0216 387 0 388

İŞ KAZASI NEDİR? İŞ KAZASININ ŞARTLARI

İş kazası; işçinin işverenin emir ve talimatları doğrultusunda yapmakta olduğu bir iş sırasında meydana gelen ve işçiyi bedensel veya ruhsal olarak zarara uğratan hallerdir. İş kazası tanımı iş hukuku ile ilgili kanunlarda net olarak açıklanmamakla birlikte yukarıda yaptığımız tanım genel bir tanım mahiyetindedir.

 

İş Kazası Durumları Nelerdir?

 

İş kazası nedir sorusunun cevabı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda düzenlenmiştir. Söz konusu kanunun 13. maddesinde sayılan haller iş kazası olarak kabul edilmektedir. Bu madde de sayılan ilk hal kazanın iş yerinde gerçekleşmesi halidir. İkinci olasılık ise kazanın işveren tarafından gördürülmekte olan iş nedeniyle gerçekleşmiş olması halidir. Diğer bir hal kazanın işveren tarafından sağlanan servis hizmetinin gerçekleştirilmesi sırasında gerçekleşmesidir. İşverenin işçiyi bir işi ile ilgili olarak bir yere gönderdiği sırada gerçekleşen kazalar bir diğer haldir. Son durum ise bebekli kadının süt verme izni sırasında kazanın gerçekleşmesidir. SSGSSK’ya göre bu durumlardan birinin gerçekleşmesi halinde iş kazası meydana gelmiş olacaktır.

Her türlü kaza iş yerinde gerçekleşmek ile iş kazası sayılacak mıdır? Yargıtay’ın verdiği kararlar ışığında işçinin iş yeri içerisinde kalp krizi geçirmesi dahi iş kazası olarak görülmektedir. Yine Yargıtay tarafından verilen bir diğer karar ise iş yerinde gerçekleştirilen intihar eyleminin dahi iş kazası sayılacağına yöneliktir. Ortaya çıkan durumda işçinin ağır kusurunun bulunması dahi olayın iş kazası olarak sayılmasına engel değildir. İşçinin kusurluluğu tazminat istemine etki etmektedir.

Kazanın işveren tarafından sağlanan servis hizmetinin görüldüğü sırada gerçekleşmesi halinde iş kazası olup olmadığı neye göre belirlenmektedir? İşveren tarafından işçiler için toplu olarak servis tuttuğu durumlar ile bir işçisine özel araç tahsis etmesi arasında bir fark yoktur. Her iki durum da bu hükmün kapsamına girer ve iş kazası sayılır. Ancak Yargıtay bir olayda işverence sağlanan servis aracının bozulması nedeniyle araçtan inerek yürümeye başlayan ve bir süre sonra trafik kazası geçirerek hayatını kaybeden işçinin uğramış olduğu kazayı iş kazası olarak nitelendirmemiş ve uygun nedensellik bağının kesildiğine dikkat çekmiştir. Yine başka bir olayda servis aracına ulaşmak için karşıdan karşıya geçerken kaza geçiren işçinin durumunu iş kazası olarak nitelendirmemiştir.

 

İş Kazasının Unsurları

 

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre bir kazanın iş kazası olarak tanımlanabilmesi için belirli şartlara sahip olması gerekmektedir.

Aranan ilk şart kazanın sigortalı bir çalışanın başına gelmesidir. Diğer bir şart kazaya uğrayan işçinin başına gelen durum bir önceki başlık altında saymış olduğumuz durumlardan birine girmelidir. Yine kanuna göre sigortalı çalışan bu kaza sonucu bir zarara uğramalıdır. Yani sadece kaza geçirmiş olması durumun iş kazası olarak sayılabilmesi için yeterli değildir. Kısacası sigortalı çalışan kaza sonucu bedensel veya psikolojik bir zarara uğramalıdır. Kanun tarafından da belirtildiği üzere Sosyal Güvenlik Kurumu kazayı değerlendirirken zararın hemen kazadan sonra ortaya çıkıp çıkmamasına bakmaz. Önemli olan husus zarar kazadan sonra meydana gelse de zarar ve kaza arasında uygun nedensellik bağının bulunup bulunmadığıdır.

Diğer bir şart ise uygun nedensellik bağının bulunup bulunmadığıdır. Yani meydana gelen zarar ile kaza arasında bir sebep sonuç ilişkisi kurulabiliyor ise uygun nedensellik bağının kurulduğundan bahsedilebilir.

5510 sayılı kanun dışında iş kazasına ilişkin başka düzenlemelerde mevcuttur. Bireysel iş hukuku kapsamında İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu’nda bulunan düzenlemeler buna örnektir. Bireysel iş hukuku anlamında iş kazası, işveren tarafından iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin önlemlerin alınmaması halinde meydana gelen kazadır. Bireysel iş hukuku açısından iş ile kaza arasında da uygun nedensellik bağı bulunmalıdır. Eğer iş ile kaza arasındaki uygun nedensellik bağı kurulamıyor ise işverenin sorumluluğuna gidilemez.

Kaza işverence kuruma üç gün içerisinde bildirilmelidir. Aksi takdirde işveren açısından belirli yaptırımlar öngörülmektedir. Ayrıca kuruma bildirim yapılmadan kurum tarafından yapılan yardımlardan yararlanmak işçi bakımından da mümkün değildir. Kuruma bildirim hakkında detaylı bilgiye İş Kazası Bildirimi makalesinden ulaşabilirsiniz.

 

İş Kazası Sonucu Yapılan Yardımlar

İŞ KAZASI NEDİR İŞ KAZASININ ŞARTLARI

 

İş kazasına uğrayan sigortalı çalışana belirli işlemlerin yapılması sonucu Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından maddi yardımda bulunulmaktadır. Kaza sonucu sigortalı çalışan ölmüş ise bu yardımlardan ölenin hak sahiplerinin de yararlanması mümkündür. Kurum parasal yardımın yanında sağlık giderleri bakımından da sigortalı çalışana yardımcı olmaktadır.

İş kazası sonucunda kurumca sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneği bağlanmaktadır. Geçici iş göremezlik ödeneğinden yararlanmak için sigortalı açısından herhangi bir prim ödeme şartı bulunmamaktadır. Sigortalıya tanınan bir diğer imkân ise şartlarının varlığı halinde sürekli iş göremezlik ödeneğinden faydalanabilmesidir.

Sigortalı geçirdiği kaza sonucunda ölmüş ise hak sahiplerine kurumca gelir bağlanmaktadır. Bir diğer yardım ise yine sigortalı ölmüş ise gelir bağlanmış olan kız çocuğuna evlenme ödeneği verilmektedir. Ve son olarak sigortalının ölümü nedeniyle cenaze giderleri için ödenek verilmektedir.

 

İş Kazası Tazminatı

 

İşverenden tazminat istenmesi mümkündür. Ayrıca açılacak maddi ve manevi tazminat davaları zorunlu arabuluculuk kapsamı içerisinde değildir. Yani arabulucuya başvurma zorunluluğu bulunmadığından doğrudan dava açılabilmektedir.

Kaza sonucu açılacak maddi tazminat davasında istenebilecek giderler Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenmektedir. Maddi tazminat kapsamında kaza sonucu yapılan tedavinin giderleri, kazanç kaybı, kaza sonucu çalışma gücünün azalması ya da tamamen kaybedilmesi ve ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle uğranılan zararlar bulunmaktadır. İş kazası sonucu kişi hayatını kaybederse defin giderleri de bu kapsamda istenebilmektedir.

Şartlarının varlığı halinde ölen kişinin yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı isteme hakları da mevcuttur. Bir diğer tazminat türü ise manevi tazminattır. Kişinin kaza sonucu ruh halini bozan, yaşama sevincini azaltan, duygusal anlamda çöküntü yaşamasına sebep olan haller bu tazminatın kapsamına girmektedir. Manevi tazminat isteminin kaza geçiren kişinin yakınları tarafından da ayrıca istenmesi mümkündür. Ağır bedensel zararın mevcut olması halinde yakınlar tarafından da manevi tazminat istenmesi mümkündür.

İstenecek tazminatlarda işleyecek zamanaşımı genel kurallara göre belirlenir. Bu nedenle tazminat davası açısından zamanaşımı süresi on yıldır.

 

İş Kazasında Yetkili Mahkeme

Açılacak tazminat davalarında yetkili mahkeme birden fazladır. Görevli mahkeme iş mahkemeleridir. Genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Ancak kazanın meydana geldiği yer ile zararın meydana geldiği yerde de dava açılabilmektedir. İş yerinin  bulunduğu yer mahkemesi de davaya bakmakla yetkilidir. Dava açacak olan sigortalı işçi veya işçinin vefatı halinde hak sahipleri yukarıda sayılan yetkili mahkemelerden herhangi birinde dava açabilmektedirler. Detaylı bilgiye iş kazası avukatlarımız tarafından yazılmış olan şu makalemizden ulaşabilirsiniz: İş Kazası Avukatı

 

İlgili Yargıtay Kararları:

 

“İş kazası nedeniyle tazminat alacağı haksız fiile dayalı olup, faiz başlangıcı tazminatı doğuran zararlandırıcı olay tarihidir.
Somut olayda, dava konusu iş kazasının 11/12/2010 tarihinde meydana geldiği, dava dilekçesinde maddi ve manevi tazminatlara olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiş iken; mahkemece ıslah edilen maddi tazminatlara ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, yukarda belirtilen maddi ve hukuksal olgular gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.”

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2019/1224 E.  ,  2019/6435 K.

 

“Somut olayın; zamanın sabaha doğru olduğu saatlerde, davalı sürücü …’ın araçta uyuklaması sonucu kontrolünü kaybederek çok şeritli tek yönlü yolun emniyet şeridine girerek, emniyet şeridinde bekleyen kazazede yayaya çarptığı ve ölümüne sebep olduğu, 27/06/2016 kusur raporunda da davalı sürücünün 2918 sayılı KTK’nın 52., 82. ve 84. Maddelerine, kazazedenin 2918 sayılı KTK’nın 68/a-c Maddelerine muhalefetten kusur verildiği, anılan bu raporun oluşa uygun olduğu anlaşılmakla, gerçekleşen iş kazasında işverenin özen yükümlülüğü kapsamında alabileceği bir tedbirin bulunduğundan ve giderek sorumluluğunu gerektirecek bir kusurunun olduğundan bahsetme imkanı bulunmadığının, kazanın gerçekleşmesinde üçüncü kişinin ve zarar görenin ağır kusuru nedeniyle, işveren şirketin illiyet bağının kesildiğinin kabulü ile davalı işveren yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.”

Yargıtay 21.Hukuk Dairesi 2019/1202 E.  ,  2019/6173 K.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir