0216 387 0 388

Nafaka ve Nafaka Türleri Nedir?

Nafaka, “geçinmek için gerekli olan şeylerin bütünü” şeklinde tanımlanmaktadır ve nafaka borcu kanundan kaynaklanan bir borçtur. Nafaka denilince akla sadece boşanma davasıyla bağlantılı olan nafaka türleri gelse de Medeni Kanun’da boşanma davasıyla alakası olmayan nafakalar da mevcuttur. Bu yazıda ise somut olay sayısının çokluğu nedeniyle ağırlıklı olarak boşanma davasıyla bağlantılı olan nafakalardan bahsedilecektir.

Nafaka Türleri

Boşanma davası sırasında talep edilenler ve boşanma davasıyla bağlantısı olmayanlar şeklinde iki üst başlıkta toplanabilir. Boşanma esnasında talep edilen nafakalar boşanma davasıyla birlikte talep edilebileceği gibi ayrı bir dava açılarak boşanma davasından bağımsız olarak da istenebilir. Boşanma davasının açılması ve süreci ile ilgili makalemize “Boşanma Davası” sayfasından  ulaşabilirsiniz.

 

İştirak Nafakası Nedir?

Evlilik birliğinin doğurduğu sonuçlardan biri; çocukların bakım, eğitim ve gözetim gibi sorumluluklarının eşler tarafından birlikte üstlenilmesidir. Her iki eş de çocukların maddi anlamdaki bu giderlerini karşılamada eşit derecede sorumludurlar. Bu durum Türk Medeni Kanunu’nun 327. maddesinde hüküm altına alınmıştır. Boşanma durumunda ise çocuğun velayetini elinde bulunduran eşin, çocuğa ait tüm giderleri tek başına üstlenmek zorunda kalmasının önüne geçilmek istenmiş ve Medeni Kanun’un 182. ve 329. maddesinde iştirak nafakasına yer verilmiştir. Buna göre; küçüğe fiilen bakan veya velayeti elinde bulunduran eş veya çocuk ayırt etme gücüne sahip değilse gerekli hallerde atanan vasi ve kayyım veya çocuk ayırt etme gücüne sahipse bizzat küçüğün kendisi tarafından, velayeti elinde bulundurmayan eşe karşı nafaka davası açabilir.

Burada ödenecek miktarının belirlenmesi konusunda küçüğün giderleri ve nafaka ödeyecek olan eşin mali gücünü göz önünde bulunduracak olan hakim, takdir yetkisine sahiptir. Ayrıca hakim, kendisine bir talep olmasa dahi velayeti elinde bulundurmayan eşin iştirak nafakası ödemesine hükmedebilir. Nafaka süresi ise çocuğun ergin olmasına kadar geçecek olan süredir. Eğer çocuğun eğitimi devam ediyorsa, çocuk 18 yaşından büyük olsa bile eğitim süresi boyunca nafaka devam eder.

 

Yoksulluk Nafakası Nedir?

Yoksulluk Nafakası Nedir?

Medeni Kanun’un 175. maddesinde belirtilen yoksulluk nafakası, boşanma sonucunda yoksulluğa düşecek olan tarafın diğer taraftan maddi gücü oranında isteyebildiği nafaka türüdür. Sanılanın aksine bu nafakadan sadece kadınlar değil, erkekler de yararlanabilir. Önemli olan husus tarafın boşanma sonucunda yoksulluğa düşecek olmasıdır. Çok karıştırılan diğer bir konu ise boşanmada edinilmiş malların paylaştırılması sırasında hakim tarafından belirlenen katılma alacağı tazminatının yoksulluk nafakası zannedilmesidir. Boşanmada malların paylaşımı konusunda bilgi sahibi olmak isterseniz buraya tıklayarak yazımızı okuyabilirsiniz.  Yoksulluk nafakasının bazı şartları vardır ve bu şartların hepsinin gerçekleşmiş olması gerekir. Yoksulluk nafakasının temel şartları ise;

  • Nafaka talep eden tarafın boşanma sonucunda yoksulluğa düşecek olması gerekir.
  • Boşanmaya sebep teşkil eden olaylarda nafaka talep eden tarafın nafaka yükümlüsü olan taraftan daha ağır kusurunun bulunmaması gerekir.
  • Talep edilmesi gerekmektedir.

Ayrıca yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için evlilik birliğinin boşanma davası sonucunda ortadan kalkması gerekmektedir. Süresi ise belirli sınırlarla çizilmiş olmasa bile birkaç durumda hakim, nafakanın hükümsüz kılınmasına karar verebilir. Bunlarda ilki nafaka alacaklısının veya yükümlüsünün ölümüdür. İkinci durum ise nafaka alacaklısı olan tarafın evlenmesi veya evlenmese bile fiilen evliymiş gibi hayat sürdürmesidir. Üçüncü durumda da nafaka alacaklısının yoksulluk halinin ortadan kalkmasıdır. Yoksulluk nafakasını sona erdiren son hal ise nafaka alacaklısının haysiyetsiz bir yaşam sürmesidir.

 

Tedbir Nafakası Nedir?

Özellikle uzun süren boşanma davalarında, dava devam ederken yukarıda bahsedilen nafakalardan yararlanamayacak olan eş ve çocuğun muhtaç duruma düşmemesi ve hayatlarını idame ettirebilmesi için gerekli olan maddi imkanların sağlanabilmesi amacıyla tedbir nafakası adıyla bir nafaka türü belirlenmiştir. Türk Medeni Kanunu’nun 169. Maddesinde belirtildiği üzere; “boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır.”  Süresi geçici önlem özelliği taşıması sebebiyle dava sonuçlanıncaya kadarki geçecek olan süredir.

 

Yardım Nafakası Nedir?

Türk Medeni Kanunu’nun 364. Maddesine göre herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoy, altsoy ve kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür. Bu nafakanın verilebilmesi için yükümlünün refah içinde bulunması gerekmektedir. Bir boşanma durumunda çocuk için ver çocuk ergin oluncaya kadar (kural olarak 18 yaş) yukarıda bahsedilen iştirak nafakası adı altında verilirken ergin olduktan sonra bu nafaka yadım nafakası olur. Yani eğer ki çocuk ergin olmuşsa ve eğitimi devam etmiyorsa, yine de anne/babasından onların altsoyu olması sebebiyle yardım nafakası yoluna başvurarak kendisinin yoksulluğa düşmesini engelleyecek maddi yardım talep edebilir. Fakat anne/babasının refah içinde bulunması gerekir.

 

Nafaka ve Nafaka Türleri Hakkında Yargıtay Kararları

“…Böylece, öteden beri uygulanagelen bu hükme göre hakimin, bu konuda bir talebin varlığı aranmaksızın, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, malların yönetimine ilişkin geçici önlemleri resen alması gerekir. Bu geçici önlemlerden birisi de tedbir nafakasıdır. Tedbir nafakası, talebe bağlı olmaksızın resen takdir edilir ve geçici bir önlem olarak davanın başından itibaren karar kesinleşinceye kadar hüküm altına alınır. Dolayısıyla tedbir nafakası takdirine ilişkin kararın davanın açıldığı tarih itibariyle tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına ilişkin araştırma sonuçlarının dosya gelişini takiben hemen verilmesi gerekir. Boşanma ve ayrılık davalarında, tarafların kusur durumu hiçbir şekilde tedbir nafakasının takdirine etkili bir unsur değildir. Kusurlu eş yararına dahi, bu tedbirlerin alınması mümkündür. Yine, her iki tarafında gelirinin bulunması tedbir nafakası verilmesini engelleyici bir hal değildir. Ancak eşlerin ekonomik güçlerinin birbirine yakın olmaması durumu söz konusu ise bu durumda geçici tedbir nafakası verme zorunluluğunun ortadan kalkacağı söylenebilir.” Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2017/2-1891 E. 2018/1577 K.

“… Bu durumda, mahkemece; yukarıda açıklanan esaslar çerçevesinde olaylar değerlendirilip; davacı ile davalı tarafın boşanmaya karar verdiği tarih itibariyle ekonomik ve sosyal durumunun belirlenip, şimdiki durumları ile kıyaslanarak; boşanma kararından sonra tarafların mal varlığında ve gelirinde bir değişiklik olup olmadığı detaylı bir şekilde araştırılarak, değişiklik var ise, bunun kararlaştırılan nafaka miktarına ne ölçüde etkisi bulunduğu tartışılarak, başlangıçtaki denge gözetilerek, bununla birlikte “çoğun içinde azı da var” kuralı gereği, nafakanın tamamen kaldırılması yerine,  hakkaniyet ölçüsünde indirilebileceği de gözetilerek, yapılacak yargılama sonucunda hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bu hüküm bozmayı gerektirmiştir.” Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/3-1532 E. 2017/1465 K.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 Soru

  • esra beste eren 6 Mart 2020 17:30

    MERHABA .Adım Esra Beste. 1977 dogumluyum. Ankara Sincan da oturuyoruz.Eşimle severek evlendim. Aslında içim çok dolu ama kısaca yazmak istiyorum. Size sorma cesaretini internet sitenizdeki sorularınızı sorabilirsiniz kısmıydı. Eşimin 2. eşiyim. Adı Erdal. eşim 1996 senesinde evlenmiş ve 2006 da boşanmış. İyi ki boşanmış 🙂 Cünkü eşimi çok ama çok seviyorum. Neyse bu arada 1 oğulları olmuş. Enes Eren. Ama Eşimin eski eşi Semra sadece İlk okul 2.sınıfa kadar evde bulunmuş. Bu arada enes %50 zihinsel engelli ve raporu var. Bu arada erdaldan imza istemişler eşim bir kağıda imza atmış ve enesi babasına yani Erdala vermişler. O saatten sonra eşimin çocuğuna yani enese kayınvalidem ve kayınpederim bakmış. Onlarda Ankara nallıhanda. Ne çocuğunu görmek istemiş nede sormuş. artık enes 22-23 yaşlarında ve hala nallıhanda. Eşimle ikimizin ne sigortalı bir işi nede devamlı bir işimiz var. Ama bu zaman zarfında semra devamlı nafaka davası açtı bize. Ve hep ben internetten yani e-ticaretle ufak tefek şeyler satıp o çocuğuna hiç bakmayan kadının nafakasını ödüyorum. Hani diyorlar ya kadın her zaman en üsttedir. Bende kadınım. Benim nafakam nerede. Açıkçası eşim ve ben çok yemek yiyemiyoruz çünkü dişlerimiz döküldü. 🙂 Bunu gerçek söylüyorum. Ve özel dişçiye gitmemiz lazım ama biliyorsunuz Türkiye de yaşıyoruz. Burada herzaman parasız insan 2.hatta 3. sınıf tabakadayız. Çünkü devlet hastaneleri kasap gibi. Bazen keşke Suriyeli olsaymışız diyorum. Şu zamana kadar ne devletten 1 lira aldık nede yardım. Zaten etmezler. Gıda yardımı için bile gittik. Ama biz yalvarmayı bilemediğimiz için…Neyse, açıkçası ve kısacası ben o kadına yani Semra hanıma beni sömürdüğü için maddi ve manevi tazminat açmak istiyorum. 8 senedir kapıma gelip nafaka için kocamı alacaklar diye yaygın anksiyete yani panik atak hastalığına tutuldum. Çünkü bir gece öyle oldu ve ben sabahı sabah ettim. 1. Bu tazminat davasını açabilirmiyim. 2. açarsam nereye veririm. 3.Barodan Avukat verirler mi. 4. Bir dilekçe örneği var mı?

    • Besler Hukuk 7 Mart 2020 16:24

      Anlattıklarınız çok üzücü şeyler tabi ama nafaka talep ettiği için kimseye dava açamazsınız. Eşiniz işsiz ve eski eşinin gelirleri varsa nafakanın kaldırılması ya da iptal edilmesi için dava açabilirsiniz. Adli yardım bürosuna başvurursanız sizi bir avukata yönlendireceklerdir.