0216 387 0 388

Boşanma Davası Nedenleri Nelerdir?

Her yıl evlilik sayısı hızla artarken aynı oranda boşanma sayıları da aynı hızla artmaktadır. Modern çağ insanı artık kol kırılır yel içinde kalır dememekte ve tüm hayatını birlikte geçirmek istemediği insana katlanmak zorunda hissetmemektedir. Bu durumda karşımıza boşanma davası çıkıyor. Kimi zaman tek celsede kimi zaman uzun zamana yayılan bu dava türüyle ilgili tüm sorularınızın cevapları makalemizde. Boşanma davaları ve süreci hakkında daha fazla bilgiye “Boşanma Avukatı” makalesinden ulaşabilirsiniz.

Çekişmeli boşanma davalarından özel ve genel boşanma sebeplerini daha derin inceleyeceğiz.

 

Özel boşanma nedenleri

1-Aldatma (Zina)

2-Hayata Kast, Pek Kötü Veya Onur Kırıcı Davranış

3-Suç İşleme Ve Haysiyetsiz Yaşam Sürme

4-Terk

5-Akıl Hastalığı

 

Aldatma (Zina) Nedeniyle Boşanma Davası

Aldatma(zina), eşlerden birinin evlilik devam ederken karşı cinsten biri ile bilerek ve isteyerek cinsel ilişkide bulunmasıdır. Zinanın varlığı halinde yargıç evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olduğuna karar verir. Bu dava türü pratikte özel boşanma sebepleri arasında en çok karşılaşılan dava türüdür. Yargıtay daha önceki kararlarında zinanın yapıldığına dair şiddetli olguların bulunması halinde de zina nedeniyle açılan boşanma davasının kabulüne karar vermiştir.

Aldatma(zina) nedeniyle açılan boşanma davasında altı ay ve beş yıl olmak üzere iki ayrı hak düşürücü süre vardır. Eşin aldatmayı öğrendiği tarihten itibaren dava açabilmek için altı ay süresi vardır. Eğer bu süre zarfında dava açmazsa artık aldatma(zina) nedeniyle boşanma davası açamayacaktır. Beş yıllık sürede dikkat edilen tarih aldatmanın(zina) yapıldığı tarihtir ve aldatılan eş bu tarih geçtikten sonra aldatmayı (zina) öğrense dahi aldatma(zina) nedeniyle boşanma davası açamaz.

Aldatma(zina) nedeniyle boşanma davası açılabilmesinin bir başka koşulu da aldatılan eşin aldatmayı(zina) affetmiş olmamasıdır. Aldatılan eş açık olarak affı beyan edebileceği gibi, örtülü olarak da yapabilir. Affeden eş bu saatten sonra artık aldatma(zina) nedeniyle dava açamaz.

 

Hayata Kast, Pek Kötü Veya Onur Kırıcı Davranış Nedeniyle Boşanma Davası

Bir kişinin başka birini öldürme girişimine hayata kast denir. Eğer bu olay evlilik birliği içerisinde olmuşsa bu mutlak bir boşanma sebebidir. Fakat hayata kast sadece tehditle sınırlıysa bu durum boşanma davası açabilmek için yeterli değildir.

Pek kötü davranış ise kişinin sağlığını etkileyecek (vücut bütünlüğü, psikolojik) saldırılardır. Eşin tek bir sefere mahsus diğer eşten şiddet görmesi dahi bu kapsamdadır ve şiddetin kanıtlanması halinde bu mutlak bir boşanma nedenidir.

Eşlerden birinin diğerine hakaret ederek onu toplum içinde küçük düşürücü davranışlarda bulunması da onur kırıcı davranış kabul edilir. Bunun kanıtlanması için etraflarında olaya şahit olan birinin olmasına gerek yoktur. Ayrıca kızgınlık anında ve şakayla söylenen sözler ağır derecede onur kırıcı davranış kabul edilmemektedir.

Aynen aldatma(zina) da olduğu gibi affeden eşin dava hakkı ortadan kalkar. Aynı zamanda hayata hayata kast, pek kötü davranış ve onur kırıcı davranışa karşı boşanmak isteyen eşin boşanma sebebini öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde ve her halde beş yıl içinde dava açması gerekir yoksa bu sürelerin sonunda boşanma davası hakkı ortadan kalkacaktır.

 

Suç İşleme Ve Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanma Davası

Evlilik birliği devam ederken eşlerden biri yüz kızartıcı, küçük düşürücü bir suç işler ise bu mutlak boşanma sebebidir. Küçük düşürücü suçlara uyuşturucu madde imalatı ve kullanımı, hırsızlık, rüşvet, dolandırıcılık gibi suçlar örnek olarak sayılabilir. Nitekim işlenilen suçun küçük düşürücü suç olup olmadığına yargıç olayı değerlendirerek karar verecektir.

Haysiyetsiz hayat sürmeden bahsedilebilmesi için yapılan davranışın devamlılık teşkil etmesi gereklidir. Örneğin kadın ticareti yapmak, insan ticareti yapmak, aşırı sarhoşluk, kumar müptelası olmak.

Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme durumlarında boşanma davası açılabilmesi için herhangi bir süre şartı yoktur.

 

Terk Nedeniyle Boşanma Davası

Terk Nedeniyle Boşanma Davası

Terkten bahsedebilmek için öncelikle terkin bir haklı sebebe dayanmaması gerekir. Örneğin kişi vazifesi gereği il dışında bir yere gittiği ve ortak konuta gelmemesi nedeniyle terke dayalı boşanma davası açılabilmesi mümkün değildir. Fakat vazifesi bitmesine rağmen ortak konuta gelmeyen eşe karşı dava açılabilmesi saklıdır.

Ortak konutu terk eden eşe karşı ihtarda bulunabilmek terk tarihinden itibaren dört aylık sürenin bitmesi gereklidir. Yapılan ihtarda evi terk eden eşe iki ay içerisinde ortak konuta dönmesi gerektiği aksi halde terk nedeniyle boşanma davası açılacağının bildirilmesi gereklidir. İlk olarak aranan dört aylık süre daha sonra da ihtarla birlikte iki ay içerisinde ortak konuta dönmeyen eşe karşı toplamda altı ay sonunda terk nedeniyle boşanma davası açılabilir.

 

Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davası

Davanın açıldığı tarihte eşin akıl hastalığının olması ve ortak hayat diğer eş için çekilmez hale gelmişse dava açabilmek için mümkündür. Aynı zamanda kişilerin zaman zaman içine girmiş oldukları bunalımlar ve tedavi edilebilir rahatsızlıklarının olması akıl hastalığı olarak kabul edilmemektedir. Tedavisi mümkün olmayacak ve sağlık kurulu raporuyla kanıtlanmış olması sonucunda bu nedenle boşanma davası açılabilir.

 

Genel Boşanma Sebepleri

Evlilik Birliğinin Sarsılması Nedeniyle Boşanma

Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Evlilik birliğinin sarsılması durumunun ortaya çıkması için kanunda sayılı sınırlı haller yoktur fakat Yargıtayın vermiş olduğu kararlar ışığında bazı sebeplere örnek verilebilir.

-Eşini sevmediğini söylemek

-Aşırı kıskançlık göstermek

-Cinsel ilişki kuramamak

-Eşin dövülmesine seyirci kalmak

-Sürekli kavga etmek

-Eşi sosyal ortamlardan soyutlamak

-Aile sırlarını açıklamak

-Sürekli alkol almak, bu hallerdendir.

Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış davanın reddine karar verildiyse ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak üç yıl geçmesi üzerine her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.

Boşanma davasıyla ilgili daha ayrıntılı bilgi ve hizmet almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir