşanma davası ile ilgili detaylı bilgiye “Boşanma Avukatı” makalesinden ulaşabilirsiniz.

Yoksulluk nafakasının mahkemeden talep edilmesi gerekmektedir. Yani hakim kendiliğinden yoksulluk nafakasına hükmedemez. Yoksulluk nafakasına hükmedilmesini isteyen taraf bu isteğini boşanma davası dilekçesinde, dava devam ederken sözlü olarak ya da boşanma davasının bitiminden sonra ayrı bir dava açarak talep edebilir. Boşanma davasından sonra açılacak yoksulluk nafakası davası boşanma kararının kesinleşmesinden sonra 1 yıl içerisinde açılmalıdır. Taraflar yoksulluk nafakasından feragat etme hakkına da sahiptirler. Bu hakkın kullanılabilmesinin ön şartı ise boşanma davasının açılmış olmasıdır. Feragat eden taraf daha sonra yoksulluk nafakası isteminde bulunamaz. Vekil aracılığı ile de feragat mümkündür. Ancak vekile bu işlem için özel yetkili vekaletname verilmesi gerekmektedir.

Talepte bulunan tarafın boşanma nedeni ile yoksulluğa düşecek olması da aranan bir diğer şarttır. Yoksulluğun nasıl ve neye göre belirleneceği kanunlar tarafından düzenlenmemiştir. Yargıtay’ın görüşüne göre insanın zorunlu ve gerekli görülen ihtiyaçlarını asgari düzeyde karşılayamaması durumunda yoksul olduğu söylenebilir. Bu ihtiyaçlar sadece yeme, içme, barınma olarak düşünülmemeli. Zorunlu ve gerekli ihtiyaçların içerisine kültür, eğitim, ulaşım, sağlık gibi ihtiyaçlar da girmektedir. Tarafların gelir dengeleri de göz önünde tutularak karar verilmektedir. Mahkeme yoksulluk nafakası talebini reddetmiş ve bu karar kesinleşmiş ise tekrardan yoksulluk nafakası talebinde bulunulması mümkün değildir.

Kusurlu eşe nafaka ödenir mi? Nafaka talebinde bulunan tarafın eşit derecede ya da daha az kusurlu olması gerekmektedir. Bazen boşanma da her iki tarafında kusursuz olduğuna hükmedilebilir. Böyle bir durumda hakim nafakaya hükmedebilir.

 

Yoksulluk Nafakasının Diğer Nafaka Türlerinde Farkı

 

Yoksulluk nafakasının tedbir nafakasından ayrıldığı en önemli nokta karar verileceği aşama da karşımıza çıkmaktadır. Tedbir nafakasına boşanma davasından önce ve dava sırasında karar verilebilmesi mümkündür. Ancak yoksulluk nafakasına karar verilebilmesi için boşanma kararının kesinleşmiş olması gerekmektedir. Tedbir nafakasının diğer bir farkı tarafların çocukları içinde istenebilmesidir. Yoksulluk nafakası ise çocuk açısından mümkün değildir. Tedbir nafakasına hükmedilebilmesi için tarafların talepte bulunmasına gerek yoktur.

İştirak nafakası tarafların ergin olmayan yani 18 yaşından küçük çocukları için istenebilmektedir. Yoksulluk nafakasına ise eş için hükmedilmektedir. Yine tedbir nafakasında olduğu gibi iştirak nafakasına hükmedilebilmesi için talep şartı aranmamaktadır. İştirak nafakası istisnaları bulunmakla birlikte çocuk ergin oluncaya kadar ödenir. Yoksulluk nafakası ise kural olarak süresiz bağlanmaktadır.

Yardım nafakası için ortada bir evlilik ilişkisi bulunması gerekmez. Yardım nafakasını alt soy, üst soy ve kardeşler isteyebilmektedir. Yardım nafakası isteminde bulunabilmek için kanun koyucu bir zaman sınırı koymamıştır.

 

Yoksulluk Nafakası Süresi

 

Yoksulluk nafakası, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde belirtildiği üzere şartların varlığı halinde süresiz olarak istenebilmektedir. Nafaka isteminde bulunan taraf yoksulluk nafakası talebini belirli bir süre ile sınırlama hakkına sahiptir. Örneğin sadece 3 yıl boyunca nafaka alma isteminde bulunması mümkündür. Böyle bir talebin olması durumunda hakim tarafından talepte belirtilen süreden daha uzun bir süre nafakanın ödenmesine hükmedilemez. Hakim, tarafın süresiz nafaka talebine karşılık nafakanın belirli bir süre ödenmesine hükmedebilir. Böyle bir durumda bu kararın kesinleşmesi halinde bir daha yoksulluk nafakası başvurusunda bulunulması da mümkün değildir.

 

Yoksulluk Nafakasının Kaldırılması

Yoksulluk Nafakasının Kaldırılması

Yoksulluk nafakası kural olarak süresiz bir nafakadır. Ancak belirli şartların gerçekleşmesi halinde sona ermesi mümkündür. Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesine göre irat şeklinde ödenen nafaka, taraflardan birinin ölmesi veya alacaklı tarafın yeniden evlenmesi durumunda kendiliğinden sona erecektir. Nafaka alacağı kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan oluğu için alacaklının ölmesi halinde mirasçılar tarafından istenmesi mümkün değildir. Ancak mirasçılar nafaka alacağının muaccel kısmının ödenmesini isteyebilmektedirler.

Evlenme nedeniyle nafakanın kaldırılması mümkün müdür? Yeniden evlenen tarafın alacaklı olan taraf olması gerekmektedir. Eğer nafaka borçlusu yeniden evlenir ise bu nafaka bakımından sona erme sebebi değildir. Nafaka alacaklısı yeniden evlenip boşandığı takdirde ilk eşinden kesilen yoksulluk nafakasının bağlanmasını isteme hakkına sahip değildir. Sadece yeni boşandığı eşinden yoksulluk nafakası talep etme hakkına sahip olacaktır.

Nafakanın toplu olarak tek seferde ödenmesine de hakim tarafından karar verilebilmektedir. Toptan ödenmesine karar verilmesi halinde ödeme ile birlikte yoksulluk nafakası borcu sona erecektir. Karar kesinleştikten sonra nafaka borçlusunun ölmesi halinde ise nafaka borcu terekenin pasif kısmında yerine alır.

Nafaka ödenen taraf evli olmamasına rağmen fiilen evlenmiş gibi bir yaşam sürüyor ise nafaka borçlusunun talebi ile mahkeme yoksulluk nafakasını sona erdirebilir. Doğal olarak nafaka alacaklısının yoksulluk durumu ortadan kalkar ise nafaka da son bulacaktır. Bunun tespitini nafaka borçlusu açacağı bir dava ile mahkemeden tespit etmesini isteyebilir. Nafaka alacaklısının haysiyetsiz yaşam sürmesi durumunda da nafaka sona erdirilebilecektir. Haysiyetsiz yaşam sürmeden anlaşılması gereken ahlaki değerlere aykırı bir yaşam sürmektir. Örneğin kişinin kadın ticareti yapması, uyuşturucu bağımlısı olması, alkolik olması. Bu durumun devamlı olması ve nafaka borçlusu açısından onur kırıcı bir davranış olması gerekmektedir.

 

Yoksulluk Nafakası Yetkili ve Görevli Mahkeme

 

Yoksulluk nafakası, aile hukuku alanı içerisinde kaldığından dolayı her türlü talep ve dava da aile mahkemesi görevlidir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemeleri aile mahkemesi sıfatıyla hizmet vermektedir.

Nafaka açılan boşanma davası içerisinde istenmiş ise doğal olarak yetkili mahkeme boşanma davasına bakan mahkemedir. Boşanma davasından ayrı olarak açılan davalarda ise yetkili mahkeme nafaka talep edenin yerleşim yeri mahkemesidir.

 

Yoksulluk Nafakası Yargıtay Kararları
Karar 1:

“Boşanan eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedebilmek için nafaka talep eden eşin boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kusurunun daha ağır olmaması yanında, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması gerekir (TMK m.175). Boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkek tam kusurlu olmakla birlikte, davacı kadın hakkında yapılan ekonomik ve sosyal durum araştırma tutanağında davacı kadının yaz aylarında rehber olarak çalıştığı, 2 dairesi ve adına araç kaydının bulunduğu dairelerden 1 tanesinin kirada olup, aylık 750 TL kira gelirinin bulunduğu, davalı erkeğin ise 1.300 TL gelirle Turizm seyahat acentasında şoför olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, Türk Medeni Kanunu’nun 175 maddesi koşullarının gerçekleştiğinden söz edilemez. O halde davacı kadının yoksulluk nafakası isteğinin reddi gerekirken yazılı şekilde yoksulluk nafakası takdiri doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.”

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi         2019/7387 E.  ,  2019/11400 K.

 

Karar 2:

“İlk derece mahkemesince tarafların boşanmalarına davacı kadın yararına tedbir ve yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminata hükmedilmiş, davalı erkek tarafından tüm yönlerden istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesini yapan bölge adliye mahkemesince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, erkeğin istinaf başvurusu kısmen kabul edilerek, kadının emekli olduğu, boşanma yönünden yoksulluğa düşmeyeceği gerekçesiyle kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiş ise de;

yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı kadının asgari ücretin altında (1500 TL) maaş aldığı; davalı erkeğin ise emekli olduğu, ayrıca özel bir şirkette çalıştığı, üç katlı evi ile bir yayla evinin olduğu anlaşılmaktadır. Yerleşik Yargıtay İçtihatlarına göre, asgari ücret seviyesindeki gelir kişiyi yoksulluktan kurtarmaz (HGK 24.12.2014 tarih 2013/2-1364 Esas-2014/1082 Karar sayılı kararı). Bu sebeple, asgari ücret düzeyinde dahi geliri bulunmayan kadın yararına yoksulluk nafakası koşulları gerçekleşmiş olup, erkeğin sosyal ve ekonomik durumu da göz önüne alınarak kadın lehine uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken, yazılı gerekçe ile bu talebin reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.”

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi         2019/6969 E.  ,  2019/11395 K

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 Soru

  • demet sak 14 Ocak 2020 14:08

    başvurma süresi ne kadar Avukat Bey

    • Besler Hukuk 14 Ocak 2020 15:06

      Boşanma davası ile birlikte ya da boşanma davası kesinleştikten itibaren bir yıl içerisinde talep edilebilir.