0216 387 0 388

Boşanma Davası Süreci Nasıl İşler?

boşanma davası süreci

 

 

Evlilik birliğinin sona ermesinin yolu var olan bir boşanma sebebi ve hakim hükmünün varlığına bağlıdır. Boşanma sebepleri ise kanunumuzda sınırlı sayıda belirtilmiştir. Peki bu sebeplerden biri gerçekleştiğinde boşanma davası süreci nasıl başlar?  Boşanma davası süreci nasıl işler? Boşanma davası sürecinde özellik arz eden durumlar nelerdir? Bu ve benzeri soruların cevaplarını sizler için tek bir makale altında ele alacağız.

Boşanma Davası Süreci Başlamadan Önce Ne Yapılmalı?

Boşanma davası süreci ilk olarak talep edilecek kararın yani konunun belirlenmesi ile başlar. Boşanma davasının konusu yalnızca boşanma hükmü değildir. Kanunda belirtilen boşanma sebeplerinden biri gerçekleştiği taktirde davacı taraf boşanmaya veya ayrılığa karar verilmesini talep edebilir. Ancak şu hususta vardır ki boşanma talebiyle açılan davalarda eğer ki hakim tarafların tekrar barışma ihtimalinin yüksek olduğuna kanaat getirirse davacının talebinin aksine ayrılık kararı da verebilir. Boşanma davası süreci talebin belirlenmesinden sonra dayanılacak hukuki sebebin seçilmesi ve dava açılmasıyla devam eder.

Ayrılık hükmü, eşlerin kişisel durumlarında değişiklik yapılmamasına yani halen evli olarak görülmelerine neden olur. Ancak ortak hayat söz konusu olmaz. Ayrılık kararı hakim takdiriyle 1 yıl veya 3 yıl arasında hükmedilir. Bu süreler bittiğinde ayrılık kararı kendiliğinden ortadan kalkar. Bu süre içerisinde eşler tekrar barışabilirler. Ancak barışmadıkları taktirde taraflardan biri boşanma hükmünün verilmesini hakimden talep edebilir.

Boşanma Davası Kim Tarafından Açılır?

Boşanma davası süreci eşler arasında gerçekleşir. Boşanma ve ayrılık davası sadece eşler tarafından birbirlerine karşı açılabilen davalardır. Dava açma hakkının kimde olduğu ise boşanma sebebine göre değişiklik arz etmektedir. Belirli bir olgunun veya gerçekleştiğini baz alan özel boşanma sebeplerinde bu olgu veya olayı yaratmamış olan eş boşanma davası açabilen eştir. Genel boşanma sebeplerinde ise her iki eşinde dava açma hakkı bulunmaktadır ancak evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında özel bir durum bulunmaktadır. Evlilik birliğinin temelden sarsılmasına neden olan şiddetli geçimsizliğin doğmasında diğer eşe göre daha fazla kusurlu olan eş dava açmışsa, davalı eşin açılmış olan davaya itiraz hakkı bulunmaktadır. Bu nedenden ötürüdür ki evlilik birliğinin temelden sarsılması sebebiyle boşanma davası süreci başlatılacaksa bunu daha az kusurlu olan eşin yapması daha yararlı olur.

Boşanma davası açma hakkı kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan biridir. Dava açmaya hakkı olan eş vefat ederse bu hak mirasçılara geçmeyecektir. Yani mirasçıların boşanma davası süreci başlatmaya yetkileri yoktur.

Boşanma davası süreci devam ederken eşlerden biri vefat ederse evlilik kendiliğinden sona ereceği için dava konusuz kalacaktır. Ancak boşanma davası süreci devam ederken eşlerden biri hayatını kaybederse, hayatını kaybeden eşin mirasçıları davaya devam edebilirler. Dava sonucu eş kusurlu bulunursa mirasçı olamayacağı gibi önceden yapılmış ölüme bağlı tasarruflarda aksi belirtilmemişse yani evlilik birliği son bulsa bile geçerli olacağı belirtilmemişse kendiliğinden hükümsüz kalır. Bu durum ise vefat eden eşin mirasçılarının davaya devam etmelerinde menfaatleri olduğunu gösterir. 

Sınırlı Ehliyetsiz Boşanma Davası Açabilir Mi?

Boşanma davası süreci ile ilgili merak edilen konulardan biri de ayırt etme gücüne sahip kısıtlıların yani sınırlı ehliyetsiz kişinin boşanma davası süreci başlatmaya yani dava açmaya hakkı olup olmadığıdır. Kişiye sıkı sıkıya bağlı olan boşanma davası açma hakkını, sınırlı ehliyetsiz yasal temsilcisinin izni olmadan kullanabilir. 

Tam Ehliyetsiz Boşanma Davası Açabilir Mi?

Sınırlı ehliyetsiz kişi konusunda durum sabitken tam ehliyetsizler konusunda farklı görüşler ve farklı Yargıtay kararları vardır. Kural olarak tam ehliyetsiz kişinin yani ayırt etme gücüne sahip olmayan kişinin dava ehliyeti bulunmamaktadır. Ancak boşanma davası açma hakkı kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan biri olduğu için ve bu nedenle davanın eşlerden biri tarafından açılması zorunlu olduğu için tam ehliyetsiz kişinin yasal temsilcisinin rızası ile dava açılabileceği genel olarak kabul edilmektedir. Aksi bir görüş yani tam ehliyetsiz kişinin boşanma davası açamayacağını kabul etmek hakkaniyete ve adalete aykırı olacağı gibi tam ehliyetsiz eşin de aleyhine bir durum oluşturur. Tam ehliyetsiz bir kişi için ilerletilen boşanma davası süreci dikkatli bir şekilde işletilmelidir. 

Boşanma davası süreci başlarken bile bir çok detayı içinde barındıran bir konudur. Sürecin başından sonuna kadar hukuki destek almanız tamamen menfaatinize olacaktır. Alanında tecrübeli ve bilgili avukat ile iletişim kurmak için sitemizde bulunan boşanma avukatı sekmesini ziyaret edebilirsiniz. Konu ile ilgili makalemizden edinmediğiniz ve merak ettiğiniz tüm soruların cevaplarına anında ulaşmak için, avukata sor hizmetimizden yararlanabilirsiniz.

Boşanma Davası Açmadan Önce Yapılması Gerekenler

Boşanma davası süreci ilk olarak talebin belirlenmesi ile başlar fakat daha önemli olan konu boşanma davasından netice alabilmek için davanın kanun ile düzenlenen hukuki sebeplerden birine dayandırılmasıdır. Boşanma sebepleri kanun ile sınırlı sayıda belirtilmiştir ve her halükarda bunlardan birine dayanarak dava açmak zorundasınız. Kanun ile belirtilmeyen bir boşanma sebebine dayanmak, dayanılan boşanma sebebinin yanlış seçilmesi veya gerçeği yansıtmaması durumunda boşanma davası süreci istediğiniz gibi gitmeyecektir. 

Boşanma davası dilekçesinin görevli ve yetkili mahkemeye sunulmaması da zaman ve maddiyat kaybına neden olacaktır. Tüm bu nedenlerden ötürü hukuki yardım almanızda fayda bulunmaktadır.

Boşanma Davası Sürecinde Yargılama Usulü

İlk olarak incelenmesi gereken konu ispattır. İddia edilen olayların ispatlanmış sayılması için hakimin vicdanen kanaat getirmesi gerekmektedir aksi takdirde olgu veya olaylar ispat edilmiş sayılmaz. İleri sürülen konular konusunda hakim vicdanen kanaat getirmedikçe talebin aksine karar verebilir. Ancak bu durum hakimin dilediği gibi hareket edebileceği anlamı taşımamakta yalnızca vicdanen kanaat getirmediği delillere bağlı olmayacağı anlamına gelmektedir.

Usul hukukumuzda düzenlenen delillerden biride yemin delilidir ancak boşanma davasında bu delile dayanılamaz. Ayrıca boşanma davası süreci bakımından özellik arz eden bir diğer husus hakimin tarafların kabul beyanlarıyla yani ikrarlarıyla bağlı olmayacağıdır. Örneğin davalı eş, davacıya şiddet uyguladığını kabul etse bile bu hakimi bağlamayacaktır. Hakim kabul edilen yani ikrar edilen olgu ve olayların gerçek olup olmadığı konusunda araştırma yapacaktır.

Boşanmanın veya ayrılığın feri yani yan sonuçları bulunmaktadır ve taraflar bunlar için aralarında anlaşma yapabilirler. Bu anlaşmanın geçerli olabilmesi için bazı şartlar bulunmaktadır. Bunlardan ilki, anlaşmanın boşanma davası süreci içerisinde yapılmış olması gerekmektedir. Ayrıca anlaşmanın, boşanma veya ayrılık kararının hüküm fıkrasında gösterilmesi gerekmektedir. Son olarak belirtmekte fayda var ki, boşanma davası süreci taraflardan birinin isteği halinde gizli yapılabilir.

Anlaşmalı Boşanma Davası Süreci

Kanunumuzda genel boşanma sebebi olarak nitelendirilen anlaşmalı boşanma davası iki şekilde ortaya çıkar. İlk olarak eşler aralarında anlaşarak birlikte boşanma davası açabilirler. İkinci olarak ise bir eşin açtığı boşanma davasını davalı eş kabul edebilir. Her iki halde de anlaşmalı boşanma söz konusu olur. Tabi bu konu bu kadar kolay değildir ve bazı şartları da bulunmaktadır. İlgili detaylara sitemizde bulunan ve boşanma sebeplerini konu alan makalemizden ulaşabilirsiniz.

Boşanma davası süreci anlaşmalı olarak devam edecekse her iki taraf boşanma kararının yanında mali konular ve varsa çocukların durumu konusunda da anlaşmalıdırlar. Bu anlaşma yazılı olabileceği gibi mahkeme önünde sözlüde yapılabilir. Ancak hakim tarafından anlaşılan hususlar konusunda değişiklik yapılması söz konusu olabilir. Bu durumda tarafların hakim tarafından yapılan değişiklikleri de kabul etmeleri gerekmektedir. Aksi takdirde anlaşmalı boşanma söz konusu olamaz.

Çekişmeli Boşanma Davası Süreci

Anlaşmalı boşanma davası dışında kalan durumlarda ise çekişmeli boşanma davası söz konusu olur. Tarafların boşanma kararında uzlaşmaları ancak boşanmanın feri yani yan hükümlerinde uzlaşamaması halinde de çekişmeli boşanma davası söz konusu olur. Çekişmeli boşanma davası süreci yargılama usulünün anlaşmalı boşanma davası sürecine göre daha ön plana çıktığı bir konudur ve bu nedenden ötürü hukuki destek daha fazla önem arz etmektedir.

Boşanma Davası Sürecinde Nafaka

Boşanma davası süreci devam ederken hakim tarafından, eşlerin bakım ve geçicimi için gerekli önlemler alınmalıdır. Hatta hakim bu önlemleri almakla yükümlüdür. Nafaka talep edebilecek kişi yalnızca kadın değildir. Boşanma veya ayrılık davası sürecinde ayrı yaşamakta olan eşlerden biri, kendi maddi imkanlarıyla bakım ve geçimini sağlayamayacaksa, hakim imkanı elveren eşin geçici önlem olarak tedbir nafakası ödemesine hükmedebilir. Boşanma kararı verildikten sonra ise yoksulluk nafakası söz konusu olmaktadır. Yoksulluk nafakası ile ilgili merak edilenlere ilgili makaleden ulaşabilirsiniz.

Boşanma Davası Sürecinde Çocuğun Velayeti

Boşanma davası sürecinde çocuğun bakımı ve korunması için gerekli tedbirler hakim tarafından alınır ancak bu aşamada velayet yine her iki eştedir.

Boşanma davası sürecinde eşlerin birbirlerinden ayrı yaşama hakkı bulunmaktadır ve bu hakkın kullanılması durumunda çocuğun kimde kalacağına hakim tarafından karar verilecektir. Bu ise velayetin ilgili eşe verildiği anlamına gelmemektedir. 

Hakim tarafından böyle bir karar verildiğinde ayrıca çocuğun diğer eş ile ilişkisine ve diğer eşin çocuğun geçimine nasıl katkıda bulunacağına yani nafaka konusuna da karar verilir. 

Boşanma kararı sonucunda çocuğun velayeti kendisine bırakılan kadın tarafından çocuğun soyadı değiştirilmek istenebilir. Bu durumda isim değişikliği davası söz konusu olacaktır. Detaylara ilgili makaleden ulaşabilirsiniz.

Boşanma Davası Sürecinde Edinilen Mallar

Boşanma davası açılana kadar edinilen mallar mal paylaşımına dahil edilirken boşanma davası açıldığı tarihten itibaren edinilen mallar mal paylaşımına dahil edilmezler. Peki evlilik ilişkisinin en başında edinilen düğün takıları kime aittir? Sorunun cevabını merak ediyorsanız aile hukuku ile ilgili makalelerimize göz atmayı unutmayın.

Boşanma davası süreci devam ederken hakim tarafından eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemler alınmaktadır. Hatta hakim bu önlemleri almakla yükümlüdür. Eşler arasında uygulanan mal rejimi eğer ki mal ayrılığı ise bu konunun pek önemi bulunmamaktadır ancak hukukumuzda şuan yasal mal rejimi olarak kabul edilen edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanıyorsa bu durum bir hayli önem arz eder. Boşanma kararının verilmesiyle birlikte mallarında ayrılması gerekmektedir ve bu aşamada katılma alacağı önemli bir yere sahiptir. Konuyla ilgili detaylı makaleye sitemizden ulaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

4 Soru

  • burcu atik 20 Temmuz 2020 13:50

    eşimle boşanmak istiyorum 8,5 yıldır evliyim 4 senedir çalışmıyor ve sürekli bi kavga gürültü halinde ve artık yürümeceğine karar verdim bana yardımcı olurmusunuz

    • Besler Hukuk 20 Ağustos 2020 18:35

      Büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

  • Buse öztürk 14 Ekim 2019 16:47

    Eşimle on senedir evliyiz ben boşanmak istiyorum çünkü kendisi ile hiç amlaşamıyoruz bana hiç ilgii göstermiyor. Cok sinirli ve sürekli en küçük şeyden kavga cıkarıyor. Ama kendisi benimle boşanmak istemiyor. Ben kesin kararlıyım. Piskolojim bozuldu artık. Sizi istagramdan takip ediyorum. Yakında büronuza gelip yüzyüze görüşmek istiyorum.

    • Besler Hukuk 15 Ekim 2019 08:24

      Merhaba Buse Hanım.

      Şiddetli geçimsizlik hali genel boşanma sebebidir. Eşinizin kabulü aranmaksızın çekişmeli olarak boşanma davası açabilirsiniz.

      İyi günler